Bayramın birinci günü tüm gazeteler Saddam Hüseyinin idam görüntüleri ile çıktı. Özellikle Saddamın idamı Bush tarafından arefe gününe denk getirilmişti. Sanıyorum bununla İslâm dünyasına verilmek istenen mesaj vardı. Mesaj kesin olmakla birlikte bu mesajın içini herkes kendi düşünce ve anlayışına göre doldurabilir. Saddamın idamını Büyük Ortadoğu Projesinin uygulamasındaki önemli nirengi noktalarından birisi olarak okumak mümkün olduğu gibi, ABD ve İngilterenin yıllarca bölgede işbirliği halinde oldukları bir suç ortaklarını ortadan kaldırma hareketi olarak nitelendirmek de mümkündür. ABDnin işine yaradığı sürece kullandığı işi bitince de ipini çektiği işbirlikçilerden birisi olarak da olayın algılanması mümkündür. Olaya bu açıdan bakınca şu anda bir takım çıkarları için ABD ile işbirliği yapanların Saddamın idamından ders almaları ve ayaklarını ona göre denk almaları gerekir. Bilmelidirler ki bugün Bushun sırtlarını okşaması gerçek bir dostluğun tezahürü değil, şimdilik ihtiyaç duyulduğu için sergilenen sahte bir sevgi gösterisinden ibarettir.

Saddamın böylesine alelacele idam edilmesini Irakın bölünmesini hızlandırma yönündeki bir adım olarak nitelendirmek de mümkündür. Çünkü, görünen o ki, Saddamın cellatları özellikle şiilerden seçilmiştir ya da dünyaya öyle gösterilmiştir. Böylece Irakta sünni-şii çatışması körükleniyor, düşmanlıklar kine dönüştürülüyor. ABDgörmüştür ki, Irakta sadece peşmergelere dayanarak istediği sonucu elde edemeyecektir. Peşmergelerin ciddi bir gücü yoktur. Bu bakımdan şiileri de yanına alması, isteği istikametinde harekete geçirmesi gerekiyor. Böylece Irak üç parçaya bölünecek ve bu bölünme ABDistediği için değil sanki Iraktaki şii, sünni ve peşmergeler istediği için gerçekleşmiş görüntüsü verilecektir. Belki de Irakta sözü edilen taraflar bile genellikle farkına varmayacaklar. Onlar kendi arzularını gerçekleştirdiklerini düşünürlerken ABDnin planı uygulanmaya devam edilecektir.

Bu bakımdan Saddamın idamı gerek Iraktaki, gerek dünyanın diğer köşelerindeki ABD yandaşlarına ders olmalıdır. Uşaklığın sonu iş bitince ya buruşturulup atılmak ya da kelleyi vermekten geçmektedir.

Olayın bir başka boyutu ise idamın İslâm dünyasının  Kurban Bayramı arefesine getirilmiş olması ve Müslümanlara bayram günü bu konuyu konuşturması ve tartıştırmasıdır. Anlayanlar için bir tehdit de içermektedir. Müslümanların kutsalına karşı saygısızlık, küstahlık ve terbiyesizlikteki fütursuzluktur.

Tüm İslâm dünyasına karşı Bushun "Hizaya gelin" komutu ve ikazıdır. İşte bu komut karşısında takınılacak tavır çok önemlidir. Saddamın idamının Irakın iç meselesi olarak nitelendirilmesi aymazlığın ve gafletin bir ifadesidir. Hangi Irakın iç meseledir Saddamın idamı Irak bağımsız mıdır Yapılan yargılama hukuka uygun mu olmuştur Bu sorulara evet demek mümkün müdür İşgal altındaki bir ülkenin bağımsızlığından, tarafsız yargıdan söz etmek mümkün olabilir mi

ABDistediği için Saddam yargılanmış, idamına karar verilmiş ve Bushun istediği  gün de idam edilmiştir. Çünkü, Bush cuma günü yaptığı açıklamada Saddamın işinin cumartesi günü bitirileceğini açıklamış, tüm ABD medyasında Saddamın idam günü önceden ilan edilmiştir. Tüm bunlar ortada iken bazı Iraklıların Saddamı doğru dürüst yargılayıp layık olduğu cezayı verdiklerini ve idam ettiklerini söylemeleri doğru olabilir mi

Netice itibariyle diyebiliriz  ki, Bush koyu bir İslâm düşmanıdır ve İslâm dünyasına istediği şekli vermek hususunda yeri geldiğinde işbirlikçilerini bile ortadan kaldırmaktan çekinmeyecektir. Hatta, bunu zevkle yapacaktır.

Dileriz ABD uşakları Saddamın idamından gereken dersi alırlar.