Ülke ekonomisini yöneten isimlerin dilinden tasarruf sözcüğü hiç düşmüyor!

          Her fırsatta tasarruftan söz ediyorlar!

          Ve israfın önüne geçileceğini söylüyorlar!

          İsraf yani gereksiz harcamalar konusunda sözüm ona hassasiyet gösteriyorlar.

          Bu konuda hassasiyetlerini dile getirirken öyle cümleler kuruyorlar ki duyduğunuz zaman hayretler içinde kalmamanız mümkün değil!

          İçlerinden biri diyor ki:

          Gereksiz harcamaları olabildiğince azaltacağız!

          Tam “buyur buradan yak” denilecek türden bir açıklama!

          Dikkat ettiyseniz “gereksiz harcamalara son vereceğiz” demiyor ya da diyemiyor!

          Zira ekonomi yönetimine hâkim olan bir “itibardan tasarruf olmaz” anlayışı var.

          Peki, “gereksiz harcamaları olabildiğince azaltacağız” demek aslında ne demek oluyor?

          Gaye tabii “her ne kadar tasarruftan söz ediyorsak da gereksiz harcamalar yine devam edecek” demek oluyor!

          Bir yandan kamu araçlarının satılacağı söyleniyor.

          Bir yandan yeni bina alımlarının yapılmayacağı ilan ediliyor.

          Bir yandan azami tasarruftan söz ediliyor.

          Ama bütün bu laflar edildikten sonra bir yerlere hepsini silip süpüren “gereksiz harcamaların devam edeceği” müjdesi(!) veriliyor.

          Olabildiğince azaltacağız denilerek yine gereksiz harcamaların yapılacağı ilan ediliyor!

          Bir de attıkları bu adımlarla “enflasyonu düşürme hedefine” katkıda bulunacaklarını iddia ediyorlar.

          Gereksiz harcamalara tamamen son verilmedikçe!

          Yani israfın önüne hepten geçilmedikçe!

          Enflasyonu düşürme hedefi hayal olmaktan öteye bir anlam ifade etmiyor ki!

          Öncelikle “itibardan tasarruf olmaz” anlayışının terk edilmesi gerek!   

          Sonra da gereksiz harcamaları sıfır noktasına indirmek gerek!

          Bunlar yapılmadığı sürece hiç kimse “enflasyonu düşürmekten” söz etmemelidir.

          Zira “gereksiz harcamaları olabildiğince azaltacağız” demek israfa “yeşil ışık yakmaktan” başka bir şey olmuyor!

          Bize kalırsa gönüllerinden geçenler dillerine yansıyor ve onu söylüyorlar!

          Başka izahı var mı bunun!