Bildiğimiz üzere Eylül 2000’de Birleşmiş Milletler’e üye 192 ülke ’Bin Yıl Kalkınma Hedefleri’’ adı altında New York şehrinde anlaşma imzalamıştı. Anlaşma, sekiz başlık altında toplanıp 2015 yılına kadar bitirilmesi hedefleniyordu.

Peki, bu anlaşma neleri hedefliyordu

Açlığı, yoksulluğu, günde bir doların altında gelirle yaşayanların sayısını 1990’daki düzeyin yarısına indirmekti.

Cinsiyet eşitliğini teşvik etmek, eğitimin tüm aşamalarında cinsiyet ayırımını ortadan kaldırmaktı.

Çocuk ölümlerini 1990 istatistiklerine göre üçte iki azaltmaktı.

AIDS, Sıtma ve benzeri salgın hastalıklarla mücadele etmekti.

Temel eğitim ihtiyaçlarının verilmesiydi.

Ulusal politikaların sürdürülebilir büyüme ilkeleri’ne göre tasarlanması ve çevre dostu enerji kaynaklarının arttırılmasıydı.

Yoksul ülkelerin gelişmesi için uluslararası dayanışmayı güçlendirmekti.

Ve yıl 2013 oldu!

2015’te ulaşılması gereken hedeflerin ne kadarına ulaşıldı

Dünya bankasının verilerine göre, dünya üzerinde hâlâ 1 milyarın üzerinde yoksul barınmaktadır. Bu demek oluyor ki BM’nin hedeflediği rakamlara ulaşılmamıştır.

UNİCEF tarafından yapılan araştırmaya göre dünya çapında yılda 5 yaşından küçük 9.2 milyon çocuk hayatını kaybediyor.

BM, salgın hastalıklarla mücadele konusunda üçte bir gibi kısmı tedavi altına alabildi.

Büyük devletler, gelişmemiş devletlere kalkınma için gerekli bütçeyi ayırmadılar. Evet, 2013 yılındayız. Yani hedeflerin son bulmasına iki yıl kaldı.

Hedeflenenler ile şu ana kadar yapılanlara bakıldığında ortada büyük bir başarısızlık olduğu görülüyor. Kimse bu başarısızlığın hesabını BM’ye sormadı. Yoksa BM’ye hesap sormak cesaret mi istiyor

Neden hiçbir köşe yazarı bu başarısızlığı dillendirmedi

Neden siyasi partiler bu başarısızlığı gündemine taşımadı Bu BM’ye hesap sormanın en açık yolu değil miydi

192 ülkenin aynı masaya oturup onayladığı bu anlaşma, Gazze’de İsrail bombaları altında öldürülen binlerce çocuğu niçin görmezden geldi Yoksa Gazze’de katledilen minikler, çocuk statüsünde değiller miydi

İsrail’in Gazze’ye yağdırdığı misket bombaları çevre dostu muydu

Suriye’de Esat’ın okulları bombalaması eğitime ne kadar katkıda bulundu

Mali’de ülkenin zenginliklerine el konulmasına müsaade edip halkı yoksullaştıran kimlerdi Yoksa Mali, yer altı ülkesi mi

Irak’ta ABD’li askerlerin, müslüman annelerin karnındaki bebeği alacak kadar vahşileşmesini nereye koyacağız Doğum sırasında ölen çocuklar rapor verilerine dahil edildi mi

Somali’de yardıma muhtaç milyonlarca insanın açlık ile mücadele ettiğini unuttunuz mu Yoksa Somali’ye yardım götürecek uçağa mı sahip değildiniz

Nerede bahsettiğiniz uluslararası dayanışma yardımları Yoksa mermi olup yağıyor mu

Neden bu hedeflerin başarısızlığı birileri tarafından Birleşmiş Milletler Parlamentosunda sorulmuyor

Ama...

Biz biliyoruz ki bu yanlışların hesabı bir gün sorulacak!

Biz biliyoruz ki Müslüman yalnız değildir!

Biz yine biliyoruz ki Müslümanın Allah’tan başka yardımcısı yoktur! (SAMET PAÇACI)

Hac organizasyonundaki yanlışlar düzeltilemez mi

Bir okurumdan ilginç bir mail aldım.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Hac Organizasyonu ile ilgili birtakım duygu ve görüşlerini aktarıyor. Okuyalım;

* Hacca niyet edilerek 1-10 Zilhicce arasında Hac tavafı ve Hac sayı yaptırılmalıdır. Mümkünse 4-10 Zilhicce arasında ihramda kalınmalıdır. Yoksa en azından 9 Zilhicce’ye, Arafat vakfesine kadar, hac tavafına ve hac sayına niyet edilerek, hac tavafı ve hac sayı yapılmalıdır. Niyet etmeden yapılan ibadet geçersizdir. Örneğin vaktin namazını kılmaya niyet etmezseniz, o vaktin namazını kılmış sayılmazsınız. Bu yaptırılmamaktadır.

* Yaptırılan umre tavafı ve umre sayıdır. Temettü haccına niyet ettirilmekte, Mekke’ye girmeden önce mikat sınırı dışında ihrama girilmekte. Umre tavafı ve sayı yaptırıldıktan sonra ihramdan çıkılıp, 8 Zilhicce akşamına kadar normal kıyafetle dolaşılmakta, bu arada bol miktarda nafile tavafı ve sayı yaptırılmakta, ancak hacca niyet edilerek, ihramlıyken hac tavafı ve hac sayı yaptırılmamaktadır.

* 8 Zilhicce’de Mina’da konaklayarak, öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazlarının kılınması gereklidir. Bu yaptırılmamaktadır.

* 8 Zilhicce otelde geçirilmektedir. İhrama girmeden önce mikat sınırının dışına çıkılmalıdır. Bu yaptırılmamaktadır.

* Umre öncesinde ihrama girmek için mikat sınırı dışına çıkılırken, hac için bu yapılmamaktadır, otelde ihrama girilmektedir.

* 9 Zilhicce’de Arafat’a sabah gidilmelidir. Kalabalık diye 8 Zilhicce akşamından Arafata gidilmektedir. 9 Zilhicce akşamında akşam ve yatsı namazı birleştirilerek Müzdelife’de sabahlanılmalıdır. 9 Zilhicce’de Müzdelife’de 1 gece kalınmamakta, sadece taş toplanmaktadır.

* 10 Zilhicce sabahında Müzdelife vakfesi yapılmalıdır. Bu yapılmamaktadır. 10 Zilhicce sabahında, öğleye kadar gündüz vaktinde büyük şeytan taşlanmalıdır. 9 Zilhicce gece yarısından sonra hava karanlıkken bu yapılmaktadır. 10 Zilhicce içerisinde ziyaret tavafı ve sayı yapılmalıdır. (11 Zilhicce’den önce, hac zamanı geçmeden)

* Kalabalık diye, 11 veya 12 Zilhicce’de ziyaret tavafı ve sayı yapılmaktadır. 10 Zilhicce ile 13 Zilhicce arasında Mina’da kalınmalıdır. Bu yapılmamaktadır. Şeytan taşlamaya otelden gidilmekte, 13 Zilhicce’de şeytan taşlamaya gidilmemektedir.

* Medine’de en az 8 gün kalınarak 40 vakit namaz kılınmalıdır. Bu çoğunlukla yapılmamaktadır.

* Kokulu sabun kullanılmamalıdır. Otellerde kokusuz doğal sabun bulunmamaktadır.

* Helal yiyecek yenilmelidir. Otellerde helal sertifikalı yiyecek verilmemektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı Hac görevlileri bu hususları dikkate alacaktır diye umut ediyorum…

NOT: Bugün 17 Şubat 2013 Pazar. İktidar ve TBMM’de grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. Du bakali n’olacak Takipçisiyiz…