Üniversite öğrencilerinden bitki hastalıklarını teşhis eden yapay zeka destekli sistem…
Öğrenciler, kırsal bölgelerde internete ihtiyaç duymadan çalışabilen ve bitki hastalıklarını tek bir fotoğrafla tespit eden yapay zeka destekli sistem geliştirdi…
Traktör ve insansız hava araçlarına da entegre edilebilen patent sürecindeki teknoloji, uluslararası arenada da dikkat çekerek Cezayir hükümetinden talep gördü…
Proje, yükseköğretimde geleceğin mesleklerine yönelik, istihdam odaklı ve sektörün ihtiyaçlarına uygun programların önemini ortaya koyuyor…
Yükseköğretim Kurulunun başlattığı dönüşüm çalışmaları kapsamında üniversitelerde açılan yeni ve istihdam odaklı programlar, öğrencileri geleceğin mesleklerine hazırlıyor.
Bilişim, yapay zeka, yeşil dönüşüm; sağlık ve tarımda dijital dönüşüm başta olmak üzere, sektörlerin güncel ihtiyaçlarına uygun programlarda yetişen gençler, geliştirdikleri projelerle daha öğrenciyken üretime ve istihdama katkı sunuyor.
Bu kapsamda Selçuk Üniversitesi öğrencileri, tarım sektöründe maliyetleri düşürecek ve verimliliği artıracak bir projeye imza attı.

İNTERNETE İHTİYAÇ DUYMADAN…
Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü öğrencisi Seyyid Ahmed Topbaş ve Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Berk Önen, kırsal bölgelerde internete ihtiyaç duymadan çalışabilen ve bitki hastalıklarını tek bir fotoğrafla tespit eden yapay zeka destekli bir sistem geliştirdi.
Öğrenciler tarafından geliştirilen “Edge Computing Tabanlı İnternetten Bağımsız Akıllı Bitki Hastalık Teşhis ve Reçeteleme Sistemi”, çiftçilerin tarlada karşılaştıkları hastalıkları saniyeler içinde tespit ederek biyolojik veya kimyasal etken madde önerileriyle çözüm buluyor.
Projenin çıkış noktasının tarlada yaşanan yanlış teşhisler olduğunu belirten Seyyid Ahmed Topbaş, “Proje, tarım arazimle ilgili ziraat mühendisinin yanlış ve çelişkili teşhisler koymasıyla ortaya çıktı.” dedi.
Topbaş, sistemin kırsal bölgelerdeki internet sorununa çözüm üretmek amacıyla geliştirildiğini belirterek, “Bu sistem anlık teşhis koymalarına ve direkt reçete önerisi alabilmelerine yardımcı oluyor. Aynı zamanda ilacı nasıl uygulayacaklarını da öğrenmiş oluyorlar.” ifadelerini kullandı.
Geliştirilen sistemin teknik altyapısı hakkında bilgi veren Topbaş, “Sistem, 2 farklı yapay zeka modeli ve 1 fenoloji motorunun senkronize çalışmasıyla faaliyet gösteriyor. Çiftçi, hastalıklı bitkinin fotoğrafını sisteme yüklediğinde, yazılım GPS üzerinden bölgenin meteorolojik verilerini de analize dahil ederek 15-30 saniye içinde hastalık teşhisini tamamlıyor.” dedi.

DOĞRULUK ORANI YÜZDE 97,4
Topbaş, uygulamanın internet bağlantısına ihtiyaç duymadan çalıştığını vurgulayarak, doğruluk oranının yüzde 97,4 olduğunu ifade etti. Topbaş, yakın zamanda patentini almayı beklediklerini söyledi.
“ÜLKEMİZİN GELECEĞİNİN TARIMDA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”
Traktörlere ve insansız hava araçlarına da takılabilen akıllı kameralarla tarlanın derinliklerindeki hastalıkları erkenden tespit edebilecek esnekliğe sahip olan teknoloji, tarımda dijital dönüşümün sahadaki örnekleri arasında yer alıyor. Topbaş, “Ülkemizin geleceğinin tarımda olduğunu düşünüyorum. Sadece ülkemizin değil, global anlamda da geleceğimiz kesinlikle tarımda.” ifadelerini kullandı.
Topbaş, tarım teknolojileri ve yapay zekâ alanlarının gençlere yeni fırsatlar sunduğunu belirterek, “Her gün gelişen, her gün ortaya çıkan yeni meslek dalları bulunuyor. Bu tarımda oldukça fazla. Tarım teknolojileri veya yapay zeka bölümlerini yazarlarken bence içleri rahat olabilir. Çünkü her gün dediğim gibi yeni bir meslek dalı doğuyor. Bundan dolayı rahat bir şekilde bu bölümleri tercih edebilirler.” diye konuştu.
HER COĞRAFYANIN İKLİMİNE ADAPTE OLABİLEN BİR SİSTEM
Berk Önen ise tarım ve teknolojiyi bir araya getiren alanların yeni meslekleri ortaya çıkaracağını belirterek, “Ziraatin kesinlikle önemli bir yapıtaşı olduğunu düşünüyorum. Bu alanın yapay zeka destekli zirai danışmanlık, tarımsal veri analistliği gibi meslekleri doğurabileceğini düşünüyorum.” diye konuştu.
Önen, tarım ve teknolojiyi birleştiren multidisipliner programların, gençleri işsizliğe değil doğrudan üretimi ve sektörün içerisinde bir parça olmalarını sağlayacağını kaydetti.
Öğrencilerin Selçuk Üniversitesi çatısı altında geliştirdiği teknoloji, uluslararası arenada da karşılık bulmaya başladı.
Her coğrafyanın kendine has iklim ve çevresel zorluklarına göre adapte edilebilen sistem için Afrika kıtasından heyetlerle görüşmeler başladı. Bu kapsamda, teknolojinin bölgesel tarım sahalarına uyarlanması amacıyla Cezayir hükümeti yetkilileriyle resmi çalışma takvimi planlanıyor.
BİTKİ HASTALIKLARI NELERDİR?
Bitki hastalıkları, canlı patojenler veya olumsuz çevre koşulları nedeniyle bitkinin normal gelişimini ve işlevini bozan fizyolojik anormalliklerdir.
Bitki hastalıkları temel olarak canlı (biyotik) ve cansız (abiyotik) etkenler olarak ikiye ayrılır.
1. CANLI (BİYOTİK) HASTALIK ETKENLERİ
Başka bitkilere bulaşabilen, mikroorganizmaların neden olduğu hastalıklardır:
• Mantar (Fungal) Hastalıkları: En yaygın bitki hastalıkları grubudur.
• Külleme: Yaprakların üzerinde beyaz, unsu bir tabaka oluşturur.
• Kök Çürüklüğü: Köklerin kahverengileşip pörsümesine ve bitkinin ölmesine yol açar.
• Mildiyö ve Pas: Yapraklarda lekeler ve renk değişimi yaratır.
• Bakteriyel Hastalıklar: Bakterilerin bitki dokularına yaralardan veya stomalardan girmesiyle oluşur.
• Taç Uru: Kök ve gövdede ur (şişlik) oluşumuna neden olur.
• Bakteriyel Yumuşak Çürüklük: Bitki dokularını sulu ve kötü kokulu bir çürümeye uğratır.
• Ateş Yanığı: Odunsu bitkilerde sürgünlerin yanmış gibi kurumasına yol açar.
• Viral Hastalıklar: Virüsler genellikle böcekler (yaprak bitleri vb.) veya enfekte aletlerle taşınır.
• Yaprak Kıvırcıklığı ve Mozaik Virüsü: Yapraklarda renk alacalılığı, sararma ve şekil bozuklukları yapar.
2. CANSIZ (ABİYOTİK) HASTALIK ETKENLERİ
Bulaşıcı olmayan, çevresel stres faktörleri ve hatalı bakım koşullarından kaynaklanan durumlardır:
• Su Dengesizliği: Aşırı sulama (kök boğulması) veya kuraklık.
• Sıcaklık Stresi: Aşırı sıcak veya don zararları.
• Besin Eksikliği veya Fazlalığı: Toprakta azot, demir veya fosfor gibi elementlerin eksik/fazla olması.
• Kimyasal Zararlar: Yanlış veya aşırı gübre ve ilaç (pestisit) kullanımı.
YAYGIN BELİRTİLER (SEMPTOMLAR)
• Yapraklarda sararma (kloroz), kahverengi lekeler veya nekroz (kuruma/yanıklık).
• Gelişme geriliği ve bodurluk.
• Yapraklarda kıvrılma ve şekil bozuklukları.
• Kök ve gövdede zamk akıntısı, yumuşama veya çürüme…





