Sistemi oturmuş normal seyri içinde işleyen bir ülkede genel seçimlerin üzerinden daha bir yıl geçmeden yeni bir seçimden söz edilir mi Böyle bir talep normal kabul edilebilir mi Ama Türkiye de oluyor. Hatta bırakın seçimlerin üzerinden bir yıl geçmesini seçimin hemen arkasından erken seçim gündeme gelebiliyor. Çünkü, AKP hakkında açılan kapatma davasının hemen ardından uzunca süre bir erken seçimden bahsedildi, hatta bazı çevrelerce ülke bir erken seçime zorlandı. Israrla mahalli seçimlerin de öne alınarak genel seçimlerle birlikte yapılması Ancak, Anayasa Mahkemesi nden kapatma kararı çıkmayınca erken seçim isteyen çevrelerin sesi biraz kesilir gibi olmuştu ama şimdi yine ortalık karışmaya, daha doğrusu karıştırılmaya başlandı. Bu defa da Anayasa Mahkemesi nin yazılmakta olan karar gerekçesi üzerinden polemik yürütülüyor.
Öte yandan devam eden bir mahkeme öylesine çekiştirilmeye, ilgili ilgisiz hemen herkes olayın içine çekilmeye ve bu bahane ile suçlanmaya başlandı. Mahkeme sanki Almanya da değil de Türkiye de görülüyor sanırsınız. Öyle anlaşılıyor ki mahkemenin Almanya ile sınırlı kalmaması, davanın Türkiye de de açılması isteniyor. Bu isteğin yerinde olup olmadığı ayrı bir tartışma konusu olmakla birlikte bunun için Almanya da görülmekte olan davanın sonucunun beklenmesi gerekmez mi Devam eden davaya ve bu davada kesinlikle adı geçmeyen kişi ve kuruluşlara karşı tam bir suçlama kampanyası başlatılmış olması bazı çevrelerin gerilimden yarar ummaları olarak değerlendirilirse yanlış mı olur
Bu arada daha yayınlanmamış Anayasa Mahkemesi nin gerekçeli kararı üzerine bile tartışma yapılıyor olması da gösteriyor ki ülke bir yere doğru çekilmeye çalışılıyor. Çekilen yer gerilim ortamıdır, belirsizlik ve karamsarlıktır. Böyle bir noktaya sürüklenen ülkede yapılması gereken iş halkın iradesine başvurmaktır. Yani yeni bir genel seçim. Ne var ki, halkın iradesinin belli olmasının ardından benzer tartışmalar yeniden gündeme taşınabilir. Hep böyle oluyor. Yani gerilimden yarar uman çevreler seçimlerden istedikleri sonucu elde edemedikleri sürece onlar için halkın iradesinin bir önemi olmuyor. Halk da onların istediği sonucu belirlemiyor. Çünkü bu çevrelere inanmıyor, güvenmiyor.
Netice olarak ortaya çıkan manzara şu: Olağanüstü şartlar ortaya çıkmadığı sürece halkın belirlediği iradeye saygı duyulması, o irade çerçevesinde meselelerin Meclis te çözüme kavuşturulması gerektiği halde böyle olmuyor. Bir bakıma bazı çevrelerin egemenliğin halkta oluşuna, daha doğrusu halk egemenliğini Meclis in kullanmasına itirazları işleri hep çıkmaza sokuyor. Bu akımdan sistemin kendi kuralları içinde işlemesine bir takım müdahaleler bir anda ortalığı toz duman bulutuna mahkum ediyor. .İnsanlar bunalıyor, seçim olsunda bu karmaşadan kurtulalım düşüncesi ağırlık kazanmaya başlıyor. Halbuki seçimler üzerinden daha bir yıl geçmeden anlamını yitiriyorsa tekrar tekrar seçime gitmenin de bir anlamı kalmıyor.
Ne var ki, işler kör düğüm olduğunda yapılacak başka bir şey de kalmıyor. Bu bakımdan görünen o ki, önümüzdeki aydan itibaren erken genel seçim sıkça gündeme gelecek. Çünkü, daha şimdiden bazı çevreler bunun hazırlığını yapıyorlar. Hatta, Meclis in meşruiyetini bile tartışılır hale getirmekten, daha doğrusu tartışmaktan geri durmayacakları anlaşılıyor.
Sistemin normal işlemediğini aslında herkes biliyor. Bunun için yeni bir anayasa yapılması yıllardan beri tartışılıyor. Bu hususta iktidar partisi de sanki yeni bir anayasadan yanaymış gibi bir görüntü veriyor. Konuyu gündeme taşıyor, hatta taslak hazırlatıyor ama bir süre sonra ortada ne yeni anayasa tartışmasından ne de taslaktan eser kalıyor. Bazı çevrelerin zorlaması karşısında mı geri adım atılıyor yoksa iktidar partisi gerçekten yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna inanmıyor mu kestirmek mümkün değil.
Görünen o ki, sistemin kuralları tam olarak belirlenmeli, taşlar yerine oturtulmalı, bu ülkede fiiliyatta kaç kuvvet varsa bunlar belirlenmeli, olması gerekenlerin yetkilerinin sınırı açık bir şekilde çizilmelidir. Aksi halde her sene seçim yapılsa bile bu belirsizliğin giderilmesi mümkün olmayacak.
Kısacası bu ülkenin en acil ve gerekli yapması gereken yeni sivil, tam demokrat bir anayasadır. Demokrasiye gerçekten inananlar buna destek vermelidir.