ESKİLERİN sıkı sıkıya bağlı olduğu bir kelime vardı:
Bismillah. Kapıyı açarken, kilitlerken, yemek pişirmeye başlarken, yola
çıkarken, ayakkabı bağcıklarını bağlarken, bir işe başlarken Bismillah.
Bilinirdi ki Bismillah kapalı yolları açar, karanlıkları
aydınlatır, darlıkları genişletir. Bilinirdi ki Bismillah kalpleri korur,
insani ilişkileri korur hatalara mahal bırakmaz.
Bismillah diyenin günü bereketlendirilir. Sabaha
Bismillah ile başlayanın o gün bütün işleri yolundadır. Defterlerinin ilk
sayfasına Bismillah yazanların o defterde tuttukları notlar planlar Allah ın
izni ile aksamaz ve hayırla sonuçlanır.
Bu kadar kolay mı diye düşündünüz. İnanarak kalpten
gelerek söylenen bir Bismillah ile kapıları açmak bu kadar kolay fakat o inancı
elde etmek o kadar kolay mı Soru işaretimiz. Halis bir iman elde etmek yegâne
amacımız olmalı. Halis iman sahiplerinin tek yâr ve yardımcısı Allah tır. Tek
mükemmel kelime ve anahtarları Bismillah tır. Eskilerin dili öylesine
alışmıştır ki, otururken kalkarken, yattıkları yerde sağa sola dönerken dillerinden
hep Bismillah dökülür. Merdiveni çıkarken her basamakta Bismillah.
Şimdilerde zoru görünce bırakıveriyor gençlik. Çabaya,
gayrete oldukça uzak. Sabrı az ve tahammülü yok. Hemen olsun isteği hâkim.
Bismillah ta bir direnme gücü vardır, sabrın başlangıç kelimesidir, Allah a
tevekküldür. Gönle ferahlık, zorluğa dayanma, çalışmaya azim kelimesidir
Bismillah.
Karar alırken, bir işe başlarken Bismillah diyerek
başlayalım. Farkı hepimiz göreceğiz. Ruhumuzun rahatladığını, ıstırabımızın
dindiğini ve kapalı kapıların açıldığını hayretle göreceğiz inşallah.
Günümüz oldukça karmaşalı oldukça karanlık ve kavga dolu.
Bu kasvette bize Bismillah demek düşer. Geleceğimiz için umutlu olmak
zorundayız. Yaşamamız için bu tek şart. Umudu olmayanın hayatında anlam olmaz. Allah tan
ümit kesilmez. Güzel günler göreceğimize inanarak yürümeliyiz. Her güne
Bismillah ile başlamak bu düşüncemize yardımcı olacak. Hayat fani ve geçecek
her şey. Suriyeli çocuğun son sözleri kadar ağır ne olabilirdi ki: Sizi Allah a
diyeceğim. Allah, kendisine yapılan şikâyetleri hele ki bir mazlumun şikâyetini
asla karşılıksız bırakmaz. Mahşer hepimiz için hem gerekli bir mahkeme hem de
endişe yeri olacaktır. Kendimizi süzgeçten geçirirken, hakkımızı orada
alacağımız bilinci de bizi ferahlatıyor. Olan bitenleri Allah a havale etmek en
güzel yoldur. Çünkü Allah yegâne adalet sahibidir herkesin hak ettiği ne ise
onu eksiksiz ve fazlasız olduğu gibi verir. Biz daima Allah a güven duyar ve
azabına uğramaktan korkarız. Haksızlık yapmak bu sebeple mümkün olmayan bir
şeydir inananlar için. Zulüm yapmak, alay etmek, hor görmek, umutsuzluğa
kapılmak, karamsar olmak, etrafımızı mahvetmek inananlara asla yakışmayan hal
ve durumlardır. Doğru yolun yolcuları daima kusurlarının bilincinde olup
kendilerini kılıçla düzeltme peşinde olmalıdır. Allah hepimizi doğru yolunda
daim eylesin, güzellikleri yayalım her yer herkes güzelliğimizle aydınlansın.
Allah hepimize güzellik nasip etsin. Merhamet, şefkat, iyi niyet ve daima
doğruluk.
Biz de burada bir yola çıktık. Allah nasip ederse her
hafta bu köşede buluşacağız. Öyleyse diyelim: Bismillah.