Muhterem Müslümanlar!
Her yıl Ekim ayının 1-7. günlerinde “Câmiler Haftası” adıyla 1986 yılından beri Diyanet İşleri Başkanlığı’nca bir hafta tertip edilmektedir.
Bu bir hafta içinde câmi, cemaat, ibadet üzerinde konuşulmakta Müslümanların bu konulara dikkati çekilmektedir.
Câmi, bir kurum olarak İslâmî sosyo-kültürel çevrenin şekillenmesinde hayati bir role sahiptir.
Cami, her saat büyük küçük herkese açık, adaylarını kayıt parası, teminat... vesaire gibi herhangi bir engel çıkarmadan kabul eden büyük bir halk üniversitesidir. Dünyada hiçbir üniversite halka camideki kadar malumat veremez.
Cami ve cemaat, dinimizin çok önem verdiği mefhumlardır.
Camide cemaatle namaz kılmanın cemaate katılmanın sevabı 27 derece ile ifade edilmektedir. Camiye cemaate katılmaya giden bir mümin bu hareketiyle birkaç amelin sevabını bir niyette toplamış olur.
Niyet câmiye gitmek olunca şu sevaplar kazanılmış olur:
1- İbâdet sevabı.
2- Ders dinleme sevabı.
3- Fenalıktan uzak olma sevabı.
4- Bildiğini öğretme.
5- Cemaat sevabı.
Muhterem Müslümanlar!
Camiden istifade eden millet ve devlet yükselir. Çünkü câminin mimarisinde, ilminde, edebiyatında, musikisinde hep mutlak faide vardır. Câmi kültürü hakikatin, hayatın kendisinin kültürüdür. Câmide, mutlaka mahlûkata faydalı dersler öğretilir.
Muhterem Müslümanlar!
Câmilerin sâdece ibadet yapılan bir mekân olarak düşünülmesi doğru değildir. Zira câmiler, din eğitiminin temelini teşkil eden iman, ibadet, ahlâk yönünden insan ruhunun işlendiği ve hatta halk eğitiminin en geniş bir şekilde yapıldığı yerlerin başında gelmektedir.
Muhterem Müslümanlar!
Farkında mısınız bilmem, câmiler gün geçtikçe hayattan kopuyor. Vakit namazlarında câmilerde boş denecek kadar az cemaatin olması Müslümanların tembel, ihmalkâr olduklarını gösteriyor.
Camiler konferans salonu olarak da kullanılmalıdır.
Camilerin süsü cemaattir. Bu cemaati bizler oluşturalım, câmilerin süsü olalım.
Muhterem Müslümanlar!
Camiler helâl parayla yapılmalı. Haram parayla yapılırsa bereket hâsıl olmaz. Haram parayla cami yapmak câiz değildir. Bir mescidin makbul bir İslâm mabedi olabilmesi için, helâl bir mal ile, sırf Allah rızası için inşa edilmesi gerekir. TevbeSûresi 18 nci ayette mescidlerin kimler tarafından yapılacağı belirtilmiştir.
“Dünya bana mescid kılındı» hadisini de unutmayalım.
Camiler müminleri hayata hazırlayan merkezlerdir. Bu merkezlerden kopmayalım muhterem kardeşlerim.