Evvelki gün büyük mütefekkir ve İslam kahramanı şehit imam
Hasan el-Benna’nın dar-ı bekaya irtihalinin yeni bir yıl dönümünü idrak ettik.
Bu vesile ile bu Allah (C.C.) dostunu hatırlayanlar, onun için Fatiha okudular
rahmet niyazında bulundalar. Biz de kendisine rahmet diliyor, kabrinin nur,
makamının âli olmasını niyaz ediyoruz.
Kimdir Hasan el-Benna
Gençlerimiz için önemli bir geçmişe sahip olan Benna’yı Türk
okuru onun neşrettiği “RİSALE’’lerden tanır. Yayınlandığı yıllar gençlerimiz
için gerçekten ufuk açıcı olmuştur. Bizler “Risale’’lerden çok şey öğrendik.
Hasan el- Benna rahmetullahialeyh İslami hareketi kabul eden
Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin)’in kurucusu ve teorisyeni idi.
Doğduğu dönemde Mısır, İngiliz sömürgesi altında idi.
Ailenin ilk oğlu olarak 1906 yılında doğdu. Büyüdüğü ortam İslami değerleri
koruyabilmişti.
8 yaşında ilköğretimini Reşad Dini Bilgiler Okulu’nda
tamamladı. Bu okulda arkadaşlarıyla ‘Ahlâk ve Edep Cemiyeti”ni kurdu. Çocuklar
arasında kötü tavır ve davranışları ıslah ettiler.
Arkadaşlarıyla örgütlü bir çalışma yaptılar. “Haramların
İşlenmesini Önleme Cemiyeti’’ adıyla bir cemiyet kurdular. Nahoş davranışta
bulunanlara uyarı mektupları yazdılar.
Camiye gidip gelirken Hassafiye Tarikatı’na mensup kişilerle
tanıştı. Bu tarikatın çalışmalarına katıldı. Aktif hayatında tasavvufun önemli
bir yeri olmuştur. Bundan dolayı, “Benim eğitim ve davranış bilimi olarak
adlandırdığım zâhidlik, bana göre İslam’ın özüdür’’ demektedir.
Benna, ihtilaflı konulardan özenle kaçınmıştır.
Kurduğu İhvan-ı Müslimin hareketini, “bilgi, eğitim ve
cihat”a dayanan genel bir hareket olarak yönlendirmiştir.
Girdiği her ortamda Hasan el- Benna, İslâmi faaliyetlerini
sürdürmüştür.
12 yaşında camide imamlık yapıyor, ezan okuyor ve her sabah
kapı kapı dolaşarak halkı sabah namazına uyandırıyordu.
Hasan el- Benna’ya göre materyalizm Batı maneviyatını
kısırlaştırmıştır. Bundan dolayı Batı medeniyetini irtidat, ahlâksızlık, zina,
bencillik, tefecilik, ahlâki iflasa sebebiyet vermiştir. Batı medeniyetinin
etkilerinin İslâm dünyasında görülmeye başlamasıyla da İslâm dünyasında da
ahlâksızlık, zina, bencillik, tefecilik gibi olumsuz durumlar yaygınlaşmaya
başladı.
el-Benna, üniversite yıllarında mücadelesini büyük bir şevk
ile sürdürdü. Ailesinden ve arkadaş çevresinden kazandığı takva ile
duyarlılığını hep sürdürdü.
Arkadaşlarıyla Kahire ve çevre kasabalara dağılarak halkın
toplu bulunduğu yerlerde 10 dakikayı geçmeyen vaazlar ve İslâmi davet
çalışmaları yaptılar. Ancak bazı şeyhler bu çalışmalara öfkelendiler ve
Benna’yı camiden kovdular. Bu defa Benna, öğrencilik yıllarında alışkın olduğu kahvelerdeki
konuşmalarına döndü.
(Konuya haftaya devam edeceğiz inşallah.)