Lice de PKK yandaşı gruplar, askeri nöbet kulübesine
taşlı saldırıda bulundu
Öte yandan bu guruptan bazıları askeri bölgeye girerek
Türk bayrağını indirdi. Bayrağı direkten indiren kişinin yüzü kapalıydı
***
He zaman olduğu gibi olaydan hemen sonra demeçler yağdı.
Neler mi dediler
Bu, Türk
bayrağına yapılmış alçakça bir saldırıdır. diyen var
Çocuk olması bizi
ilgilendirmez. Sessiz kalmamız mümkün değil. Bunun karşılığı muhakkak olacak
demecini veren de var
Bu ve benzeri
çirkin saldırı ve tahrikler hiçbir zaman amacına ulaşamayacaktır. Sorunların
çözümü sürecinde, herkesi sorumlu davranmaya, provokatif eylem ve söylemlerden
kaçınmaya çağırıyorum. yaklaşımını gösteren de var
Türk bayrağını
indiren bir hareketi asla ve asla kabul edemeyiz. O bayrak hepimizin ortak
paydasıdır. Bayrak üzerinden siyaset yapılmaz değerlendirmesini yapan da
Bayrağa
saldırıyı nefretle kınıyoruz. Saldırganın bulunup cezalandırılması için takipçi
olacağız. Tahammül sınırlarını zorlayan bu tür eylemlere serin kanlı
yaklaşılmaya çalışılmaktadır. açıklamasını yapan da
Şayet devlet
yaşayacaksa, şayet millet var olacaksa, bayrak direğine tırmanacak kadar
cüretkar olan bir sefilin tam alnı çatından devrilmesi de haktır, helaldir,
hukuktur, mahşeri vicdanın şaşmaz adaletidir. söylevini patlatan da
***
Bazı hususların altını çizelim mi Haydi çizelim;
Bir defa, Türk
bayrağının indirilmesi son derece provokatif, toplumun büyük kesiminin sinir
uçlarını harekete geçiren, öyle sıradan olmayan bir eylem
İkincisi, yüzü
örtülü olan kişi kışla duvarını aşıp askeri bölgeye nasıl giriyor Çok kez
başımıza geldiği için biliyoruz; normal bir askeri bölgede değil kışla duvarını
aşmanız, duvarın yanında bile bir dakika durduğunuz zaman hemen askerden uyarı
alırsınız Askeri bölgelere yakın konumlarda aracınızı park bile ettirmezler.
Hal böyle iken, bir göstericinin kışla duvarını aşması ve sonrasında da direğe
tırmanarak Türk bayrağını indirmesi ve o esnada yaşananlar/yaşanmayanlar son
derece ilginç
Görüntülerde
izledim; göstericiler tellerle çevrili askeri alanı taş yağmuruna tutuyorlar.
Bunun karşılığında askeri bölgeden bir tık yok. Elbette orantısız güç
kullanılsın demiyorum ama bu yasa dışı gösterileri engelleyecek bir mekanizma
yok mudur
Olaydan sonra bazı
sivil toplum kuruluşları, bazı siyasi partiler protesto gösterileri yaptı. Elbette
yapılacak. Burada değilim. Ama bu gösteriler İstanbul da, Ankara da, İzmir de,
Erzurum da yapılıyor da, neden Diyarbakır, Hakkari, Şırnak, Van da yapılmıyor/
yapılamıyor İşte olayın belki de en acı veren yanı bu soruda saklı
BU YAZININ HER CÜMLESİNİ NOT EDİN
Selamün Aleyküm Adnan Bey,
Yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum.
Eğitim sistemiyle ilgili yazdıklarınız çok önemli. Ancak
skandallar bununla bitmiyor. Şu anda ülkemizde eğitim sistemi çökmüş durumda.
Okullar okul
olmaktan çıktı. Liseler her türlü rezaletin yaşandığı yerler haline geldi.
Anadolu liseleri
neredeyse meslek lisesi seviyesine düştü.
Öğretmenlik
mesleği tarihin hiç bir döneminde bu kadar aşağılanmamıştır.
Maalesef
öğretmenler maskara edilmektedir. Tüm sorunların faturası ellerinde hiç yetki
olmayan ancak birçok sorumluluğu olan öğretmenlere çıkarılıyor.
Çıkartılan
yönetmeliklerle liselerde 7-8 zayıfı olan ve okula uğramayan öğrenci bile sınıf
geçer hale geldi. Bu da gençlerimizi tembelliğe itiyor.
Eğitimde her şey
kağıt üzerinde formalite icabı yapılıyor. Bir takım evrakları tamamlayıp
idareye teslim edersen, ders anlatmayıp sınavlarda öğrencilerin kopya
çekmelerine izin verirsen ve bol bol da not verirsen iyi öğretmensin.
Ancak ders
anlatırsan ve fazla not vermezsen kötüsün. Kimse öğretmenin bilgisine,
çalışmasına önem vermiyor. Tamamen hazırcılığı seven bir nesil yetişiyor. Ne
yazık ki bu konularda karar alanların eğitimle, öğretimle ve gençlerle alakası yok.
Ülkemizin geleceği olan gençlerimize yapılan en büyük
kötülük onları böyle yetiştirmek değil mi (H.K. Fizik Öğretmeni)
GEÇMİŞLER OLSUN EFENDİM
Biliyor musunuz, atılan son adımla Anadolu Lisesi nde
sınıflarda azami 30 olan öğrenci sayısı 40 a yükseltildi.
Yani hedeflenen bir bakıma bu okulların sıradan birer
mahalle mektebi olması
Anadolu liseleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ülke
genelinde yabancı dille öğretim yapacak okullar olarak tasarlanarak ilk kez
1955 yılında Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul (Kadıköy), İzmir (Bornova), Konya ve Samsun da Maarif Koleji adıyla
açıldı.
Aradan 20 yıl geçtikten sonra 1975 yılında bakanlığın
kararı gereğince bu okulların adları Anadolu Lisesi ne dönüştürüldü. Bugün
Anadolu Lisesi denildiği zaman akademik iddiası en üst düzeydeki öğrencilerin
gittiği, üniversite başarı oranları yüksek olan ve yabancı dil öğretimi
konusunda özellikli olan okullar anlaşılıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bütün genel liselerin
anadolu liselerine dönüştürülmesi kararını verdi ve yaklaşık 350 genel lise
anadolu lisesine dönüştürüldü. Anadolu liselerine dönüşümün 2012-2013
eğitim-öğretim yılı sonuna kadar tamamlanması planlandığı ve bu tarihi izleyen
dönemde anadolu liselerine sınavla öğrenci alımının sona ereceği, sınavın
sadece fen ve sosyal bilimler liseleri ile güzel sanatlar ve spor liselerine
öğrenci alımı için yapılacağı duyuruldu.
Anadolu liseleri eski işlevini ve niteliğini yitirdi.
Geçmişler olsun, geçmişler olsun
İZCİLİK FEDERASYONUNDA NELER OLUYOR
Bir okurum mail göndermiş. Şu soruları soruyor;
1) Son dönemde İzcilik federasyonu ile ilgili bir
araştırma yapıldı mı
2) İzcilik Federasyonu bir Büyükşehir belediyesinden
destek aldı mı Ne kadar destek aldıklarını açıklayabilirler mi
3) Destek aldıysa kaç kişilik destek almıştır
4) Gerçekte kaç kişi ile faaliyet yapıyor İzcilik
Federasyonu
5) İzcilik adına kaç çocuğu, genci kötü arkadaş ve
çevre alışkanlığından alıkoydular
6) İzcilik Federasyonu bugüne kadar kaç lider yetiştirdi
7) İzcilik Federasyonu nda hakim olan görüş, Az olsun
benim olsun, yanımıza kimse yaklaşmasın! mantığı mı
8) İzcilik Federasyonu yakın/akrabalardan oluşan bir
federasyon mu
NOT: : Bugün 11
Haziran 2014, Çarşamba 1) Emekliler yılda 15 20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam
ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli nasıl geçineceğim diye feryat
ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011 den bu yana verdiği yeni
ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde
kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf
Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!