Geçen akşam İzzet Şahin konuğum anlattı canlı yayında, ayağının tozuyla yeni geldi Güney Amerika dan. Kendisi Medine de 5 sene ilahiyat okuyup Türkiyeye döndüğünde YÖK, YOK demiş denkliğiniz bu ülkede . O da Güney Afrika da iki sene okuduktan sonra Kanada ya geçmiş. Beş sene de orada Fransızca eğitim gördükten sonra İHH Batı sorumlusu olarak Güney Amerika ya maddi ve manevi yardım için gitmiş. İlk dikkatimi çeken diyor, Brezilya ya Piri Reis haritasıyla Müslümanlar gitmişler. Yazılı tarihi taşlarda Arapça belgeler bulunmuş ki 715 tarihini göstermekte. Demek ki yalan söyleyen tarihte Amerika nın keşfi olan 1492 bir kez daha tekzip olunmuş oluyor.
1555 yıllarında da Afrika dan buraya köle ticareti ile getirilen zenci Müslümanlar Afro-Amerikan ismiyle yer tutmuşlar. Bugün nüfusları da hayli kabarık olan daha sonra İslâmî kimlikleri silinmeye çalışılan Müslümanlar 180 milyonluk Brezilya da 10 binlere ulaşıyor. Ancak Müslümanlığın nasılını onlara hatırlatmak gerekiyor. Çünkü Katolikliğin en koyu olduğu Güney Amerika da özellikle 1888 de köleliği kaldıran kanun çıktığında zencilerin hiçbir hak ve hukuk talebinde bulunmamaları için geriye doğru ne kadar resmi gayri resmi ne kadar bilgi ve belge varsa hepsi imha edilmiş.
Bir de Osmanlı ziyareti olmuş bu ülkeye. Ama onun hikayesi daha da ilginç geldi bana bunların tümünün şaşırtan hikayeleri yanında. Çünkü İzzet Şahin kardeşimiz bunları radyoda canlı yayında bana anlatırken bizzat orada yerinde duyup hissettiği için ben de adeta yaşıyormuş gibiydim.
Gemi imamı Abdurrahman Bağdadi
Yıl 1854. Osmanlı Kaptanı deryalığı Basra Körfezine görev emriyle yolladığı gemiye her zaman olduğu gibi mürettebatın dini-fıkhi ihtiyaçlarını karşılamak üzere bir de gemi imamı tayin edermiş. O gemiye de Bağdatlı Abdurrahman Efendi vazifelendirilmiş. Ve gemi sefere çıkmış ama yakalandıkları korkunç fırtına ve kasırga ile Güney Afrika açıklarından Güney Amerika sahillerinde buluvermişler kendilerini. Yanaştıkları iskele de Rio De Jenerio imiş. Meşhur günümüz dünyasının karnavallar şehri. Ancak zamanının zirvesinde en muhteşem tersanelerde gemiler inşa eden Osmanlının o şahane estetik ve ihtişamdaki gemisini sahilde görmeye gelen Brezilyalılar her gün kuyruklar oluşturarak ziyarette bulunuyorlarmış. Bu arada geldiikleri köken itibariyle Müslüman olan Afrika zencileri ise özellikle Osmanlı levendleri ve gemicilerindeki şalvar ve cepkenleriyle Müslüman imajı taşıdıklarına şahit olunca esselamaleyküm diye selamlamışlar hatta cemaat olduklarında arka safta yer tutmuşlar. Ancak dillerini anlamayınca tercüman vasıtasıyla anlaşıp gemiden özellikle hocaları Abdurrahman Efendiyi geri dönerken kendilerine İmam olarak bırakmalarını istemişler. İşte onun yetiştirdiği Müslümanlar vasıtasıyla sonradan Brezilya ya göçle gelen tüm Müslümanlara Osmanlıya izafeten günümüzde bile Türko diye hitabedilmekteymiş... İnşallah ilk fırsatta yolumuz: Türko kardeşlerimiz...