Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi karşısında bulunan 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam eden 414 sanıklı İBB davasında tansiyon bir an olsun düşmüyor. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 61. gününde, savunma sürelerine ilişkin tartışmalar yerini gerginliğe bıraktı. Salondaki atmosfer, mahkeme başkanının verdiği talimatla bambaşka bir boyuta evrildi.

SAVUNMA SÜRESİ TARTIŞMASI BÜYÜDÜ
Duruşma, Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş’in kaldığı yerden devam eden savunmasıyla başladı. Ancak söz alan Ekrem İmamoğlu, mahkeme başkanına dönerek davanın hassasiyetine dikkat çekti. İmamoğlu, “Bu dava hem Türkiye’nin hem de dünyanın ne yazık ki ilgisini çeken bir davadır, önemi yüksektir. Murat bey iddianamede en fazla ismi geçen kardeşimiz. Avukatlarının arzuları da bugün bu işi toparlamak” diyerek savunma süreçlerindeki aksamalara vurgu yaptı.

9 TEMMUZ PLANI İMKANSIZ İDDİASI
İmamoğlu, aralarında Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in de bulunduğu isimlerin savunmalarının henüz alınmadığını hatırlattı. Başkan'a seslenen İmamoğlu, "9 Temmuz’da ilk duruşmayı bitirme planının imkânsız olduğunu" ifade ederek sürece itiraz etti. Mahkeme başkanı ise sorgu düzeninde değişikliğe gidilmeyeceğini belirterek, "Biz 9’unda tamamlayacağız, savunması alınmayanları ikinci celse alacağız" yanıtını verdi.
İmamoğlu, şunları söyledi:
“Hayırlı bir gün diliyorum. Umarım hepimiz adına kalan kısa zaman diliminde de saygın, en doğru şekilde ve muntazam bir süreçle bu süreci bitiririz.
Dün malum bir tartışmayla buradan ayrıldık. Tabii ister istemez hepimiz bu müzakereyi hem kendi içimizde hem de buluşma anımızda, hukukçularımızla birlikte yapıyoruz.
Önce şunu belirtmek isterim ki bulunduğumuz bu dava, hem Türkiye’nin hem de dünyanın ne yazık ki ilgisini çeken, hem Türkiye hem de milletimiz adına çok da itibarlı olmayan bir zaman dilimini önümüze koyan bir davadır. Önemi yüksektir.
19 Mart’tan bu yana burada şunu ifade edelim ki, bunu daha önce de söyledik; sonuçta yaşanan ufak tefek aksilikler olsa da mümkün olduğu kadar anlayışlı, karşılıklı iletişimle süreç yürütüldü. İnsanlar burada savunmalarını yaptı. Elbette ki sonuç önemlidir ama şu ana kadar en azından bu savunma kısmı, ya da siz sorgu diyorsunuz, yanlış bir ifade kullanmayayım, düzgün bir şekilde yürütülmeye gayret edildi.
Tabii dün itibarıyla Murat Bey savunmasını bitirdi. Avukatı Rahşan Hanım savunmasına başladı. Siz de bunun bugün bitmesi gerektiğini ifade ettiniz. Dokuzuyla ilgili ben duymadım ama arkadaşlarımın ifadesine göre böyle bir son tarih şeklinde bir beyanınız olmuş.
Şimdi Sayın Başkan, Murat Bey neredeyse bu dosyada ismi en fazla geçen kişilerden biri. Aynı zamanda en fazla eylemle de yargılanan arkadaşlarımızdan biri. Doğal olarak avukatları da neredeyse bir buçuk yıldır süren bu süreç üzerine hazırlıklarını yaptı ve bugün savunmalarını toparlamak istiyorlar. Özenli bir gayretle arzuları bugün akşamüstü bu işi tamamlamak.
Yine öğrendiğim kadarıyla avukatım üzerinden, ardından kalan zaman diliminde Tuncay Yılmaz arkadaşımız da avukatlarıyla birlikte bu akşam kalan sürede savunmasını toparlayabilir gibi gözüküyor.
Şimdi bunu alt alta koyduğumuzda Fatih Bey de önemli bir arkadaşımız. İnan Bey’le de konuştuk. Onlar da çok kısa bir zaman diliminde süreci toparlayabilecek gibi gözüküyor. Yani pazartesi sabah başladıkları takdirde toparlayabilecekleri öngörülüyor.
İnan Bey’in ifadeleriyle, avukatlarından bilgi almadım ama kendi ifadesine göre toplam üç, üç buçuk saatlik bir zaman diliminde savunmasını tamamlayabileceği öngörülüyor.
Tabii Fatih Bey’in çok önemli bir savunma süreci var. Biliyorsunuz ki Fatih arkadaşımız da benden sonra en fazla eylemle yargılanan arkadaşımız. Avukatları da uzun bir hazırlık yaptılar.
Şimdi bunların tamamını düşündüğümüzde 9 Temmuz imkânsız gözüküyor. Ben şöyle bakıyorum; önümüzdeki cumayı da katarsanız ve ondan sonraki benim buradaki savunmam var. Yani 9’u, 10’u, pazartesi ve salı… 15 Temmuz yıl dönümü nedeniyle tatil olduğu için bir önceki gün de toparlanabilir gibi gözüküyor. Bu da gerçekten hassas ve titiz bir çalışmayla, örneğin benim üç avukatımın savunmasını tek güne sığdırarak mümkün olabilir gibi gözüküyor.
O bakımdan şunu ifade edelim, bunu da bilmenizi isterim. Ben örneğin dün benimle ilgili bir dava vardı. O davaya bile hafta sonu Ankara’dan gelen avukatımla dört-beş saat çalıştım. Pazartesi iki davam daha var, örnek veriyorum. Sonraki hafta da bir davam daha var.
Dolayısıyla burada insanüstü bir gayretle hakkımızı ve hukukumuzu savunmaya çalışıyoruz. Bize göre, milletimizin büyük bir çoğunluğuna göre de bunların birçoğunun hiç olmaması gerekiyordu. Neredeyse 17 davayla mücadele ediyoruz.
Şu anda bunun 9 Temmuz’da bitmesi imkânsız gözüküyor. Bu konudaki kararlılığınız nedir? Burada nasıl bir süreç yönetilecek, bunu duymak isteriz. Eğer bunu sükûnetle ve çok özenli bir şekilde toparlayabilirsek güzel bir sonuç oluştururuz diye düşünüyorum Sayın Başkan.”

“BİZ BU İŞİ 9’UNA KADAR TAMAMLAYACAĞIZ”
Mahkeme başkanı, İmamoğlu’nun konuşması üzerine şöyle cevap verdi:
“Evet, biz dün heyet olarak değerlendirme yaptık. Normal yargılama düzeninde savunmalar devam edecek. Bugün de toparlanacak. O anlamda savunmanın içeriğine müdahale etmeyeceğiz. Sorgu sırasını da değiştirmeyeceğiz.
Normal sorgu sırasıyla devam edeceğiz. Siteden sonra Tuncay Yılmaz’a geçeceğiz. Tuncay Yılmaz’ın savunmasını alacağız. Sonrasında Ekrem Bey’le devam edeceğiz.
9’una kadar da biz bu işi tamamlayacağız. Yetişip yetişmemesiyle ilgili bir durum yok. Biz 9’una kadar tamamlayacağız. Savunmasını aldığımız sanıklarla, alamadığımız sanıkları ikinci yarı savunmaları şeklinde değerlendirme yaptık. O yüzden bu sanıklar birinci yarıyı bekleyecekler. Daha sonra kaldıkları yerden devam edecekler.”
JANDARMAYA TALİMAT VERİLDİ
Mahkeme başkanı, izleyici kısmındaki CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’a, “Milletvekili diye soytarılık yapamaz burada, alın dışarıya onu” dedi.
Mahkeme başkanı gerginliğin tırmanması sonucunda mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun salondan çıkarılması için jandarmaya talimat verdi. Başkanın emriyle jandarma ekipleri harekete geçti ve İmamoğlu, mahkeme salonundan çıkarıldı.





