İKİ ayaklı bir kupa maçında bir takım kendi evinde ilk
müsabakayı oynayıp da sadece 1-0 kazanırsa ne olur Çok sorulmuştur bu soru...
Kimine göre ki ağırlıklı olarak bu skor tehlike yüklüdür, kimine göre de
rövanşta başladığı gibi golsüz bitirilebilecek bir oyun tur anlamı taşır.
Doğrudur hepsi... Ama oynanan oyun bir özellik taşımalıdır daha sağlıklı bir
yorum için...
Evet, Fenerbahçe sezon başından bu yana iç-dış ne kadar
maç oynadıysa, hiç birinde bu kadar 90 dakika aynı ritimde, aynı tempoda
oynamaya çalışmamıştı. Bunu da neredeyse bir 75-80 dakika gerçekleştirebildi.
Bu tempo ayarı ve de buna uyum gösteren oyuncular için baştaki teknik adamın
özelliği önemliydi. O özellik teknik adamın büyük ustalığından değil, rakibin o
teknik adamın ülkesinden gelişiydi. Neredeyse yılladır iç içe yaşadığı bir
takım gelmişti Kadıköy e... Üstüne üstlük rakibin ülkesinden birçok futbolcu
vardı Fenerbahçe forması içinde. Fabiano, Ba oradan gelmişlerdi. Alves,
Meireles, Nani saf kan Portekizliydiler. Sousa, Fernandao, Diego Brezilyalı
idiler ama iki ülke arasındaki tarihsel, hücresel bağ müthişti. Zaten bunlar
değil miydiler dünyada sömürgeler hariç Portekizce konuşan yegâne iki ülke...
Oynayan oldu oynamayan oldu ama soyunma odası ve idman sahası birlikteliği
önemliydi. Bunu şundan yazdım. Biraz bizim Caner ve Alper hariç, yerliler de
bir Portekiz takımı karşısında ritim, tempo ayarlamanın ne işe yaradığını hemen
kapmışlardı. Böylece uzun boş alan bırakılmayacak, pas aralarına fazla
girilmeyip, pasın gidişine alan savunması yapılacaktı. Braga takımının hücuma
çıkışlarında bırakabileceği derin alanlara da öyle delicesine dalınmayacaktı.
Oyun planı yukarıda değindiğim üzere büyük oranda tuttu.
Rakibin, o da üfürükten iki veya üç pozisyonu vardı sanki... Sadece Bursa
eskisi Josue nin müthiş şutu vardı. Onu da Volkan, her kaleciye ders olacak
ustalıkla kornere attı. Yani topun yerde sekmesine bir santim bile izin
vermeden... Fenerbahçe de, planlanan, bana göre doğru oyunda, öyle çok sayıda
batıcı ev sahipliği pozisyonu yakalamadı. Rakibin en iyisi ön liberosu, ki
gelecek maçta cezalıdır, kaptırdığı tek topta Topal a belki de futbol hayatının
en güzel golünü attırdı. Şimdi Fenerbahçe bu ön liberonun olmayışı üzerine
rövanş oyununu planlamalıdır. Rakibin bir de bizim anlı şanlı spor medyası
tarafından şişirilmiş Rafa Silva diye bir oyuncusu vardı ki, aman aman...
Hocası onu 84 dakika oyunda tutarak Fenerbahçe ye büyük hizmet sundu.
Sonuç mu Bana göre forveti giren, çıkan, olmayan Braga,
bizim temsilciye kendi sahasında öyle iki gol falan atamaz. Peki, bizim
temsilci onlara kendi evlerinde de gol atar mı Atar... O halde Bundan sonrası
kim olur ki acaba Çok sayıda büyük firma birbirine düştüğüne göre...