Bir bayram daha yaklaşıyor. Kimileri sevinç ve heyecan
içinde yaşayacağı coşkuyu sabırsızlıkla
bekliyor
Uzaklardan kimler gelecek Kimler yıllardır görmediği,
uzaktaki akrabasına kavuşacak. Gurbet hasreti, sılaya özlem bir nebze de olsa
dinecek. Ne zamandır biriktirilen laflar paylaşılacak, kaç bayramdır tatilini
denk getiremediği kim bilir hangi yakınıyla birlikte olacak, hoşça vakitler
geçirecek
Çocuklar temiz, yeni, cicili biçili elbiselerini giyecek,
büyüklerinin elini öpecek harçlık alacak.
Kimileri de hüzün içinde.. Bayram maalesef herkese aynı
coşkuyu yaşatmıyor. Kaybettiklerinin acısı bir yana, doğup büyüdüğü vatanından
uzak, acılar içinde bayram yaşayacak olanlar var.
Bayram birileri için adeta acıların tazelenmesi anlamına
geliyor, umutsuzluklar kat be kat artıyor
Kimden mi bahsediyorum. Bu tanıma uyan yeryüzünde pek çok
insan olsa da, bizimkilerden; Suriyeli mültecilerden...
Herkes devlet onlara bakıyor sanıyor. Evet, devlet
kampta kalanlara yemek ve sağlık hizmeti veriyor vermesine de, peki insan
sadece yemek ve sağlık mı ister
Ya kamp dışında yaşamlarını sürdürenler. Bin kilometrelik
Suriye sınırımız boyunca il, ilçe kasaba fark etmez her yerde varlar.
Hele de şehirlerde yaşamlarını sürdürenler; nerede mi Sokaklarda, parklarda, cami
avlularında ve bulabildikleri sığınabildikleri her yerde.
100. yıl parkında, başlarında içlerinden bir erkek bekçi
ile uyuyan, üşüdüklerinden birbirlerine sarılıp ısınmaya çalışan Arap
kadınlarını kızlarını duydunuz mu
Peki ya kadınlar uyurken kimse dokunmasın diye başlarında
korku dolu gözlerle, endişeli bakışlarla başlarında nöbet tutan erkekleri
düşündünüz mü
Kadınlar rahatsız olmasın diye sırtını dönüp oturan, ya
da caddede volta atan erkekleri..
Kiraladıkları evlerde balık istifi birlikte yaşayan
onlarca insanı, barakalarda dönüşümlü uyuyan kimsesizleri..
Zaten nicedir gergin olan sokaklarda ani bir saldırı veya
provokasyon korkusunu ensesinde yaşayan bu insanlar sizce bayram yapacaklar mı
Sırf bu insanları gözden düşürme itibarsızlaştırma
amaçlı yayılmaya çalışılan sözlere kanmayın.
Ülkemizde 1 milyonun çok üzerinde oldukları tahmin edilen
bu insanlardan, binde biri değil; belki yüz binde biri yanlış işlere bulaşmıştır
ki bu da çok normaldir.
Bu onurlu, asil insanlar, iş istemeye geldikleri kapıda
İş veremeyiz ama şu yardımımız olsun dendiğinde yüzlerini yere eğip dilenci
değilim demekteler.
Bu bayramda ne olur doğuda, batıda ülkemizin her bir
yerindeki Suriyelilerle bayramlaşmaya gidelim, kampları ziyaret edelim.
Öyle siyasilerin yaptığı gibi, kameralar eşliğinde poz
vermek için değil; kardeş olduğunu hissettirmek için, onlara sıcak bir tebessüm
edelim, küçük bir yardımınız kendi elinizle ulaşsın.