YILLAR önce A Milli Takımı denilince herkeste bir heyecan,
bir umut, bir sevinç olurdu.
Şimdilerde bu sevinçten, heyecandan eser kalmadı. Sokakta
kime sorsanız Milli Takım ın ilk onbirlerini, yedeklerini, başarılarını
heyecanlı bir şekilde anlatırlardı.
Rüştü, Ümit Davala, İlhan Mansız gibi bir çok kadrodaki
isimleri sanatçı Tarkan ın Milli Takım için hazırladığı klipteki şarkısı
aklımıza gelir gözlerimiz dolardı. Taksim ve Kızılay meydanlarına dev ekranlar
konulur, maçlarımız izlenir ve halkımız sabaha kadar coşardı.
Almanya, Brezilya, İspanya, Portekiz gibi takımlarla maç
yapılacağı zaman heyecan zirve noktaya çıkardı. Kendimize bir o kadar güvenir ve Milli Takım için
ellerimizi havaya kaldırarak dualar ederdik. O günlere hey gidi günler diyesi
geliyor insanın
Şimdi ise Gana ile maç yapılacakmış. Bunu da başta meşhur
teknik direktör Abdullah Avcı öve öve bitiremiyor. Gana galibiyetinin Milli
Takım için bir çıkış olacağını ballandıra ballandıra toplantıda anlatıyor.
Ayrıca Dünya Kupası için umutlarının az dahi olsa var olduğunu söyleyerek hem
kendini teselli ediyor hem de halkı kandırıyor.
Seep Piontek Türkiye ye gelince ilk işi futbolu bölgelere
ayırdı ve bu bölgelerdeki yeteneklerin ekibiyle birlikte bulunup çıkartılmasını
sağladı. Önce Olimpik Milli Takımı, arkasından Dünya üçüncülüğü, bunlarla
birlikte Galatasaray ın aldığı UEFA Kupası. Türk futbolunun altın yılları
Birçok kişi bu başarıları takdirle karşılarken maalesef
birileri de yakalayamadıkları başarıdan dolayı herkese tepki gösterdiler.
Başarıda bahane aradılar.
Şimdi Abdullah Avcı ya bakıyorum hayatının en büyük
kariyerini yakalamış. Hiç bir adım atmıyor. Bir tane kısa, orta ve uzun vadede
projesi yok. Madalyaları bile yanlış veren, maçların gün ve saatini tam ayarlayamayan, yayıncı kuruluşun gemisine
binen, kulüplerin tepkisini çeken Federasyon, bu durama sessiz kalıyor.
Avcı nın takıma almak istemediği Selçuk İnan lı Galatasaray hem lig hem de
süper kupanın sahibi oluyor. Avcı sadece gazetecilerle tartışıyor. Suçlu
psikolojisi.
Bir tane takımın teknik direktörünü arayıp da bilgi
almıyor. Tavsiyede bulunanları da azarlıyor. Neymiş Avcı büyük teknik direktör.
Ne yapmış Milli Takım da bir sistem dahi oturtamamış. Ama torpili çok
kuvvetli. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ni şampiyon yapmış ya da futbola
kazandırdığı birçok genç isimle gündeme oturmuş! Milli Takımı fazlasıyla hak
etmiş!
Türk futbolunda yabancı kontenjanı konusunda itiraz
bayrağı açan tek hoca olmuş. Açıklamalarıyla, güler yüzlülüğüyle,
davranışlarıyla tam bir teknik direktör! Eğer sabredilir o ulvi projelerini
hayata geçirirse 3023 de Türkiye bu
sefer Dünya Kupası nı birinci olarak
kaldıracak inşallah!
O zaman ne dünya sıralamasında 57 ncilikten ne de
futbolumuzun gerilemesinden söz edeceğiz.
Şu Milli Takım ın başına son yıllarda ciddi bir adam
gelmedi ona üzülüyorum. Ama Federasyon başkanları seçimli-torpilli, hocalar da
aynı yöntemle göreve getiriliyorsa ne diyebiliriz ki Vebali günahı o insanlara
aittir.