Mısır da Batı destekli katliamın ardından ülkemizde
demokrasinin sorgulanması gerektiği gündeme geldi. Geç kalmış bir yaklaşım
olmakla birlikte bu düşüncenin takipçisi olunduğu takdirde yararlı olacaktır. Bugün
yaşadığımız acı ile demokrasinin sorgulanmasını düşünmeye başlamak, bununla da
kalınmayarak Batı nın maskesinin düştüğü, gerçek yüzünün ortaya çıktığı
noktasına gelinmiş olması şerden hayırlı bir sonuç çıkması anlamına gelebilir
ama yarın acılar unutulduğunda yine Batı ya methiyeler düzmeye, Batı nın İslam
dünyası için örnek teşkil ettiği iddialarını gündeme getirilmeye devam edecek,
en önemlisi de Türkiye olarak Avrupa Birliği ne (AB) girmek için kapı kapı
dolaşmaya devam edecek olursak bilinmelidir ki Suriye ve Mısır da işlenen
cinayetlerden ders alınmamış olacaktır.
Artık demokrasinin sorgulanmasında çok geç kaldığımızı bu
yüzden Batı nın çıkarlarına hizmet eden bir İslam dünyası oluştuğunu görmek
durumundayız. Bu arada Batı nın verdiği destek ile Mısır daki katliamlarda pay
sahibi, ABD ve AB ile birlikte İsrail i yönetenlerin katillerin suç ortağı
olduğunu görmemek için ya kör olmak ya da katillerin işbirlikçisi olmak
gerekiyor. Bu noktada bir hususa özellikle dikkat çekmek istiyorum. Batı nın
maskenin ardındaki gerçek yüzünü görmek için Suriye ve Mısır da yüz binlerle
ifade edilen cinayetlerin işlenmesine gerek yoktu. Çünkü görmek isteyenler için
Batı sanıldığı gibi yüzünde maske ile dolaşmaya hiç gerek duymadı. Çünkü İslam
dünyasının içinde bulunduğu dağınıklık ve perişanlık Batılıların maske
takmasına ihtiyaç göstermedi. Onlar gerçek yüzleri ile dolaştılar, cinayetler
işlediler, ülkeleri demokrasi ve özgürlük(!) adına işgal ettiler. Söz gelimi
Irak ve Afganistan işgal edilirken yüzlerinde maske mi vardı Hayır. Tek
gerekçeleri Afganistan daki teröristleri temizlemek, Saddam ın elinde kimyasal
ve nükleer silah bulunduğuydu.
Peki, bir ülkenin işgal edilmesi için o ülkenin elinde
kimyasal ve nükleer silah ile teröristlerin bulunması gerekiyorsa, daha önce
işgalcilerin ellerindeki nükleer ve kimyasal silahları imha etmeleri gerekmez
miydi Bunun da ötesinde eğer Saddam ın
elinde bulunduğu iddia edilen nükleer ve kimyasal silahlar bölge ülkeleri için
tehdit oluşturuyor ve bu sebeple Irak işgal edilerek bu silahların imha
edilmesi gerekiyorduysa terör devleti İsrail in elindeki nükleer ve kimyasal
silahlar bölge ülkeleri için tehdit oluşturmuyor mu
Kısacası başta ABD olmak üzere AB ülkeleri ile
Siyonistler yüzlerine maske takmaya hiç ihtiyaç duymadılar, İslam dünyası
Batı nın gerçek yüzünü görmek istemedi, sunulan demokrasi hapını aspirin misali
her derde derman olacağı düşüncesiyle yutmaya devam etti. Ne var ki, Suriye de
iki yılı aşkın süreden beri devam eden katliam, ardından Arap Baharı denilerek
takdim edilen Mısır daki değişiklik hazmedilemeyerek darbe yaptırılması ve
darbecilere verilen destek ile binlerce insanın toplu katliama uğramsı
karşısında Batı hâlâ gerekli tepkiyi vermekten uzak iken bizde bazıları sanki
uykudan yen uyanmış gibi Batı nın gerçek yüzünün görüldüğünü, demokrasinin
sorgulanması gerektiğini yazıyor; söylüyorlar. Batı nın gerçek yüzünün
görülebilmesi için bunca cinayetin işlenmesi mi gerekiyor Ama bundan da bir
ders çıkarmış olmak faydalıdır. Ancak, şimdiye kadar ABD nin Mısırlı darbecilere
destek vermiş olması işlenen cinayetlerin suç ortağı olmaları için yeterli
olmakla birlikte son katliamın ardından yapılan açıklamalar bile başta Obama
olmak üzere bu cinayetlerden ciddi bir rahatsızlık duyulmadığını gösteriyor. Bu
durum Obama nın başkan seçilmesinin ardından köklerine atıfta bulunarak
bazılarının ülkemizde pompalamaya çalıştıkları artık ABD nin mazlumdan yana
olacağı iddialarını bugün yeniden değerlendirmeleri gerekiyor. Çünkü, Obama nın
son katliamın ardından, Olayları kınıyoruz, taraf tutmuyoruz açıklaması
ABD nin başında kim bulunursa bulunsun bu ülkenin Siyonistlerin kontrolü
altında olduğunu gözler önüne seriyor. Binlerce insanın katledilmiş olmasına
rağmen Obama nın tarafsızım demesi cinayete ortaklık değilse nedir
Sözün özü, gerek demokrasinin sorgulanmasında gerek
Batı nın gerçek yüzünü görmekte geç kaldık. Ama hiç olmazsa bundan sonra bu
gerçekle yüzleşebilelim.