Amerikalıların kurnazlığının herkes farkında. Kafalarını kuma gömmüşler, insanları salak yerine koyuyorlar.
Senaryo üzerine senaryo yazıyorlar… Bir hedef seçiyorlar kendilerine, dünyadaki toplumlara algı şırıngalıyorlar.
Emperyal heveslerinin önünde kim var kim yok, ezip geçmek için her yolu mubah sayıyorlar… Daha da ileriye vararak, yaptıkları bu densizliğe özgürlük mücadelesi kılıfı takıyorlar.
Belgesel kanalının birinde, Amerikan patentli bir konu işleniyor. Cihadlı İslam ’dan, cihadsız İslam’dan bahsedip duruyorlar.
İkiz kulelerin yıkımı eşliğinde, Müslümanlara veryansın ediyorlar.
Dünyadan bihaber insanlar, bu görüntüleri ve ifadeleri duyduğunda, Müslümanlardan nefret etmemesi mümkün değil…
Alenen ve açıktan İslam’a ve Müslümanlara hakaret yağdırıyorlar. Bunu yaparken ince ince işliyorlar insan beynini ve idrakini.
Cihadlı İslam terörizm imiş… Cihadsız İslam ise sıradan bir inanç… Öyle bir şey işte demeye getiriyorlar.
Amerika ’nın bu ikiyüzlülüğü ve tilkiliği dünyanın huzuruna vurulan darbedir. Kendileri dışında hiçbir gruba, topluluğa saygı duymayan… Kendi güvenliklerini ve hürriyetlerini önceleyen bu anlayış, aslında yeryüzüne ekilmiş kötülük tohumlarının ta kendisidir.
İslami bilmek, anlamak yerine… Enine boyuna gerçeği yansıtmak cehdine düşmeden, kestirmeden, İslami terörizmin anası ilan etmek, Müslümanlara, Kur’an’a yapılan en büyük saygısızlıktır.
Cehalete sırtını veren Amerika, ne yazık ki, gerçeklerin üstünü örtmekte medyayı, sanatı kullanmaktan geri durmuyor.
Cihad nedir, ne değildir? İslam, niye gelmiştir? Kur’an ne der, ne demez? Allah’a kulluk, özgürlüktür diyen İslam anlayışı gerçekten, bireyin hiç kimsenin önünde eğilmemesini öğütlerken, neyi amaçlamıştır? Gibi soruları irdelemesi gerekirken, doğrudan İslam’a saldırmayı, cihadı, anarşi diye tarif etmeyi huy haline getirmiştir.
Cihad, kötülükleri yok etmektir… Zalimlere boyun eğmemektir, sulhtır, sükûndur, insanca yaşamaktır… Paraya, makama, saltanata boyun vermemektir, itaat etmemektir.
İyiliktir cihad… İyilikleri çoğaltmaktır. Cihad adalettir.
Cihad, kendini bilmek, kendini Rahman’a adamaktır.
Cihad, tebliğin önündeki engelleri kaldırmak, hayrı yaymaktır.
İnsanı bu dünyada şerefli yaşama ameliyesinin adıdır.
Cihad, kör dövüş değildir, kavga değildir, anarşi değildir, dünyalık emeller için savaş yapmak değildir.
İnsanlığın yeryüzünde, insanca yaşamasını sağlamaktır.
Başkasına zulmetmemektir, zulme razı olmamaktır.
Amerika’nın, dünya kamuoyuna sunduğu gibi, terörizm değildir, olamaz… Amerika’nın uygulamaları ve dünya sömürgeciliği… Farklı coğrafyalarda yürüttüğü askeri operasyonlar terörizmin kendisidir.
Cihadlı, cihadsız İslam diye bir anlayış yoktur, olamaz.
İslam bir bütündür, kimse onu tefrike çalışamaz, gücü yetemez.
Keşke, Amerikalılar, düşman olmadan önce, düşmanlık ettikleri şeyi öğrenmiş olsalardı… Keşke.