YORUM: “Hayat İptal!”

Mücbir sebepten dolayı “iptal” edilen işlerin çoğu, aslında yapmaya mecbur olunmayan işlerdi. Peki, mecbur hissettiren sebep neydi? Sebep; milenyumun şifresi olan “göz boyamak”tır. Çünkü renk tonlarını artırmak adına gereksiz birçok iş yapılarak göz boyanıyordu. Şimdi ise, “Madem kocaman şirket işleri bir yemek masasına, bir dizüstü bilgisayara sığabiliyormuş, neden dikmişiz onca plazayı” diye soruluyor. “Toplantılar video konferansla, alışverişler sanal marketlerle, eğitim uzaktan yapılabiliyormuş da neden işe, okula, alışverişe yetişmek için bunca çile çekilmiş” diye hayat sorgulanıyor.

GÖRÜYORUM: “Vazgeçilecekler Listesi!”

Asıl aradığımız şu soruda gizlidir; işler iptal (cancel) edildiği için mi hayatı sorguluyoruz yoksa göz boyamaktan vazgeçme iradesinin farkına mı vardık? Eğer vazgeçme (cancel) iradesine sahipsek, “deneme yanılma” biter, bundan sonra yapacaklarımızdan pişman olmaz ve keşke demeyiz. Aksi takdirde dünyanın yeni rengine kanar, denemekten daha zor ve pahalı olan krizlere sürükleniriz.

Bu iradeye sahip olanların bundan sonra hayatının ne ölçüde değişeceğini vazgeçtikleri belirleyecektir. Ve hayatın değeri, “çok yoğun” olunan işlerle yeniden kıyaslandığında nelerden vazgeçileceği bilinecektir. Nelerden vazgeçebileceğini bilenler için hayat “bir göz odaya sığıyorken neden dünya talan” edilsin? İçimizdeki safraları atmak varken neden hırslarımızın emrinde kutuplaşalım?

ÖNGÖRÜYORUM: “Sorulmamış Soruları Cevaplamak!”

Tarih gösteriyor ki; “Felaketlerin asimetrik yönleri vardır ve yıkım nadiren insanların düşüneceği şekilde gerçekleşir. Çünkü tüm faktörleri takip etmek veya nasıl bir araya geleceklerini tahmin etmek mümkün değildir.” O halde; “yeni fikirlerden çok, eskiden tartışılmış ’yeni’ fikirlere odaklanmak” gerekiyor. Bu açıdan “kolektif değer” üreten fikirlere önem verilmelidir. Bu sayede değişimin yönünü, “kazancın miktarından çok meşruiyetini önemsemek” belirleyecektir.

Henüz sorulmamış soruları cevaplamak için ihtiyacımız olan şey: “Umut vadeden bir fikir, ortaya konacak bir çaba ve sevecek biridir!” Beynimize, bedenimize ve kalbimize yeniden yön vermek zorundayız. Çünkü sağlık, bir bütünlük (akıl-beden-ruh)tür. Bütünlük, bilgi ve dayanışma uygulamaları ile iradesi güçlü ve eylemleri etkili insanlara yeni rehberlik kapıları açılacaktır. O halde; sermayeniz kararınız, geliriniz eyleminiz olsun!