1993 Nisan’ından itibaren Millî Gazete’de yazıyorum. İlk yazımdan bugüne yaklaşık 24 yıl geçmiş. Bizi devamlı tâkip eden okuyucularım hatırlayacaktır, tâ o günlerde, Irak’ta, Suriye’de ve Ortadoğu’nun diğer ülkelerinde ortaya çıkacak hâdiselerden bahsetmiş, Hıristiyan ve Yahudilerin “Armegedon Savaşı”, İslâmî kaynakların “Hermeciddun Savaşı” diye bahsettiği savaşa dikkat çekmiştik. O sıralar yazdıklarımız belki çoğu kimseye hayal mahsulü gibi gelmişti. Yine o tarihten itibaren ve daha öncesinde kitaplarımızda “Türkiye Üzerine Oynanan Oyunlara” dikkat çekmiştik. Orada dikkat çektiğimiz oyunların tamamı da sahnelendi. Şunu demek istiyorum. En başta bu ülkeyi yönetenler! Lütfen bundan sonra söyleyeceklerimizi ciddiye alın. Bu vatan hepimizin. Allah muhafaza bu vatanın başına bir iş gelirse hepimiz perişan oluruz. Sadece bizler değil, Âlem-i İslâm’daki bütün Müslümanlar da… 

Bu yazıda muhatabımız AK Parti İktidarı. Yani yaklaşık 13 küsur yıldır ülkeyi idare eden bir yapı. Bu iktidarın, yol, köprü, tüp geçit, sağlık hizmetleri, duble yol, vs gibi hizmetlerini takdir ettiğimizi belirtmiştik. Ama bu iktidarın bir türlü aklımızın almadığı yığınla icraatları var. İşte bu yazıda bunlara dikkat çekeceğiz. Ülkemize, bu ülkede yaşayanlara ve civarımızdaki kardeş ülkelere ve halklarına faydası olmayan bu icraatlara dair aklı kim verdiyse peşinen belirtelim ki bu akıl akıl değil. Ne gibi? İşte bazıları: 2007 yılında neşrolan “Dünden Bugüne Türkiye Üzerine Oynanan Oyunlar (Bu Vatana Sahip Çıkalım)” isimli  kitabımızın 7. Bölümünün başlığı “AKP İktidarı ve Kurtlar Sofrasında Türkiye” idi. Evvela buradaki başlıkları özetleyelim: 

* AKP İktidarı ( O sıralar Partinin ismi böyle idi) 14 Mart 2003’te işbaşına geçti. Yaklaşık altı gün sonra da 20 Mart 2003’te Amerika, İngiltere ve diğer koalisyon güçleri Irak’a saldırdı. Atılan binlerce bombanın ardından 9 Nisan 2003’te Bağdat düştü. “Bununla AKP iktidarının ne ilgisi var?” Diyeceksiniz. Çok ilgisi var. Zira ülkemizden havalanan ABD savaş uçakları binlerce sorti yaparak Irak’ı bombaladı. Yine o sırada ABD, Irak’a Türkiye üzerinden karadan müdahale etmek istedi. Buna dair iktidarın hazırladığı tezkere birkaç oy farkla Meclisten geçmedi. Bu sürecin başlamasından sonra işgal güçleri 1,5 milyondan fazla Iraklı kardeşimizi öldürdü. Bu ülkeyi viraneye çevirdi. 

* AKP İktidarı, sonradan 23 İslam ülkesine felaket getiren BOP’nin “eşbaşkanlığını” yapan üç ülkeden biri olmayı müdafaa etti. Yine o yıllarda İsrail’le çok yönlü işbirliğine gidildi. 4 Mart 2004’te Manavgat suyunun İsrail’e akıtılması için bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya göre 20 yıl boyunca yılda 50 milyon metreküp su İsrail’e akıtılacaktı. 

* AB’ye girmek uğruna binlerce kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük değişikliği, vs. çıkartıldı. Bütün bunlar “zafer” diye takdim edildi. 

* Kıbrıs için hazırlanan “Annan Planı” müdafaa edildi. Hâlbuki bu plan, KKTC’yi yutma ve Mehmetçiği Ada’dan uzaklaştırma planı idi.

* Yine AK Parti iktidarı zamanında misyonerlik faaliyetlerine göz yumuldu. Ders kitaplarında bu işlendi. Dinlerarası diyalog çalışmaları teşvik edildi. Urfa’da “dinler bahçesi” adı altında, Cami, Havra, Kilise yapılması planlandı. Büyük merasimle bunun temeli atıldı. Ancak o inşaat alanında tarihî eser çıkınca bu çalışma durduruldu. (Şanlıurfa’ya gidenler Balıklıgöl yakınlarındaki bu alanı görebilirler)

* Yabancıların toprak ve gayr-ı menkul satın almaları kolaylaştırıldı. Özel Güvenlik sistemi yaygınlaştırıldı. 

* Sonradan adına “Paralel Yapı”, “PDY”, “Fetö Terör Örgütü” denilen yapılanmanın devletin bütün birimlerindeki faaliyetleri görülemedi ve o yapıya kolaylık sağlandığı sonradan ilgililer tarafından itiraf edildi.