İnsan bir iş yaptırdığında ya da bir şeyi satın aldığında o işin ya da şeyin ücretini öder. Neticede insan sosyal bir varlıktır ve alış veriş üzerine kurulu bir dünyanın da bir parçasıdır. Hayatın devamı için pek çok şeye ihtiyaç duyar insan. Bunlardan bir kısmı temel ihtiyaç maddeleri diğerleri ise hayatı daha kolay yaşamak için gereksinim duyduğu şeylerdir.
Günümüzde insan bir keşmekeşin içinde yaşama mücadelesi vermekte. Artan ihtiyaçları karşılamak için daha fazla çalışmakta; daha fazla çalıştıkça daha çok ihtiyaç ortaya çıkmaktadır. Bu kısır döngü içerisinde hayat deveran etmekte, hızla akıp giden zaman bir müddet sonra kişi için tükenmekte, son nefesini verirken yapması gereken birçok iş karşılanması gereken pek çok ihtiyaç öylece kalmaktadır.
İnsan için öncelik barınma, beslenme, giyim vb. ihtiyaçların karşılanmasıdır. Tabi barınma denilince akla kira, elektrik, doğalgaz, su, telefon faturaları gelmekte. İnsan gönüllü köleliği seçeli beri para kazanmak için çalışmakta, çalışmasından elde ettiği gelirle de giderlerini karşılamakta. Faturalar adeta insan için hayatının vazgeçilmezi oldu diyebiliriz. Normalde insan tükettiği kadarını ödemeli değil mi? Ama faturalarımızda böyle değil ne yazık ki! Tükettiğimizin bedelin yanında bir de farkında olmadığımız başka bedelleri de ödettirmekte sistem bizlere.
Oturduğunuz eve diyelim ki yüz liralık bir elektrik faturası geldi. Siz o faturadaki rakamın tamamını elektrik olarak kullandığınızı zannediyorsanız bence yanılıyorsunuz. Zira sizin kullandığınız elektriğin tutarı ancak onun yarısı kadardır. Geri kalanı vergi, bakım bedeli, sayaç okuma bedeli gibi çeşitli adlar altında sizden tahsil edilen meblağdır. (% 50,9 enerji bedeli, % 28,7 kayıp, kaçak, dağıtım, iletim, satış hizmeti vb. bedeli, % 20,5 vergi ve fonlar) Aynı şekilde su, doğalgaz, telefon gibi faturalarımızda da oranları aynı olmasa da benzer giderler mevcuttur.
Ülkemizde telefon hizmeti eskiden PTT vasıtası ile devlet tarafından verilirdi. Daha sonra telefon işlerini ayırarak özelleştirdiler. Türk Telekom gibi bir dev (!) ortaya çıktı. Şimdi özel sektör olarak hizmet veriyor. Telefon işleri bir ülke için önemli bir hizmettir. Neden önemlidir? Hem haberleşme hem de tüm internet hizmetleri telefon alt yapısından sağlanmakta. Bakmayın siz haberleşmede ve internette rekabet olduğuna. Bu alanda hizmet veren tüm sabit hat ve internet kullanıcıları Türk Telekom’un alt yapısından bize hizmet ulaştırmaktalar. Yani Türk Telekom bir nevi tekel bu alanda!
Siz hangi firmadan internet almak isterseniz isteyin eğer Türk Telekom evinize telefon hattı çekmediyse ne yazık ki bu hizmetlerden faydalanamamaktasınız. Peki, Türk Telekom siz isteyince evinize alt yapı hizmeti getirebiliyor mu? Ne yazık ki hayır! Okuyucularım bilir Aralık ayında bununla ilgili bir yazı kaleme almıştım ama ne yazık ki o günden beri hâlâ ne telefon hizmetinden ne de internetten faydalanabilmekteyim. Türk Telekom yani dev (!) bir firma hizmet verecek diye beklemekteyim. Yetkililer aradılar, sağ olsunlar hal hatır ettiler ama ne yazık ki sorunumun çözümüne yönelik en ufak bir gelişme olmadı. Ben artık umudu kestim de son bir kez daha yazı arasında ifade edeyim istedim.
Türk Telekom bir nevi tekel dedik yukarıda. Ülkemizde tekelleşmeye karşı Rekabet Kurumu diye bir kurum var. Peki, bu konuda onlar bir şey yapıyorlar mı? Elbette ki hayır! Zira ülkemizde başka alt yapı sağlayan firma bulunmamakta! Siz ister fiber, ister ucuz, ister kotalı, ister ultra-mega paketler alın piyasadaki firmalardan! Onlar size Türk Telekom’un sağladığı kadar imkân sunacaklardır. Mesela bulunduğunuz yerde fiber yoksa fiber internet alamıyorsunuz. Ancak Türk Telekom o bölgeye fiber hat getirecek ki siz kullanabilesiniz. Hız konusuna zaten girmiyorum. Zira bu konu başlı başına bir yazı konusu olmalı aslında! Hele bir başka firmadan internet alıyorsanız ve arızalandıysa yandınız demektir. Zira o firma Türk Telekom’a arıza kaydı oluşturacak, onlar bakacak ve arızayı giderecek ki bu da yandığınızın resmidir.
Siz iyisi mi evinize gelen faturaları inceden inceye bir inceleyin bakalım ne kadar tüketim yapmışsınız ve ne kadar ekstra ödemeler yansımakta faturanıza. Sonra bir kez daha düşünün biz neyin faturasını ödüyoruz diye…
Minik bir tebessüm
İş telefonu
Ev telefonu faturası hayli yüksek gelince ev halkı toplanmış; Baba:
* Yahu bu korkunç bir fatura! Ben bu telefonu asla kullanmıyorum hep çalıştığım şirketteki telefonu kullanıyorum. Anne:
* Aynen ben de… Akşama kadar çalıştığım yerde elimin altında telefon. Ne yapayım bunu. Oğlan:
* İnanın ben de şirketimin bana verdiği cep telefonu ile bütün görüşmelerimi yapıyorum. Kız:
* E benim de şirket hattım var. Ev telefonunu hiç kullanmam ki… Herkes aniden evdeki hizmetçiye döner ve cevap arar gözle bakarlar… Hizmetçi:
* Eee… Problem ne o zaman? Sanırım hepimiz iş telefonlarını kullanıyoruz.
İlgilisine notlar:
* “Mutlu bir evlilik yapmak günümüzde gittikçe zorlaşıyor. Çünkü sınırlı bir gelirle hem eş, hem de hükümeti geçindirebilmek kolay değil.”
* “Orta gelir sınıfında olmak çok kötüdür. Bu kişiler, vergiden muaf olamayacak kadar fazla kazanırlar, vergilerini ödeyemeyecek kadar da az kazanırlar.”
* “Ortalama insan ömrü artıyor. Bunun sebebi de insanların vergilerini ödeyebilmek için daha uzun yaşamak zorunda olmaları.”
* “Ahlakın olmadığı yerde kanun bir şey yapamaz.” Napoleon