Aslında CHP nin birçok açmazı var!
Ama açmazlarının en başta geleni söylemleri ile eylemleri
arasındaki farklılık!
Bir taraftan ta Diyarbakır a kadar gidip konuşuyorlar!
Bizi 1930 ların, 1940 ların CHP si gibi görmeyin diyorlar!
Dünya değişiyor, biz de değişiyoruz, yeni şeyler
söylüyoruz iddiasında bulunuyorlar!
Demokrasinin tam anlamıyla uygulanmasından yana
olduklarını söylüyorlar!
Sonra da kalkıp Cumhurbaşkanlığı na aday olarak
gösterecekleri Ekmeleddin İhsanoğlu için partili bütün milletvekillerinden
imza vermelerini istiyorlar!
Muhalif Milletvekillerini ikna edebilmek için bir zamanlar
üniversitelerde kurulan ikna odalarının benzerlerini kurup onları birlikte
hareket etmeye zorluyorlar!
Kaderin cilvesine bakar mısınız
Tam bir etme bulma dünyası olayı yaşanıyor! Dün
üniversitelerde ikna odalarını kurup genç kızları başlarını açmak için ikna
etmeye çalışanlar bugün benzer odalarda Ekmeleddin İhsanoğlu na destek vermeye
razı edilmeye çalışılıyor! Hani bugünkü CHP, 1930 ların, 1940 ların CHP si
değildi
Hani demokrasi tam anlamıyla uygulanacaktı
On beş-yirmi milletvekili de bırakın İhsanoğlu nun
adaylık teklifine imza atmasınlar! Ve de dilerlerse başka aday
göstersinler! Böyle bir demokratik talepten niye gocunuluyor ki
Efendim Partinin birlik ve beraberlik görüntüsü vermesi
lazım böyle karşı çıkışlar görüntüyü bozuyor, onun için kendilerini ikna etmeye
çabalıyoruz diyeceklere sormak isteriz: O zaman da Diyarbakır a kadar gidip o
mesajları niye verdiniz
1930 ların, 1940 ların CHP si de aynen şimdi sizin
yaptığınız gibi yapmıyor muydu Parti büyükleri ne karar verirse, partinin
küçüklerine de alınan o kararlara harfiyen riayet etmek düşmüyor muydu
Dememiz o ki CHP de değişen hiçbir şey yok! Hamam aynı,
tas aynı! Sadece tellakların değişmiş olması bir şey ifade etmiyor ki!
Bugün Cumhurbaşkanlığı için Ekmeleddin İhsanoğlu nu
önerenler bu ismi partili milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşları ile daha
önce paylaşmış olsalar şimdi muhalefet edenlere Kesin sesinizi, oturun
oturduğunuz yerde diyeceğiz!
Ama böyle bir istişare yapılmış değil ki!
Onlarla bambaşka şeyler konuşulup ardından da böyle bir
isim telaffuz edilince ister istemez muhaliflere hak verme zarureti doğuyor!
Evet, CHP nin en başta gelen açmazı söylemleri ile
eylemleri arasındaki tutarsızlık olarak karşımızda duruyor! Söylemler
demokrasi kokulu ama eylemler aynen 1930 ların, 1940 ların CHP si gibi! Yani
bal gibi dayatma kokulu, değişen bir şey yok!