Sevgili ağabey Hıncal Uluç un en gıcığına giden futbol
veya her hangi bir spor dalı ile ilgili, Haddini bilerek oynamak lafıdır. Ne
demek der, Haddini bilmek. Çıkarsın, oynarsın.
Doğrudur çıkar oynarsın tabii ki... Ama rakibinin hem
oyuncu bazında, hem oyan alanının tamamını kullanma ustalığında senden çok çok
üstün ise, o zaman bu aradaki güç farkını en azından eşitlemek, ya da seninle
arasındaki farkı mümkün olduğu kadar azaltabilmek için planlar yaparsın. İşte
burada ben bunu haddini bilerek oynamak diye adlandırıyorum.
İran Arjantin e karşı, Gana Almanya ya karşı bu benim
altını çizdiğim güç farkını mümkün mertebe azaltabilmek adına bir oyun
stratejisi yerine, Çıkar, ben de onlar gibi oynarım deselerdi, herhalde birer
beşlik senfoni izlendik. Haa bu güç farkını azaltmak adına kurulan oyunda kimi
takım maçı kendi ceza alanına yakın yerde, kimisi orta alan kalabalığı ile
kurgular. Bu kurgularda da rakibin oyuncu özellikleri, oyan planlarında genelde
başvurdukları düzenler rol oynar.
Bu maçlar bir saniye ayrılalım. Barcelona yı, hem de
neredeyse bir saat on kişi oynayan koca İnter nasıl elemişti Jose Morinho,
takımı kendi ceza alanı yakınına dizmiş, özellikle de Messi nin top alıp
dalışlarına alan bırakmamıştı. Sonuçta Barselona elenmişti. Hollanda, daha dün oyunun ikinci yarısında,
İspanya milli takımına pek rastlanmamış biçimde orta alanda bastı. Dolayısıyla
da kazandığı toplarla hücum alanını 70 metreden 25 metreye indirerek Robben,
Van Persie gibi hızlı adamlarını gol pozisyonlarına taşıdı. Hollanda, İspanya
kadar takım değil miydi ki, en önde basmadı. Öyle yapsaydı, İspanya nın orta
alandaki pas tezgâhına geniş alan bırakırdı.
Yakına dönelim. Bugün bir Gana, bir Almanya kadar
organize ve ferden önemli oyunculara sahip midir Hayır! O halde böyle
oynamalıydı. Ve neredeyse de yeniyordu. Geniş alan kontralarında, hele hele 2-1
iken soldan taşınan top, öyle taşınılabilinir miydi İyi servis edilemedi, o
başka. İran, Arjantin kalesinde üç net
pozisyonu kaç kişilik ataklarla buldu. Bir orta, bir kafa... İkinci adam yok.
Verilmeyen penaltı da, birebir... Messi kaç defa rahat dripling atabildi. O
kadar usta idi ki, bir yaptı gol oldu. İşte İran ın o oyun planı olmasa Messi
bu gol gibi üç dört tane rahat atardı.
Haaa devlerle aralarında büyük farklar olan takımlar,
Biz de oynarız abiler deselerdi, bugün Dünya Kupası nda maç başı gol ortalaması
5 i geçerdi.
Neyse, teknikle ilgili bu pazarlık bu kadar. Osman Toprak
adlı okurum, İngiltere nin elendiğini spiker ve yorumcunun bildiğini yazmış.
Osman kardeş, o zaman daha İtalya-Kosta Rica maçı oynanmamıştı. Bak bakalım
maçı İtalya kazansaydı, ne olurdu Yakup Önal isimli okurum da mailinde
Samsun un ikinci olduğu sezonda ne olduğunu hatırlamamı, dolayısıyla da
Galatasaray ın şampiyonluğunu irdelememi istiyor. Belge olacak dostum. Yazılı
ve ses kayıtlı. Gerisi benim için tıraştan da ötedir. Gazetecilik hayatımda ne
kadar belge elime ulaştıysa hepsini yayınladım. Hem gazetede yazdım, hem de
televizyonda söyledim.