Kanal Türk ekranlarında Tuncay Mollaveyisoğlu nun sunduğu Ekonomi Gündemi programının önceki günkü konuğu, Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün oldu.

Sinan Aygün, gözünü budaktan, sözünü iktidarlardan sakınmayan bir isim Her iktidar döneminde ekonomide, siyasi ve sosyal hayatta, iç ve dış politikada yapılan yanlışları açık açık anlatıyor Hükümetlerle menfaat işbirliğine giren, "üç kuruşluk ihale alabilelim" diye devlet yetkililerine olmadık yalakalıkları yapanların aksine gerçekleri haykırabilen mangal yürekli insanlardan olan Sinan Aygün, Ekonomi Gündemi programında AKP hükümetinin üç yıllık iktidarını enine boyuna analiz etti. Sinan Aygün, AKP nin iktidara geldiği günden beri ekonomide hiçbir iyileşme olmadığının altını çizerek, iç ve dış borç stokunun üç sene içinde yüzde 50 oranında arttığına dikkat çekti. Medyanın da renkli tablolar çizerek ülkenin sanal bir görüntüye sokulduğunu ifade eden Aygün, "AKP iktidara geldiğinde iç ve dış borcumuz 200 milyar dolardı Şu anda iç ve dış borcumuz 320 milyar doları aşmış durumdadır. Hükümet mevcut borçların faizlerini ödemek için yeniden borçlanmaya gitmektedir. Cari açık 60 milyar doları aşmıştır Her ay davullarla zurnalarla dış ticaret hacmimizin arttığı, ihracatımızın fırladığı açıklanıyor İhracatımızın yüzde 100 oranında arttığı doğrudur Peki, ithalatımız ne kadar arttı Neden bir yetkili kalkıp da, ithalat rakamlarımızı açıklamıyor. Türkiye nin ithalatı AKP hükümeti döneminde yüzde 125 oranında artmıştır. Döviz kurunun uluslararası dengeler sebebiyle düşük olmasından ve Türk lirasının suni olarak değerlenmesinden dolayı herkes ithalata yönelmiş durumdadır. Bugün Türkiye de ara malı ithalatı 30 milyar doları aşmıştır. Bir zamanlar üretmekle övündüğümüz kuru fasülye, pirinç, nohut, pamuk gibi ürünler bile yabancı ülkelerden getirilmektedir. Nerede kaldı ülke tarımı, nerede kaldı ülke sanayisi, nerede kaldı ülke çalışanı. Bugün süpermarketlerde satılan zeytinyağının şişesi, içindeki ürünü, kapağı ve üstüne yapıştırılan kağıdı bile ithal durumdadır. Bu şartlarda ben üretim yapıyorum, ben sanayiciyim diye övünebilir misiniz Bu nasıl milli politika " açıklamasını yaptı.

Türkiye de özelleştirme adı altında tam anlamıyla bir trajedi yaşandığını vurgulayan Sinan Aygün, hükümetin karlı, verimli ve stratejik kuruluşları üç otuz paraya elinden çıkararak milli sermayeyi heba ettiklerini ifade etti. Aygün, özelleştirilen kurumların fiyatlandırmasının ve ihale fizibile çalışmalarının üstünkörü yapıldığını kaydererek, "Türk Telekom bizim odamızın kayıtlı üyesidir 2000 yılında 800 milyon dolar, 2001 yılında 1 milyar 100 milyon dolar, 2002 yılında ise 1 milyar 300 milyon dolar net kar bildirmiştir. Türk Telekom un özelleştirme şartları tam anlamıyla faciadır. Bu stratejik kurumu alan şahıs, yıllık 1 milyar 200 milyon dolar taksitler şeklinde ödeme yapacaktır. Yani, bu vatandaşın cebinden bir lira bile çıkmayacak Üstüne üstlük, hem koskoca bir kuruma sahip olacak, hem de 100 milyon dolar kar edecektir Bu nasıl mantık, bu nasıl iş Devlet malına böyle mi sahip çıkılır "Babalar gibi bu kurumları satarım" diyerek ülke zenginliklerini heder edenler, gün gelir bu millete babalar gibi hesap vermek zorunda kalırlar" dedi. Sinan Aygün, IMF direktiflerinden kurtulmadan bu ülkede ekonomik rahatlama sağlanamayacağını ifade ederek, "AKP nin üç senelik iktidarı boyunca değişen hiçbir şey olmamıştır. Ecevit ülkeyi hastaneden idare ediyordu, Başbakan Tayyip Erdoğan ise Başbakanlık binasından bu işi yapıyor. Ekonomik komutlar IMF den, siyasi komutlar ABD den, iç politika parametreleri AB mahfillerinden Bu ülke milli politikalar üretmeden kurtulmaz" diye konuştu.

Doğru söze ne denir