Cumhurbaşkanı Necdet Sezerin komutanlara eşleri ile birlikte bir veda yemeği vermesi Türkiyenin gündemini günlerden beri meşgul ediyor. Televizyonlarda bu yemekle ilgili haberleri okuyan spikerlerin heyacanı bile insanları tedirgin  ediyor. Gazeteler ise olayı ısrarla bir veda yemeği görüntüsünden çıkarmaya, yeni Cumhurbaşkanı seçimi ile bağlantı kurmaya ve komutanlar ile Sezer arasında yeni  Cumhurbaşkanının kim olması gerektiği hususunun tartışıldığına bağlamaya çalıştılar. Elbette bir Cumhurbaşkanı görev süresini tamamlamış, yeni seçim sürecine girilmek üzereyse komutanlara verilen veda yemeğinde de bu konu gündeme gelmiş olabilir. En azından komutanlar Sezerin görüşünü sormuş olabilirler. Bu kadar olağan ve doğal bir akşam yemeğinin adeta rejim meselesi haline getirilmek istenmesi ve bununda medya eliyle tezgahlanmaya kalkışılması sanıyorum ülkemiz dışında hiçbir demokratik ülkede yaşanması mümkün değildir. Hele Anayasa ve yasalarda Cumhurbaşkanının nerede ve nasıl seçileceği açıkça hükme bağlanmışken, seçimle doğrudan ilgisi olmayan kurumların birtakım vesilelerle işin içine sokulmaya çalışılmasının demokratik anlayışla yanyana getirilemesi düşünülemez/düşünülmemeli.

Günlerden beri gazete ve televizyonları dikkatle izlemeye çalışıyorum. Israrla bir olağanüstülük olduğu izlenimi verilmeye çalışılıyor. Bundan nasıl bir sonuç bekleniyor, niçin toplum sürekli olarak diken üzerinde oturmaya mahkum ediliyor anlamakta güçlük çekiyorum. Öyle görünüyor ki, varlıklarını demokrasiye borçlu olan kurum ve kişiler bile heyecan köpürtmekte, olağan gelişmeleri olganüstü gelişmelerin habercisi gibi takdim etmekte yarar görüyorlar.

Bu yapılanların demokrasi ile bağdaşmadığı, demokrasilerde bu tür tartışmalara yer olmadığı kesin olduğu, yapılan işin  demokrasiye hizmet etmediği biline biline niçin böyle bir yol izlenir ..

Peki neye ve kimlere hizmet ediliyor

Sanırım milletimizi gelişmelerden haberdar etmekten ibaret değil haberlerin veriliş tarzı.

Bu arada yarın  komutanların Meclis başkanı Bülent Arınçı makamında ziyaret edecekleri haberi de Sezerin komutanlara verdiği akşam yemeği ile birleştiriliyor ve arada bağlantı kurulmak suretiyle sanki komutanların Cumhurbaşkanı seçimine müdahil olmak istedikleri gibi  bir izlenim verilmeye çalışılıyor. Tüm bunlar gösteriyor ki ülkemizdeki rejim rayına oturmuş değil. Adına her ne kadar demokratik desek de belli ki tam demokrasiye geçebilmiş değiliz. Sistemi tam oturtamadığımız gibi sanıyorum çok daha önemli sorun kafalarda ve anlayışımızda yatıyor.

Bir Cumhurbaşkanı görev süresi bittiği için komutanlara yemek veriyor ve olay birtakım soruları ve endişeleri beraberinde getiriyor. Yine komutanlar Meclis Başkanını makamında ziyaret ediyorlar bu da ayrı bir "Neler oluyor " sorusunu gündeme taşıyor. Gerek Cumhurbaşkanı, gerek komutanlar ve MeclisBaşkanı bu ülkenin yönetiminde belli noktalarda bulunan isimler. Bunların birbirleri ile şu ya da bu vesiyle ile biraraya gelmelerinin hemen bir takım soruları akla getirmesi  sağlıklı bir yaklaşım olabilir mi

Elbette bu arada Cumhurbaşkanı Sezer veda için sadece Komutanlara yemek veriyor Bir veda resepsiyonu düzenleyerek bu işi yapamaz mıydı sorusu akla gelebilir. Ancak öyle uygun bulmuş ve komutanlara özel bir yemek vermek istemişse medyada bunun günlerden beri bir takım senaryoların malzemesi yapılması gösteriyor ki, birtakım çevreler ne kadar demokrat görünmeye çalışırlarsa çalışsınlar yüreklerinde yatan rejimin adı kesinlikle demokrasi değil.

Niçin askerlerin bir yemeğe katılması ya da bir başka kurumun başını ziyaret etmeleri böylesine yorumlara yol açar Yoksa bir takım sivil sandığımız kişi ve kurumlar bir takım kararların içine askerleri sokmanın gayreti içinde mi bulunuyorlar