“Başörtülü milletvekillerinden” sonra gündemimize ilk olarak “başörtülü bakan” tartışmasının gireceğini düşünüyorduk!

“Başörtülü milletvekili” olduğuna göre “başörtülü bakan” niye olmasın denileceğini ve tartışmaların bu yönde gelişeceğini tahmin ediyorduk!

Yanılmışız!

“Başörtülü bakandan” önce “başörtülü vali ve kaymakam” tartışması gündeme giriverdi!

İçişleri Bakanı da konuyla ilgili sorulara “Neden olmasın” cevabını vererek bu yolda beklentileri olanlara “yeşil ışık” yaktı!

Sahi “neden olmasın!”

Başörtülü bakan, başörtülü vali ve başörtülü kaymakam neden olmasın

Anormal olan bunların “olması” değil “olmaması” değil mi

Anormal olan elbette bugüne kadar başörtülü hanımların “kamusal alandan” dışlanmış olmaları!

Şimdilerde ortam “normalleşiyor” ama insanların kafaları bu tür görevlendirmelere karşı öylesine şartlandırılmış ki sanki “anormal” bir şey yapılıyormuş gibi hayret nidaları yükseliyor!

Giderek alışacaklar ve böyle görevlere “başörtülü hanımlar” geldiğinde kimse şaşırmayacak!

“Başı açık” bir hanım bu tür görevlere geldiğinde kimse nasıl şaşırmıyorsa “başörtülüler” geldiğinde de kimse hayrete düşmeyecek!

Başörtülü bakan, başörtülü meclis başkanı, başörtülü vali ve başörtülü kaymakam da zamanla “kanıksanır” ve hiç kimse bu konuda ileri-geri konuşamaz hale gelir!

Yani zamanla bütün bu meseleler aşılır!

Ve herkes bu tür görevlendirmeleri normal karşılar!

Zaten yanlış olan bu tür görevlendirmeleri “anormal” karşılamak ve karşı çıkmak olduğu için “normal olana dönüş” uzun süre tartışma konusu olarak kalmaz!

Türkiye’yi yıllardır “anormal olan şartlar” içinde zorla tutanlar yaptıklarından hiç utanıyorlar mı acaba

”Ülke insanına boşu boşuna zulmettik” derler mi

Hiç sanmıyoruz!

Zira hâlâ sağda solda “1923’lerin gerisine götürülüyoruz” diye konuşup duruyorlar!           

Ülke “gerisin geriye” götürülmüyor, onlar 1920’lerde “çakılı kaldıkları” için yaşanan gelişmeleri böyle yorumluyorlar!

Halka dayattıkları “anormal şartların” ortadan kaldırılıyor olması onları üzüyor ve böyle “abuk sabuk konuşmalarına” yol açıyor!

Dileğimiz bu normalleşmenin hiçbir kesim dışarıda tutulmadan “tüm kamusal alanı” kapsayacak şekilde geliştirilmesidir!

Aynı konunun yıllar sonra tekrar tartışılmaması için bugün önlem alınmalı ve “normalleşme tüm kesimleri” kapsamalıdır.

Unutulmamalıdır ki “demir tavında” dövülür!