Bismillâhirrahmânirrahîm;
Deprem, kışın en sert soğuklarının yaşandığı bir gecede Türkiye’yi yakaladı. Saat 04.17… Uykunun en tatlı yaşandığı saatler… Türkiye tarihinde yaşanan en kapsamlı; en fazla can zayiatı ve hasarın oluştuğu bir faciayı yaşıyoruz. Derinlerden gelen uğultunun şahitleri, ürpertici bir ses ve sarsıntı ile uyandıklarını anlatıyorlar. Kıyamet sarsıntısını hatırlatırcasına! Kaçıp kurtulmaya fırsat tanımadan! Bir anda milyonlarca insan göçük altında kaldı.
Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan deprem Adana’dan Diyarbakır’a; Adıyaman’dan Hatay’a kadar Gaziantep, Malatya, Şanlıurfa, Kilis ve Osmaniye’yi de içine aldı. Adıyaman AGD Şube Sorumlusu Bedrettin Beyazkaya yaşananları özetledi: “Aman, aman! Burası Adıyaman! Her gelen haberde bir parçam gömülüyor toprağa… Nefesim kesiliyor… Rabbim şehitlerden eylesin!”
Yerbilimi uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, “Tüm yeryüzünde böyle deprem işleyişi görülmedi” diyerek, facianın büyüklüğünü anlattı: “130 atom bombası gücünde. Tüm yer, yukarıdaki kırıklar gıcırdıyor.” (06.02.2023)
Olayın vahametini fark eden Türkiye halkı, daha depremin ilk dakikalarında harekete geçti. “Gün, bugündür” diyerek depremzedelerin imdadına koştu. Kimisi kan bağışı yaptı; kimisi de aynî ve nakdî yardım seferberliğine girişti. Siyasiler, STK’lar, gönüllü vatandaşlar deprem bölgesi için seferber oldu. Resmî ve gönüllü arama kurtarma ekipleri acılara ortak olmaya, enkaz altındakilere yardıma koştular. Kısa sürede, geniş alana yayılmış göçüklere ulaşmak mümkün değildi.
DAYANIŞMA GÜNÜ
TÜM siyasi partiler yanında, Saadet Partisi’nin işe daha farklı sarıldığını gördüm. Depremin meydana geldiği daha ilk saatlerde Saadet Partisi Başkanlık Divanı Genel Merkez’de toplandı. Hemen bir “kriz masası” oluşturdular. Genel Başkan yardımcılarının her biri depremin yaşandığı illere gitti. Temel Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı ile telefon görüşmesi yaptı.
Saadet’liler, “Cenab-ı Hak böyle yeni acılar göstermesin” diyerek şu açıklamayı yaptılar: “Gün, dayanışma ve beraberlik günüdür. Mensuplarımızla birlikte, bütün imkânlarımızla milletimizin yanındayız.” (06.02.2023) Bütün Millî Görüşçü kuruluşları (MİLKO) da koordine edip facianın yaşandığı illere gönderdiler. CANSUYU, AGD, ÖĞ-DER hepsi deprem bölgesinde ve halkın arasında idi.
Millî Görüşçü kuruluşlar, diğer ekipler ve gönüllülerle birlikte “uyum içinde” çalıştılar. Can pazarının yaşandığı bir ana-baba gününde milletimiz tek vücut oldu. “Beni kurtarın” diyen feryatlar göklere yükseliyordu. Milyonlarca insan, yakınlarının bir an önce enkazdan kurtarılmasını bekliyordu. Acı, çığlık, ah ve gözyaşları dinmek bilmiyor; feryatlar yürekleri dağlıyordu. Manzaraya can dayanacak gibi değildi.
Böylesine kapsamlı deprem ilk defa yaşanıyordu. Ne yapalım ki, takdir Rabbimizindi. O’nun hikmetinden sual olunmazdı. İnsan ne kadar acizdi! En yakınları göçük altındayken milyonlarca insan çaresiz bekliyordu. Arama kurtarma ekipleri faaliyetteydi; ama depremin ucu yüzlerce kilometre ileriye uzanıyordu. Yetişmiş, nitelikli uzman ekip ihtiyacının ne kadar yüksek olduğu yaşanarak görüldü.
ŞUUR VE UYARI!
FACİA, milletimizin fotoğrafını net bir şekilde görüntüledi. Bir görüntü verip deprem bölgesinden ayrılanlarla, devamlı milletimizin yanında yer alanlar ortaya çıktı. Hâlâ, dehşetin vahametini fark edemeyenler var; yüz binlerce canımız enkaz altında! Enkazın kaldırılmasının aylar, yıllar süreceği anlaşılıyor. Böylesine kapsamlı bir depremin yaralarını sarmak; tamir etmek; hayatı normale döndürmek hiç de kolay bir iş değil. Önce zorluğun “şuurunda” olmalıyız.
Millet olarak daha fazla kenetleneceğiz. Felâket karşısında, “Birimizin derdi, hepimizin derdi” olursa yaraların sarılması kolaylaşır. Birlik olur, depremzedelerin dertlerine ortak olur, saflarımızı sıklaştırırsak Allah bize yardım eder. Gün, birlik olma günü! Depremin ilk 72 saati kritikti. Depremin altıncı günündeyiz. Herkes işini yapmalı, milletimizin ihtiyaçlarını karşılamalıyız. Gün, birbirine sataşma, kavga günü değil; kollarımızı açıp kucaklaşma günüdür.
Depremi istismar edip acıyı fırsat sananları duyuyoruz. Dış tuzaklara karşı da “çok uyanık” olmalıyız. Düşmanlarımızın da fırsat kollayacağını unutmayalım.
Pentagon’dan yapılan açıklamaya göre, ABD, George HW Bush Uçak Gemisi’ni depremde arama kurtarma ve insanî yardım amaçlı Türkiye’ye gönderdi. Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, deprem sonrası Türkiye’yi işgal etme senaryosuna dikkat çekerek, “Uyanık olun” (08.02.2023) açıklaması yaptı.
Sömürgeci zihniyet depremde Türkiye’ye alınmamalıydı. Şunu unutmasınlar ki; bu aziz millet “yıkıldı”; “yok oldu” denildiği dönemlerde bile küllerinden nice zaferler çıkarmasını bilmiştir. Deprem seferberliği bunun ispatıdır