Önce Mustafa hocayı yazayım. En sonunda Yusuf ilk on bir oyuncusu olmuştu. İyi de oynadı. Top hâkimiyeti çok iyi. Üstelik de iki ayaklı. Yeni her türlü topla arkadaşlığını iki ayağıyla da yapabiliyor. Bu çok önemli bir meziyettir. Ancak Yusufun olmadığı bir kanatta çakma kanat oyuncusu bulundurmak da neyin nesi acaba Tamam Henrique tipik bitirici santrfor değil ama bir rakibi açmak, onu yaymak da ancak kanat adamlarının etkili oyunu ile mümkündür. Adrian içeri giriyor ister istemez. Diyecektir ki hoca, o zaman da orta alanda eksik kalıyorum. İyi güzel de o zaman ya Aykut ya da Zokora oynayacak demektir. Her ikisi de olduğu zaman organizasyon ya Maloudaya ya da bir başka oyuncuya kalıyor. Yani yine eksiklik var. Trabzonspor da bunun sıkıntısı çekti. Taa ki Lua Lua çıkına kadar. O zaman orta alan rahatladı, öne doğru risk alarak oynayabilme fırsatı doğdu. Bu da az da olsa pozisyon sayısını arttırdı. Bu arada Colmana olan da olmuş. Yürümekte bile zorluk çekiyor. Artık Mustafa hoca 1461den getirdiklerinden iyiden iyiye faydalanma yoluna gitmelidir.
Karabükspora gelince... Tolunay hoca Gökhan Ünal a nasıl bu kadar tahammül ediyor, hayret! Yani kenarda oynayan kaptan İlhan santrfora alınıp bir başka kanat oyuncusu ile daha fazla süratlenmek mümkün olmaz mı Böyle olunca da Lua Lua daha verimli olamaz mı Çünkü baktım da Gökhan Ünal, Lua Luanın bütün göbek sızmalarının markörü idi. Ve çıka çıka Lua Lua çıktı. Hem de ne çıkış! Formayı sahanın ortasına attı neredeyse... Yani bu bir tepki de kime Tabii ki oyunu okuyamayan hocaya... Diyeceğim başka bir şey daha var. Karabükspor bugün kontrayı belki de en hızlı ve etkili yapabilecek takım iken neden acaba çok pasla rakip sahaya yerleşme gibi bir yanlışta ısrar etti Oysa rakibi üzerinde taşıyabilecek savunması da var, kalecisiyle beraber...
Arada bir de Gaziantepspor- Rizespor maçına baktım. Rıza hoca koşturur, bunu biliyoruz. Ancak elindeki kadroyla oynatmaya da, organize olmaya da başlamış. Bülent Uygun yakında "Yandım, bana oyuncu alın" derse Gaziantepspor işte o zaman tam batar. Bunu da söyleyeyim.
Terimden sonra Hamza da puan kaybetti. Acaba bu milli takım işi iki takımda daha ne kadar olumsuz etki edecek Klasmana bakıp bakıp değerlendirme yapmak durumunda kalınacak anlaşılan. Akhisar takımı geride kalan üç maçta hiç de böyle kasılarak oynamıyordu. Bilmem anlatabildim mi
Biliyorum, Fenerbahçenin basın mensuplarıyla yaptığı basın toplantısını soracaksınız. Bundan on gün önce iki hukukçu yöneticinin daraltılmış, hatta seçilmiş beş basın mensubu ile yaptığı toplantıyı eleştirdim ya, hemen çoklu bir toplantı düzenlediler. Peki, ne anlattılar Andersenden masallar. Ne çok okurduk çocukken. Tabii ki zaman geçirmek ve kendimizi avutmak için, biraz büyümüşken... Daha doğrusu küçükken de bizi uyutmak için annelerimiz, ninelerimiz okurdu. Yani bir türlü Serdar Alinin şu cemaat, siyaset darbeleri hakkındaki sorusu yine cevap bulamadı. Tabii bir kaç saçmalamayı cevap sandılar.
Ya işte böyle... Cumartesi akşamı bilgisayarın başına böyle geçtik. Yazıyı gönderdik ve pazar kullanılıp pazartesi çıkması için... Vallahi masal değil gerçek...