Berat kelimesi, bir menfi halden kurtulmak manasına gelmektedir. Dini olarak ise Allahu Teala'nın kulun günahlarını affetmesi neticesinde azaptan kurtulması manasında kullanılmaktadır. Şaban-ı şerifin 15. gecesi sayısız günahkar kul ilahi affa mazhar olduğu için bu geceye Berat gecesi denmiştir. Bu sene (2026) Berat gecesi, 2 Şubat Pazartesi gününü 3 Şubat Salı gününe bağlayan gecedir.

Kur'an-ı hakimde Berat gecesini işaret eden ayetlerin, müfessirlerce, Duhan suresinin ilk beş ayeti olduğu beyan edilir. Ayetler şöyledir: ''Hâ, mîm. O apaçık Kitab'a andolsun ki biz onu gerçekten mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz onunla insanları uyarmaktayız. O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır.'' Bu ayetleri tefsir ederken Elmalılı Hamdi Yazır, Kur'an-ı Kerim'in toptan Levh-i Mahfuz'dan Beytülmamura Berat gecesinde indirildiğini, Kadir gecesinde ise Rasulullah'a, Cebrail vasıtasıyla ayet be ayet indirilmeye başlandığını kaydeder. Binaenaleyh, ''Biz Kur'an'ı Kadir gecesinde indirdik'' ayeti ile buradaki ''Biz onu mübarek bir gecede indirdik'' ayeti arasında bir tenakuzun bulunmadığını vuzuha kavuşturmuş olur.

Kur'an'ın toptan indirilmesine inzal, ayet be ayet indirilmesine de tenzil denir. Şu kadar var ki bu iki kelime birbirlerinin yerinde de kullanılırlar. Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinde bu mübarek gecenin beş hasletini de zikreder: 1- Hikmetli tüm işlerin tefrik edilmesi, 2- O gece yapılan ibadetlerin çok faziletli olması, 3- İlahi rahmetin inmesi, 4- Tevbe eden müminler için mağfiretin hasıl olmaıs, 5- Rasulullah'a şefaat hakkının tam olarak verilmesi.

Şefaat hakkı ile alakalı Ebu Davud'da şöyle bir rivayet vardır: “Resulullah (s.a.v) Şaban ayının on üçüncü gecesi ümmetine şefaat etmek için dua edip yalvardı; kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni verildi. On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı; bu sefer üçte ikisine şefaat etme yetkisi verildi. On beşinci gecesi bir daha yalvardı, bu sefer de, kaçak develer gibi Allah'tan kaçanlar dışında bütün ümmetine şefaat etme izni verildi." Bu münasebetle Berat gecesine "Şefaat gecesi" adı da verilmiştir.

Rasulullah, Berat gecesinin faziletini beyan için, İbn-i Mace'de yer alan bir hadiste şöyle buyurmuştur: ''Şaban ayının 15. gecesi olduğunda o geceyi ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. Çünkü Yüce Allah, bu gece güneşin batışından fecre kadar dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve ''Tevbe eden yok mu, tevbesini kabul edeyim! Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim! Şifa isteyen yok mu, şifa vereyim!.. Şunu isteyen yok mu? Bunu isteyen yok mu?'' der”. Keza, İbn-i Mace'de Hz. Aişe validemizden şöyle bir rivayet mevcuttur: ''Bir gece Peygamberi (s.a.v.) aramaya çıktım ve onu Bakii mezarlığında buldum. 'Ey Aişe, Allah ve Rasulü’nün seni korkutmasından mı korktun? dedi. Ben de: ''Diğer hanımlarından birinin yanına gittiğini zannettim'' dedim. Peygamberimiz buyurdu ki: “Allahu Teâlâ Şabanın 15.gecesinde (rahmetiyle) dünya semasına iner, Benî Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları bağışlar.” buyurdu. Her ne kadar Rasulullah: “Ey Aişe bu gece Şaban ayının 15. gecesidir” demedi ise de hadisteki ifadelerden o gecenin Berat gecesi olduğu anlaşılmaktadır.

Benzer bir hadis-i şerif de Tirmizi'de zikredilmektedir: "Muhakkak ki, Allah Teâlâ Şâban'ın on beşinci gecesinde dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve Benî Kelb Kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanları mağfiret eder." “Koyunların tüyleri sayısınca” tabiri kesretten kinayedir. Yani sayılamayacak kadar çok kulunu affeder demektir.

Ancak bu mübarek gecede, ihsan edilen nimetlerden mahrum kalacak olan nasipsizler de vardır. İbn-i Mace ve Tirmizi'de yer alan bir hadis-i şerifte Rasulullah şöyle buyurmuştur: "Allah Teâlâ Şâban'ın on beşinci gecesi rahmetiyle tecelli eder ve ana-babasına itaat etmeyenlerle müşrikler dışında kalan bütün kullarını bağışlar." Terğib ve Terhib isimli hadis kitabında da şu rivayet yer almaktadır: “Yüce Allah bu gece bütün Müslümanları bağışlar, ancak kâhin, sihirbaz, aşırı kindar, devamlı içki içen, ısrarla fuhuş yapan ve ebeveynine asi olanlar müstesna." Şüphesiz anne ve babanın emir ve talepleri İslam'da haram kılınmış olan şeyler olmamak şartıyla onlara itaat söz konusudur. Zira Halik'a isyanda mahluka itaat yoktur.

“Berat gecesi her hikmetli iş tefrik olunur” nazm-ı celiline gelince, bu ayetin tefsiri mahiyetinde Ebu's-Suud der ki: “Şabanın 15. gecesi, gelecek seneye kadar kulların rızıkları, ecelleri ve diğer durumları yazılır, ayrıntılı bir şekilde belirlenir. Bu işler Kadir gecesi bitirilir. Kadir gecesinde de Rızıklar nüshası Mikail'e, harpler, zelzeleler, yıldırımlar nüshası Cebrail'e, ameller nüshası dünya semasının sahibi İsrafil'e, ki büyük meleklerdendir, musibetler nüshası da ölüm meleğine verilir.”

Müminler, bu mübarek geceyi, diğer mübarek geceler gibi istiğfar, kaza namazı, teheccüt namazı, zikrullah, Kur’an kıraati ve bilhassa ibadetin iliği olan dua ile ihya etmelidirler. Zira İbn-i Mace'de geçen bir hadiste Rasulullah: "Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geriye çevrilmez. Bunlar Receb'in ilk gecesi, Şaban'ın ortasında bulunan gece, Cuma gecesi, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı geceleridir.'' buyurmuştur.

Alem-i İslam'ın Berat gecesini tebrik ediyorum.

Dr.Ramazan YILDIZ

Muhabir: Abdulkadir Çeribaş