Önceki gün Marmara FM de Arzu Erdoğral ın hazırlayıp sunduğu Çay Saati programının konuğuyduk. Erdoğral la özellikle son günlerde Mehmet Ali Erbil in canlı yayında kadrolu elemanlarından birinin pantolonunu indirme şaklabanlığıyla alevlenen, şov ve magazin programlarını, özel televizyonların toplumu nasıl dejenere ettiğini konuştuk. 1990 lı yıllarda hayatımıza palas pandıras giren özel televizyonlar, toplumun sosyal ve ahlaki yapısında kelimelerle ifade edilemeyecek olumsuz dönüşümler yaptı. Bizim gibi orta yaş sınırındakiler iyi hatırlar 1980 li yıllarda, TRT nin tek başına olduğu dönemlerde, özellikle yılbaşı akşamlarında herkesin tartıştığı bir konu vardı Yılbaşı ekranında dansöz olsun mu, olmasın mı Şimdi bu tartışma çok gerilerde kaldı Çünkü, özel televizyonlar hayatımıza girdiği günden beri, her televizyonun kadrolu dansözü oldu, her şov programına özel bir dansöz kontenjanı açıldı. İşi abartan ve milletin "göbek atma merakını" para ve reytinge çevirmeye çalışan ekranlarda önümüzdeki günlerde, "Oryantal Star" adıyla yarışma programı bile yapılacak. Aslında temel bir soruyla işe başlamak lazım Medyanın görevi nedir Medyanın asıl işlevi, toplumu bilgilendirmek, enforme etmektir Oysa, Türkiye de toplumsal sorunlar üzerinde insanların kafa yormasını, sorunları eleştirmesini, düşünmesini, çözümler üretmesini, eleştirel bakış açısı geliştirmesini istemeyen birileri, medyayı "uyutma merkezleri" olarak kullanıyorlar. Televizyonların eğlence yönünü ön plana çıkararak, insanların zihinlerini boşaltma operasyonu yapıyorlar. Ekranlara getirdikleri programlarla, dizilerle, yapımlarla, sinemalarla renkli dünyaları, ahlaksız ilişkileri meşrulaştıran bir zihniyeti enjekte etmeye çalışıyorlar. Nikahsız birliktelikler, gayri meşru çocuk sahibi olma, çıplaklık, su gibi içki tüketen kahramanlar, ağzından çıkanı kulağı duymayan şovmenler, belden aşağı espriler, sululuklar, cıvıklıklar program kılıfı giydirilerek önümüze servis ediliyor. Ve tüm bunlar, toplumu eğlendiriyoruz, ekranları eğlence aracı olarak kullanıyoruz mantığıyla sunuluyor.
Sabahtan akşama kadar çalışan, yorulan, biraz beynini dinlendirmek isteyen insanların elbette eğlence ihtiyacı var Ama bunun meşru dairesinin çizilmesi, toplumun ahlak yapısını dejenere etmeyen bir kimlikle sunulması şart. Çay Saati nde programımızı arayan Yaşar bey adındaki bir dinleyicimiz, rezilliklerin böyle artmasında, eğlencenin boyutlarının ahlaksızlığa taşmasında Müslüman kitlenin kültür-sanata doğru dürüst yatırım yapmamasının da etkili olduğunu dile getirdi. Sinemada, kültürde, sanatta, müzikte, meşru daireden sapmadan bir şeyler yapılabilir Oysa, bu sahada faaliyet gösterenler, yıllardır bir adım ileri gidemediler, bir arpa boyu yol alamadılar. Tabiat boşluk kabul etmiyor Bu boşluğu, tüm rezilliklerle, kepazeliklerle birileri dolduruyor İnsanları güdülecek sürüler olarak görenler, yaptıkları her programla insanların sosyal ve ahlaki yapısını deforme ediyorlar İletişim profesörü hocamız Ünsal Oskay, kendisiyle yaptığımız bir röportajımızda "Magazin hayatın kendisidir" demişti Oysa, bugün magazin kılıfıyla ekranlara getirilen programlarda, üç beş sanatçı müsveddesinin, birkaç mankenin, üç beş jigolonun, birkaç para babasının ahlaksız ilişkileri gözümüzün içine sokuluyor. Dizilerde, toplumun yaşantısından uzak hayatlar sergileniyor Şov programlarında zıpırlıklar, şaklabanlıklar, madrabazlıklar yapılıyor Üstelik sürekli yayınlanan bu kepazelikler dolayısıyla Türk toplumunun beğeni çıtası da yerlerde sürünüyor Dolayısıyla reytingler artıyor Reytingler arttıkça Mehmet Ali Erbil gibilerin primleri yükseliyor, ücretleri tavana vuruyor. Kabahatin büyüğü bu rezillikleri izleyerek ekranların böyle şekillenmesine yol açan halkımızda.En Çok Okunanlar
Siyonist rejimden hadsiz karar! Skandal yasa tasarısı Meclis'ten geçti: Camilere baskın ve ezan yasağı geliyor!
İBB davasında gerginlik yaşandı: İmamoğlu salondan çıkarıldı
IMEI kayıtlarında yeni dönem: Kurallar sil baştan değişti
Üniversite öğrencileri dikkat! Büyük af bugün Meclis'te
Bir acayip kongre öyküsü… Tam kongre yapılacaktı ki!.. Neler yaşandı neler? İşte o acayip kongrenin ayrıntıları
Doğurmak da lüks oldu: İstanbul'da fahiş hastane doğum masrafları!
Emperyalist zihniyet yine sahnede! Trump’tan skandal İspanya ve Küba çıkışı: "Hepsi bizimdi!"
Kabine değişikliği iddiaları kulisleri yeniden hareketlendirdi! Gözler NATO Zirvesi sonrasına çevrildi: Kabinede hangi isimler değişecek?
Katolik dünyası karıştı! Yiyin birbirinizi! Papa, kime neden mektup yazdı? Katoliklerde bir grup ‘Aforoz’la karşı karşıya
Düzce’de fındık sezonu için kritik adım: Rekolte tespit çalışmaları başladı!