Siyonist lerle Haçlıların beraber hazırladıkları

planlara, içerdeki işbirlikçilerin de dahil olması ile başlayan modern Haçlı

seferleri bütün hızı ile devam etmektedir.

Maalesef şu ana kadar 3 milyondan fazla Müslüman ın

katli, yüzbinlerce tecavüz olayı, altyapılarının tahrip edilmesi, zenginlik

kaynaklarının yağmalanması ve coğrafyalarının parçalanması ile onlarca İslam

ülkesi sürecin etkisi ile perişan olmuştur. Kanlı süreç devam etmektedir.

İsmine ne derseniz deyiniz, bunun modern bir Haçlı seferi

olduğu apaçık bellidir. İslam ı ve onun emrettiği nizamı ortadan kaldırmayı

amaçladığı ifade edilebilir.

Bu istilanın nerelere kadar uzanacağı tahmin edilmekle

beraber, şimdilik meçhuldür.

İslam, Müslümanlara ülkelerini ve mukaddesatlarını nasıl

savunmaları gerektiğini en başta öğretmiştir:

Geniş anlamı ile cihad emek...

Cihadı Müslümanlara mükellefiyet olarak yükleyen Cenabı

Allah, bu şekilde onları imtihana tabi tutmaktadır.

Cihadı Allah ın emrettiği ve Peygamber in gösterdiği

şekilde yapan Müslümanlar, hem mukaddesatlarını korumakta, hem İlayı

Kelimetullah ı, yani Hak Nizam ın insanlığa tebliğini yapmakta, hem de

ahiretlerini kazanmaktadırlar. Cihadı terk eden veya emrolunduğu gibi

yapmayanlar ise, güçlü düşmanları karşısında her şeylerini kaybederek mahv u

perişan olmaya mahkum olmaktadırlar.

Bugünkü kadar büyük ve kapsamlı Haçlı istilaları geçmişte

de olmuştur. Mesela 1094 yılında başlayan ve tarihin en kanlı haçlı seferi

sayılan istila, 100 yıldan fazla sürmüş ve milyonlarca Müslüman ın kanına,

malına ve ırzına malolmuş, sayısız medeniyet eseri tahrip edilmiştir.

Enteresandır, cihadı terk etmekle helak olan ve büyük

zararlar gören Müslümanların yerine, bir müddet sonra yeni ve şuurlu bir nesil

gelmekte ve İslam yeniden zirveye tırmanmaktadır.

Mesela yukarıda örnek olarak verdiğimiz büyük Haçlı

seferlerinden sonra, bir de Moğol istilası meydana gelmiş, Müslümanlar ikinci

defa katliam ve yıkıma uğramışlardır. Bunun arkasından ise, Anadolu Erenleri

kurdukları sohbet halkaları ile Müslümanlara cihadı yeniden öğretmişler ve

İslam yeniden izzet bulmuştur. Nitekim bu ruhla yetişen Osmanlı, İslam ı

dünyaya tebliğ etmekle kalmamış, asırlar süren cihan hakimiyetini de

gerçekleştirmiştir.

Şimdi bu mantıkla şu cümleyi kurmak yanlış olmaz:

Allah İslam ı yaşayarak emrolunduğu gibi cihad etmeyen

kullarını, başka güçlü, kuvvetli ve zalim kulları ile tasfiye etmekte, yerine

yeniden Kuran a bağlı ve onu yaşayarak izzet bulacak kullarını getirmektedir.

Bu husus muhtelif Ayet ve Hadislerde vurgulanmaktadır.

Hiç şüphe yok ki, Kuran ı biz indirdik, elbette onu yine

biz koruyacağız. Hükmü ile Hicr Suresi 9. Ayeti bu paralelde Allah ın vaadini

ifade emektedir. Cenabı Allah ın Kur an ı koruyacak gücü gene Kur an dan alan

nesiller eliyle bu vaadini yerine getireceği ise açıktır.

Bugünkü Haçlı seferlerinin gerçekleştirilmesinde zalim

haçlılar suçludur, kabul!.. Yerli işbirlikçiler de suç ortağıdır, o da kabul!..

Ey cihad etmekle görevli olan Milli Görüşçüler!

Başımızı ellerimizin arasına alarak düşünelim. Hem cihad

etmekle görevliyiz diyoruz, hem de çoğumuz kaide ve kuralına uyarak, bütün

gücümüzü kullanarak cihad etmekten hayli uzağız.

Cenabı Allah, bu şekilde cihadı terk eden kullarını

cezalandırıp tasfiye etmekte olduğunu biliyor isek, biz bu tembellikle bu

tırpandan kendimizi kurtarabilecek miyiz

İslam dünyasının duçar olduğu bu yeni Haçlı istilasının

asıl sebebi, sakın cihad tembeli olan bizler olmayalım

Düşünelim!

Müslümanlar; yukarıda örneğini verdiğim Haçlı ve Moğol

istilalarından, ancak cihadı öğrenmiş ve Müslümanların birliğini sağlamayı

başarmış kuşakların türemesinden sonra kurtulabilmiştir.

Bugün İslam dünyasında, hem İslam Birliği ni kurmayı

hedeflemiş, hem de İslami bir hayatı devam ettirebilmek için cihad etmek

gerektiğini bilen Milli Görüş camiasından başka bir topluluk var mıdır

Reform paketleri ile kabuk tedbirler ile, ya da Haçlının

gölgesine sığınarak bu büyük tehlikeyi atlatabileceğimizi mi sanıyoruz

Şimdilik fiili cihad görevini layıkı ile yapmayan kardeşlerimiz, reform

paketleri hayata geçince ve nefret söylemi diye yaftalanacak kavli cihadımız

da yasaklanınca mı yapabileceğimizi sanıyorlar

Sonuç olarak, kazası mümkün olmayan cihadı terk eden

Müslümanlar kendilerine yazık etmektedirler. Bu vurdumduymazlık devam ederse

tasfiye olmak kaçınılmaz olacaktır.

Ey Mili görüşçüler!

Bırakalım işbirlikçilerin neler yaptığını takip ederek

oyalanmayı da kendi görevlerimize bakalım. İki dünyamızı da kaybetmeyelim.

Felahın cihad etmekte olduğunu görelim.

KIYAMET NE ZAMAN KOPAR

Nene gerek ne zaman kopacağı,

Ölümün yakın al sana kıyamet!..

Boşuna mı verdi kolu bacağı

Milli Görüşçü kalk artık kıyam et!