Bir şekilde biriktirdiniz, elinizde bir miktar sermayeniz vardır.

Zalim kapitalizm düzeninde bu sermayenizi değerlendirmek istiyorsunuz.

Adil Ekonomik Düzen olmadığına göre, bu düzende bu paranıza nasıl para kazandırabilirsiniz

*

1. Devlet VADELİ TAHVİL çıkarır.

Sizin paranızı devlet alır, onunla borcunu öder. Günü gelince faizinizle birlikte paranızı öder.

Devletin elinde zaten YTL vardır. Size neden faiz öder

Batı da bu uygulamanın bir anlamı vardır. Bizde ise devleti borçlandırıp iflas ettirmek için yapılır.

2. REPO diye bir şey geliştirilmiştir.

Akşam paranızı repoya yatırırsınız ve gecelik faiz kazanırsınız. Beklemenize gerek yoktur.

Batı da bu paradan işletmeler yararlanır. Çünkü faizler %5 lerin altında, kâr ise %5 lerin üstündedir.

Oysa Türkiye de işletmeler bundan yararlanamazlar. Çünkü faizler yüksektir. Kimse o kadar para kazanamaz. Bunları da yine devlet alır ve size faizinizi öder.

Devlet bununla ne yapar Faiz borçlarını ödemeye devam eder. Sonunda devletin borçları artar ve koca Osmanlı devletinin yıkılması gibi Cumhuriyet devleti de yakılır.

Devletin elinde zaten YTL vardır. Halka durmadan faiz ödemenin ve artırmanın ne mânâsı vardır !.

3. İşletmeler HİSSE SENETLERİ çıkarırlar.

Nakdinizle bu işletmelerin hisse senetlerini alırsınız. İşletmeler bu parayı çalıştırır ve sizlere kârından ödeme yaparlar. Kayıtlı ekonomide bu uygulama çalışır. Kayıtlı olmayan ekonomilerde bu uygulama vatandaşlar için sadece bir kumar aracıdır. Çocukken oynamışsınızdır, hep al hep ver gibi. Herkes birer lira koyar, bir zar atar ve hepsini alır veya bir daha koyar.

İşte Türkiye de yapılmakta olan da aynen böyle bir şeydir. Çünkü Türkiye de işletmeler kayıtlı ekonomi içinde değildir. Kârınızı hesaplayamazsınız. On sene sonra sosyal sigorta gelir, bir borç tahakkuk ettirir ve siz iflas edersiniz. Son yıllarda Uzanlar a yapılan budur.

4. BANKALARA paranızı vadeli yatırırsınız, size kanuni FAİZ öderler.

Bankalar da işletmelere kredi açarlar. Siz bu kredilerden yararlanırsınız.

Türkiye de bu uygulama da krediler ancak devlet ihalelerinde kullanılırsa bir işe yarar.

Ama o da bir işe yaramaz, çünkü devlet vaktinde istihkakları ödemez ve firma batar

*

Sonuç olarak Türkiye de herhangi bir tasarruf ancak devletten alınan FAİZ ile mümkün olmaktadır.

Devlet tamamen gereksiz faizleri öder ve borçlanır.

Faiz artar-borç artar; borç artar-faiz artar...

İşte böyle bir kısır döngü sürer gider...

Ne zamana kadar sürer gider

Su alan devlet gemisi sonunda batıncaya kadar!

Nitekim Osmanlı imparatorluğumuz da işte böyle battı...

Şimdi sıra Türkiye de!..

*

Dışarıdan gelen dövizle de dış borçlar artırılır.

Her yıl ülkemizin dış borçları gittikçe artmaktadır, yıllık faizleri artmaktadır ve devlet artık borçlarının sadece faizlerini bile ödeyemez hâle gelmektedir!..

Bu zalim sömürü düzeni böyle devam ederse, sonunda teslim olunacaktır

Koca Osmanlı imparatorluğunu böyle batırdılar

Şimdi sıra Türkiye de!..

*

Türkiye malum olduğu üzere kayıt dışı ekonomi ile çalıştığı için devlet yıkılsa bile halk ekonomisini sürdürmekte, halk ekonomisi sayesinde Türkiye batmamaktadır.

Osmanlı Devleti battı ama yerine Türkiye Cumhuriyeti kuruldu...

Şimdi de Cumhuriyet yıkılsa bile, bu halk yeni bir devlet kuracak güçtedir...

Bunu bilen Türkiye düşmanları 28 Şubat Darbesi ile Türkiye yi yıkma denemesi yaptılar ve 54. Hükümeti yıktılar ama Türkiye yi yıkmayı başaramadılar

Şimdi de AKP ile birlikte denemektedirler ama;

Türkiye yi yine batıramıyorlar

Görelim Mevlâm neyler

O neylerse güzel eyler...