Seçimle işbaşına gelmiş Mursi’yi, silah zoruyla görevinden al, sonra hapishaneye tık… Uyduruk iddialarla halkın seçtiği kişiyi hukuk dışında yargıla… İdama mahkûm et. Yetmedi.

Sırf Mursi’nin meşru olmayan yollardan uzaklaştırılmasına, hapishaneye atılmasına tepki gösterdiler diye nice gençleri zindanlara tık, birkaç ay yargıla… Sonra da idam et.

Mısırdaki gelişmeleri kimse dillendirmiyor.

Adam Genelkurmay Başkanı iken, Cumhurbaşkanını tutukluyor.

Silahlı kuvvetlerin başında olduğundan, milletin seçtiğine silah çekiyor, zindana atıyor. Mısır halkı tepki veriyor, acımasızca halk katlediliyor.

Gençler, yaşlılar idam ediliyor… Şu ana kadar 30 aşkın insan cellât sisi eliyle idam edilmiş… Kimseden gık yok. İnsan hakları savunucusu ülkeler… Güya medeniyetin çağrıcısı toplumlar, nerdesiniz? Müslüman ülkeler, sizin sesiniz neden çıkmıyor? İnsani, vicdani payda nasıl kayboldu?

Menfaatinize hizmet etmiş insanlar zulme uğradıklarında ya da başlarına bir şey geldiğinde, hemen müdahale eden, laf çoğaltan Amerika… Neden bıyık altından gülmektesin?

Ortadoğu’da cellâtlar bitmiyor… Zulüm bitmiyor, mazlum bitmiyor.

Huzur, sukunet, barış, mutluluk yitik değerler gibi… Sağımız, solumuz umutsuzluk dolu. Yurdundan, evinden, barkından, yarınından edilmiş birçok insan… Neden ama?

Sisiler hep bu toplumlardan mı çıkar?

16.17. yüzyılda Batı’nın terk ettiği alışkanlıklara duçar olmak niye?

Akılla, vicdanla, adaletle konuşmak, tartışmak varken, silahı birbirimize dayatmanın… Güçlünün haklı çıktığı bu oyunları oynamanın kime ne faydası var?

Mısır… Bir türlü normalleşemiyor.

Enver Sedatlar… Mübarekler, Sisiler… Her dönemde bir cellât çıkıyor mutlaka.

Saddam… Esat, sultan bilmem neler… Her toplumun başında bir cellât… Zaman değişiyor… Mars, dünyalıların yeni ikametgâhı oluyor… Bizim bu topraklarda resim başkalaşmıyor…

En çok yüreğime oturan husus, kimsenin ses vermemesidir.

Genç genç çocuklar, gençler darağaçlarında sallandırılırken, bir Allahın kulu çıkıp da ey Sisi, sen ne yapıyorsun, bu çağda bu kafa kabul edilemez, demiyor.

Suudlar, Sisi’ye para veriyorlar, yardım ediyorlar… Amerika, Sisi’ye el üstünde tutuyor… Avrupa’nın kimi ülkeleri gözü kapalı Sisi’ye destek veriyorlar…

İnsanlar öldürülmüş… İnsanlar işkence görmüş, idam edilmiş, kimin umurunda… Varsa da yoksa da çıkarlar, menfaatler, menfaatler…

Bu anlayıştan, insanlık adına bir medeniyet, bir hayat tarzı çıkabilir mi? İslama olan düşmanlıklarını doğrudan bildirmek, açığa vurmak yerine, dolaylı zalimleri destek vererek, mazlumları yok etme çabası, bu yüzyılda ve gelecek zamanlarda kapkara bir lekesi olarak anılacaktır.

Sisilerden kurtulmanın yolu, kafa ve izan değişiminde yatıyor.

Müslümanların anlayış, bakış, düşünce değişimine ihtiyaç vardır.

Aynı binayı okuyarak, aynı günleri yaşayarak, değişik bir sonuca ulaşmak mümkün olamaz.

Cellât Sisi’yi dünya zevkle seyretse bile, bir gün mazlumların gözyaşlarında boğulacaktır.