Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda meydana gelen ve tüm Türkiye'yi yasa boğan silahlı saldırı, akran zorbalığı ile çocuk yaşta şiddet olgusunu yeniden gündeme taşıdı. 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli'nin sınıf arkadaşlarına ve öğretmenlerine yönelik gerçekleştirdiği bu vahim eylem, masum sanılan bazı davranışların aslında ne kadar büyük bir tehlikenin habercisi olabileceğini kanıtladı.

Özellikle dijital platformlarda ve çevrimiçi oyun ekosistemlerinde maruz kalınan zorba tutumların da tetikleyebildiği bu şiddet sarmalından çocukları korumak için uzmanlar aileleri uyardı. Şiddete meyilli çocukların önceden bazı net sinyaller verdiğini belirten uzmanlar, ebeveynlerin dikkat etmesi gereken davranışları tek tek sıraladı.

KÜÇÜK YAŞTA BAŞLAYAN FİZİKSEL TEPKİLER

Çocukların sinirlendiğinde etrafındaki kişilere vurması, itmesi ya da ısırması şiddet eğilimin ilk işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Ailelerin bu tür küçük fiziksel saldırıları kesinlikle hafife almaması gerektiğini belirten uzmanlar, bu tür davranışların sıklaşması durumunda ailelerin fark etmeden şiddeti meşrulaştırdığı vurgulandı.

BAŞKASININ ACISINI UMURSAMAMA

Çocuğun başkalarının acısına tepkisiz kalması ve yaptığı hatalardan sonra özür dilemekte zorlanması ciddi bir belirti olarak gösterildi. Empati kuramayan çocukların uyguladıkları şiddetin sonuçlarını anlayamadığı aktarıldı.

ÖFKE KONTROLÜNDE ZAYIFLIK

Karşılaşılan en ufak bir hayal kırıklığında aşırı tepkiler vermek, bağırmak ve eşyaları fırlatmak duygusal kontrol eksikliği olarak tanımlandı.

GÜÇSÜZLERE VE HAYVANLARA ZARAR VERME EĞİLİMİ

Şiddet eğiliminin en somut göstergelerinden birinin, çocuğun kendinden güçsüzlere yönelmesi olduğu kaydedildi. Kendinden küçük çocuklara ya da hayvanlara zarar verme isteğinin, tehlikenin boyutunu ortaya koyduğu bildirildi.

SÜREKLİ ŞİDDET İÇEREN KELİMELER KULLANMA

Özellikle rekabetçi çevrimiçi oyunlarda sıkça karşılaşılan ve günlük dile yansıyan "döverim", "vururum" gibi ifadelerin, şiddeti bir sorun çözme yöntemi haline getirdiği ifade edildi. Dile yerleşen bu saldırgan tutumun kısa süre içinde eyleme dönüşeceği uyarısı yapıldı.

AŞIRI İÇE KAPANMA VE SESSİZLEŞME

Uzmanlar, her çocuğun öfkesini dışarı yansıtmadığını hatırlattı. Çocuğun aşırı sessizleşmesi, duygularını ailesiyle paylaşmaması ve sosyal çevreden kendini soyutlaması bastırılmış bir öfkenin işareti olarak yorumlandı. Kahramanmaraş'taki gibi trajik olayların temelinde de çoğu zaman bu içe atma durumunun yarattığı ani öfke patlamalarının yattığı bildirildi.

Muhabir: Haber Merkezi