Bizim, bizim gibi inanandan başka dostumuz yoktur. Bu, böyle biline.  “Domuzdan post gâvurdan dost olmaz” diye atalarımız boşuna dememişler.

Bir yanda, AB Bakanlığı kur. Onlarla sıkı bir ilişkiye gir. Öbür yanda, AB’nin de dâhil olduğu Batı ile kavga et. Geçin, bunları kimse yemiyor.

 Çin, Doğu Türkistan olarak adlandırılan veya Çin’e göre; Sincan denilen Müslüman Uygur milleti. Şimdilerde Çin zulmü altında inim inim inliyor. Başta Türkiye olmak üzere hiçbir ülke de yardım etmemekte. Belki, miting yapılabilir ama ufukta böyle bir şey de gözükmüyor.

Hükümet ve onun ortağından neden ses çıkmıyor? İşte, bunların muhtemel gerekçesi:

Bu ülkede IŞİD var. Sanki bunların yönettiği ülkede yok. Hem sonra zulüm gören Müslüman Uygur aileler. Aslında, onlar ifade edemiyorlar. Onların yerine biz söyleyelim:

Bunlar, AB ve ABD ile şu sıralar anlaşamıyorlar. En azından görüntü böyle. Onun için de Çin’le anlaşmaya çalıştıkları bir anda Çin’de bu işler patlak verdi.

Burada, zannımızca iki şey mühim

1-ABD’ye dikkat edilmeli.

2-Çin’le anlaşma işinden vazgeçilmeli.

Yol yakınken geri dönülmeli. Çin ve Rusya her ikisi de Türkiye’nin dostu olamaz. Rusya’nın Libya konusunda, Türkiye’nin karşısında yer alması da -henüz işin başındayken- çokça dikkat edilmesi gereken bir hadise.

Gerçek yol ise, Suriye konusu başta olmak üzere bu tip konulara sadece Müslümanların müdahil olmalarından geçer.

Bu iş ve diğer işler için elzem olan İslâm Birliği’dir. Aramaya gerek yok. D-8’ler, bu kabil işler için kuruldu. D-8 oluşumunun mimarı Başbakan Erbakan’a her kesim sıcak bakarken onun eserini canlandırmakta herhalde iyi bir hareket olur.

Zulüm bitmez. Bugün Çin zulmü; yarın, Rus  veya Batılı alçakların zulümleri. Biz, Müslümanları bırakarak onları dost ve müttefik ilan ettikçe bu zalimler zulmetmekten vazgeçmezler.

Uzaydan görünen tek insan yapısı Çin Seddi’dir. Çin’e bunu hatırlatırız.