Bismillahirrahmanirrahim

BATI’NIN emellerine alet olan siyasî partiler, icraatları sonrası “aldatıldık”; “kandırıldık”; “hata ettik”; “ne kadar safmışız” türünden sözler ediyorlar. Millî Görüş partileri bunun istisnası. Gelişen olaylar, yarım asır önce söylediklerini doğruluyor. Temel konulardaki siyasî öngörülerinin isabetliliği gün geçtikçe daha iyi anlaşılıyor. İlber Ortaylı’nın ifadesiyle, “Erbakan hep haklı çıktı, sözü atasözü haline geldi.”

Bunun sebebini hiç düşündünüz mü? Millî Görüşçüler olaylara tarihi perspektifle, önde gelen ülkelerin emellerini, güçlerini, potansiyellerini dikkate alarak günümüzü okumaya çalışıyorlar. Meselâ, FETÖ olayını yalnız 15 Temmuz kalkışması veya 17 - 25 Aralık menfaat çatışmasıyla açıklamak sığlık olur. Dünya Kiliseler Birliği’nin 3. bin yıl hedeflerini, sömürgeci güçlerin plânlarını, siyaset kurumunun FETÖ’yü himaye etmekteki ısrarını bilmek zorundasınız.

Temel Karamollaoğlu’nun ekibiyle, adım adım Türkiye’yi dolaşarak, annenin yavrusuna gösterdiği şefkatle, ülkemizi düzlüğe çıkarmak için ortaya koydukları performansa dikkat ediniz! Önce, “bi düşün” dediler. Kamplaştırma, kutuplaştırma, ayrıştırma politikasının ülkemiz için “bir yıkım” olduğunu anlattılar. “Gelin, şehitlerin emaneti olan bu güzel ülkeye yazık etmeyin” uyarısı yaptılar. Farklılıklarımızın “bir zenginlik” olduğunu hatırlattılar.

Saadet Partisi, Türkiye’nin tamamını manevî ve maddî kalkınma için seferber etmek istiyor. Tek kişiyi bile dışlamıyor. Kucaklayıcı bir üslûp kullanıyor. Yolunu şaşırmışları ıslah etmeye, yanlış yapanları uyarmaya çalışıyor. Bu yaklaşım, geçmekte olduğumuz hassas dönemde o kadar önemli ki!

ÜMİTSİZ OLMA! ÇARE VAR

TEMEL Karamollaoğlu, “Çare Var” konferansının sunumu için Anadolu yollarında. Programın Denizli ayağında kendisini dinleme fırsatı buldum. Tarihî gelişim içinde dünyada yaşanan tabloyu gözlerimizin önüne serdi. ABD’den Çin’e; Avrupa ülkelerinden Japonya’ya; Rusya’dan İsrail’e kadar dünyanın önde gelen ülkelerinin plânlarını; emellerini; tarihî, coğrafî konumlarını; nüfuslarını,  kalkınma potansiyellerini tek tek anlattı.

Bütünü ortaya koydu. Parçanın anlaşılmasının açılımını yaptı. Formüller ışığında analizler sundu; ufkumuzu açtı; günümüzde yaşanan olayların iç yüzünü görme fırsatı bulduk. Bilge Başkan, Erbakan Hoca’nın kuşatıcı teşhis ve tedavi yöntemini çok iyi kavramış.

“Dünya küçüldü” diyerek ülkelerin birbirine etkisini anlattı. “ABD’den müttefik olmaz” derken, her iki ülkenin ideallerinin birbirinden farklı olduğunu vurguladı. ABD’nin terör odaklarını kullanarak vekâlet / vesayet savaşları yürüttüğünü belirtti.

Muhterem Genel Başkan, sömürgeci güçlerin sıcak savaşlar dışında da ülkeleri yok etme plânlarını sıraladı. Aile mefhumunu ortadan kaldırmak, insanlığın genleriyle oynamak, ilâç ve gıda sektörü üzerinden kısırlaştırma yöntemlerine girişmek, vahşi Kapitalizm’in yansıması olarak ilâç şirketlerinin hastaları “müşteri” olarak görmesi ve ilâçların yeni hastalıkları tetiklemesi için imali, sosyal yapıyı dejenere etmek bunlar arasında.

Karamollaoğlu, son 122 senenin iyi analiz edilmesine vurgu yapıyor. Bu süreç, ABD ve Batılı ülkelerin destek verdiği Siyonist plânı adım adım uygulamayı amaçlıyor.

DÜNYAYI İFSAT PLANI

SAADET’İN Genel Başkanı, Siyonizm’in uygulamaya koyduğu, dünyayı ifsat plânına dikkat çekti:

1. Siyonist Kongresi: 1897’de Basel’de toplanarak kademeli olarak Abdülhamit Han’ın tahttan indirilmesi, Osmanlı’nın yıkılması, Filistin bölgesinde İsrail devletinin kurulması ve 100 sene sonra Arz-ı Mev’ud’a ulaşarak Büyük İsrail Devleti’nin kurulmasını kararlaştırdılar.

Balfour Deklarasyonu (2 Kasım 1917):  İsrail’in kurulmasına giden yolu plânlayan proje. Lloyd George İngiltere başbakanı! Savaş Kabinesi Bakanı Arthur Balfour tarafından hazırlandı. İngiltere, 2 Kasım 2017’de Deklarasyon’un 100. yılını kutladı. Başbakan Theresa May, “Rolümüzden gurur duyuyoruz” ifadesini kullandı. İhvân-ı Müslimîn ise, Balfour’u “en çirkin işgal, en ciddi felâket” olarak değerlendirdi.

1. ve 2. Dünya Savaşları (1914 - 1945): Hile, oyun, entrikalarla örülmüş bu savaşların arka plânında Siyonizm vardır. Muazzam can kaybı, felâket ve yıkımlar yaşandı.

İsrail’in kurulması (1948): İngiltere öncülüğünde ABD ve bazı Batılı devletlerin desteğiyle, bölgeyi kana, gözyaşına boğan işgal ve terör çetesi kuruldu.

Sovyetlerin dağılması (1991): ABD, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) hazırlığını, plânlamasını başlattı.

11 Eylül Hadisesi (2001): BOP’un uygulanmasının “bahane”si olarak ABD, ülkesindeki İkiz Kuleleri vurdu. Suçunu Müslümanlara yükledi. ABD Başkanı İslâm dünyasına Haçlı savaşı çağrısı yaptı.  Ortadoğu; savaşlar, iç çatışmalar, huzursuzluklar dönemine girdi.

Saadet Partisi olaylara bütüncül yaklaşıyor; analizleri sağlam. Türkiye’yi “yaşanabilir” hale getirmek; güçlendirmek ve İslâm ülkeleriyle, Türkiye’nin öncülüğünde Yeni Bir huzur ve barış Dünya’sı oluşturmak istiyor.