Sözde insan hakları ve eşitlik naraları atan ABD, kendi içindeki derin ırkçılık ve ayrımcılık krizleriyle yüzleşmeye devam ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın 2025'te başlayan ikinci başkanlık döneminde Savunma Bakanlığı’na getirilen Pete Hegseth, ABD ordusundaki siyahi ve kadın subayların terfilerine açıkça set çekerek büyük bir skandala imza attı.

- "AİDİYET" MİSYONU YERİNİ IRKÇILIĞA BIRAKTI!
Tarih boyunca özellikle siyahî Amerikalılar için bir "sosyal ilerleme" ve "ulusal aidiyet" kapısı olarak görülen ABD ordusu, bugünlerde karanlık bir döneme girmiş durumda.
İlk siyahî dört yıldızlı general olan Tuskegee Airmen komutanı General Daniel 'Chappie' James Jr. gibi tarihi figürlerin mirası, yeni yönetimin hedefine oturdu.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, göreve gelir gelmez ABD ordusundaki 'woke' (farkındalık) kültürünü ve DEI (Çeşitlilik, Eşitlik, Kapsayıcılık) politikalarını tasfiye etmeye girişti.
Hegseth'in "savaşçı kültürünü restore etme" maskesi altında başlattığı bu süreç, adeta ordudaki azınlıkları doğrudan mağdur eden bir cadı avına dönüştü.

- "ÇEŞİTLİLİK GÜCÜMÜZDÜR SÖZÜ EN APTALCA CÜMLE!"
Hegseth'in ırkçı yaklaşımının kökleri, 2024 yılında kaleme aldığı 'The War on Warriors' (Savaşçılara Karşı Savaş) kitabına dayanıyor.
Kitabında, yıllardır ABD kurumlarının diline pelesenk olan "çeşitlilik gücümüzdür" ifadesini 'askeri tarihin en aptalca cümlesi' olarak nitelendiren Hegseth, terfilerin yalnızca liyakat temelli olması gerektiğini iddia etmişti.
Ancak göreve geldikten sonra sergilediği pratik, kendi söylemleriyle taban tabana zıt bir tablo ortaya koydu.
Hegseth döneminde, sicilleri kusursuz olmasına rağmen tek bir siyahi veya kadın subay üst düzey rütbelere terfi ettirilmedi.

- 40 ÜST DÜZEY SUBAYIN TERFİSİNE ENGEL!
ABD medyasının önde gelen yayın organlarından New York Times'ın ifşa ettiği rakamlar, ordudaki tahribatın boyutunu gözler önüne seriyor.
Habere göre Savunma Bakanı Hegseth, sadece bu yıl içerisinde en az 40 üst düzey subayın general veya amiralliğe yükselmesini bizzat engelledi ya da sümen altı ederek geciktirdi.
Hedef alınan bu subayların büyük bir çoğunluğunu orantısız bir şekilde siyahî ve kadın askerler oluşturdu.
Özellikle donanmanın son terfi listesinde yapılan operasyonla 9 subay listeden çıkarıldı. Çizik yiyen isimlerin 3'ü kadın, 2'si ise siyahî erkekti.
Hegseth'in müdahaleleri sonucunda, yeni terfi adaylarının tamamına yakını 'beyaz ve erkek' isimlerden oluştu. Benzer blokajlar Hava Kuvvetleri ve diğer branşlarda da şiddetli bir şekilde hissedildi.

- AKILLARA ZİYAN SAVUNMA!
Tüm bu ırkçı müdahalelerin ortasında, Pete Hegseth'ten akıllara ziyan bir savunma geldi.
Gerçekliği tamamen tersine çeviren Savunma Bakanı, ABD silahlı kuvvetlerinde ayrımcılığa en çok maruz kalan kesimin "beyaz askerler" olduğunu iddia etti.
Hegseth, ordudaki bu sözde "beyaz mağduriyetinin" temelini ise 25 Mayıs 2020'de Minneapolis'te beyaz bir polis tarafından acımasızca katledilen George Floyd olayına ve sonrasında patlak veren protestolara bağladı.

- PENTAGON'DA KRİZ DERİNLEŞİYOR!
Normal şartlarda tamamen liyakat odaklı çalışan ve siyasi otoritenin müdahalesinden uzak durması gereken askeri terfi kurulları, Hegseth tarafından 'bypass' edilmiş durumda.
Bu durum, yalnızca kamuoyunda değil, Pentagon'un kendi iç koridorlarında da sert rüzgârlar estiriyor.
ABD ordusunun teamüllerini hiçe sayan Bakan Hegseth'in, Ordu Sekreteri ve diğer üst düzey komutanlarla derin anlaşmazlıklar yaşadığı rapor ediliyor.




