Bugün de bu başlık altında, Millî Gazete’deki bir haberden söz edeceğim…
Aynı gün (06.12.2022) Millî Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş, TV5’te “Buyurun Başlıyoruz” programında gündemdeki konularla ilgili önemli değerlendirmeler yaptı.
“CUMHURİYET TARİHİNİN EN BAŞARILI HÜKÜMETİ”
Erbakan Hoca’nın 54. Cumhuriyet Hükümeti’nin Cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümet olduğunu kaydeden Kurdaş, şu değerlendirmeleri yaptı: “Yüz yıllık bir Cumhuriyet’in 54. Hükümeti sadece 11 ay görev yapmış. Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan ve Doğru Yol Partisi ile koalisyon hükümeti. 158 milletvekili var. Bugünkü gibi cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yoktu. Bugünkü sistemin prangalardan kurtulduğu söyleniyor ama sonuçlar ortadadır. O dönem 158 milletvekiliniz var, medya sizin aleyhinizde yayın yapıyor, Avrupa-ABD sizin karşınızda, TÜSİAD-iş dünyası sizin karşınızda, faizle beslenen ne kadar rantiye varsa sizin karşınızda. Hatta 28 Şubat sürecini de haber veriyor. O dönemde denilmişti ki, ‘Biz Erbakan’ın başbakan olmasından ve Refah Partisi’nin hükümet olmasından değil, Erbakan’ın başarmasından korkuyoruz’ deniliyor. Bu korkuyu taşıyan içerideki ve dışarıdaki bütün güçler, hükümet başarısız olsun diye çaba sarf ediyordu. Buna rağmen bir koalisyon hükümeti, 11 aylık dönemde cumhuriyet tarihinde yıldızı parlayan bir hükümet oldu ve tarihe geçti. Ankara Ticaret Odası’nın yaptığı araştırmada performans olarak en başarılı hükümetin 54. Erbakan Hükümeti olduğunu ortaya çıktı. 20 yıldır tek başına hükümet eden bu iktidarda dâhil olmak üzere Cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümeti 54. Erbakan Hükümeti’dir.
“54. ERBAKAN HÜKÜMETİ BÜTÜN HÜKÜMETLER İÇİN EL FENERİDİR”
Erbakan Hoca’nın 54. Hükümeti bütün hükümetler için güzel bir örnek olduğunu ve el feneri olduğunu ifade eden Kurdaş, şu şekilde devam etti: “Erbakan Hoca’nın hiçbir yatırımı faize ve rantiyeye çalışmamıştır. Erbakan Hoca 11 ay içinden asgari ücretlisine, memuruna, çiftçisine, çalışanına bütün hükümet imkânlarını kullanmış ve o güne kadar faiz için çalışan, vergi için çalışan gardiyan devlet anlayışını ters düz etmiştir. Erbakan Hoca’dan sonra eski düzene geri dönüldü ve AKP iktidarı da bugün rantiye mantığını devam ettiriyor. IMF yok ama IMF ne istiyorsa onu yapıyor. Kemal Kılıçdaroğlu, Jeremy Rifkin’in ekonomi danışmanı olarak getirileceğini açıklaması yaptı. Bunu ben de eleştiriyorum ama AKP hükümetinden de eleştiri geldi. Hâlbuki kendileri de Derviş-Fisher modelini iktidarlarının ilk yıllarında uyguladılar. Esasında değişen bir şey yok. Aslında 54. Erbakan Hükümeti bütün hükümetler için el feneridir. Kim ki ekonomide başarılı işler yapmak istiyor 54. Erbakan Hükümeti’ne baksın. Kim o modeli aynı anlayışla uygulamaya koyarsa bir ekonomik model kalıcı hale gelebilir.”
“DEVLETİN VE TOPLUMUN ADİL EKONOMİK DÜZEN’E İHTİYACI VAR”
Millî Görüş zihniyetinin sistemleştirdiği Adil Ekonomik Düzen’e devletin ve toplumun ihtiyaç duyduğunu, bu modelin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Mustafa Kurdaş şöyle konuştu: “Erbakan Hoca, gardiyan değil garson devlet benzetmesi yaptığı ve 54. Hükümet’te uygulamaya koyduğu Adil Ekonomik Düzen’i anlatıyor. O kadar detaylı anlatıyor ki bir kredi meselesi sadece vatandaşın değil, sanayiciyi ve müteşebbisi de ilgilendirir. Adil Ekonomik Düzen yatırımı ve üretimi esas alır. Erbakan Hoca Adil Ekonomik Düzen’de ‘ekonomi yönetiminde para nedir’ meselesini anlatırdı. Bu kredi meselesi bile Adil Ekonomik Düzen’in ne kadar güçlü bir model olduğunu ortaya koymuştur. Adil Ekonomik Düzen bir ekonomi modeldir; faizin olmadığı, verginin olmadığı, zulüm metotlarının olmadığı ve herkesin hakkını aldığı model ve sistemdir. Bu model günümüz bakımından da bilimsel bir modeldir. Ne insanın fıtratına aykırı ne insanın Müslümanlığına aykırı ne de ekonominin esaslarına aykırı. Bu modelde sanayici de üreten de müteşebbisi de çalışanı da hakkını alıyor. Devlet de hakkını hak ettiği kadar alıyor. Adil Ekonomik Düzen sadece bir tane vergi var, yüzde 2 buçukluk bir vergi. Bugünkü sistem rantiyeye ve vergiye çalışıyor. Patron da böyle çalışan da böyle. Yani patron ve çalışan rantiyeye ve vergiye çalışıyor. Ancak Adil Ekonomik Düzen ise adil paylaşım ve bölüşümü referans alan bir ekonomi modelidir.”