Başbakan Binali Yıldırım…
- Çocukluğu nasıl geçti?
- Nasıl bir aileye mensuptu?
- Gençliğinde neler yaptı?
- Hayatta hangi zorluklarla karşılaştı?
- Kısacası, Başbakan Binali Yıldırım’ın bilinmeyen yönleri ne?
İşte tüm bu soruların cevabı yakın zamanda aydınlanacak, ortaya çıkacak.
Nasıl mı?
Binali beyin memleketinde yıllardır gazetecilik yapan ve özellikle tarihi romanları ile ünlü Halil İbrahim Özdemir, Başbakan Binali Yıldırım’ın, “Biyografik, belgesel bir romanını” yazmaya başladı.
Özdemir, konuya ilişkin şunları söyledi:
“Geçtiğimiz günlerde Başbakan Sayın Binali Yıldırım Erzincan’ı ziyaret etmişti. Ziyareti sırasında Başbakan Sayın Binali Yıldırım ile bir müddet görüşme imkânı buldum. Görüşmede vardığımız mutabakat gereği Başbakan Sayın Binalı Yıldırım’ın biyografik, belgesel bir romanını yazma konusunda karara vardık. Başbakan Sayın Binali Yıldırım ile ilgili olarak hatıralarını toplayarak onun biyografik romanını yazmak için çalışmalara başlamış bulunuyorum…”
***
Şimdiden merak etmeye başladım; acaba nasıl bir çalışma ortaya çıkacak?
HEEY FATİHLİ GENÇLER! YA DA ŞU GÜZELLİĞE BAKAR MISINIZ?
Fatihli gençler sokak hayvanlarını da unutmadı. Saadet Partisi Fatih Gençlik Kolları, sokak hayvanları için Fatih’in başta Balat semti olmak üzere pek çok yerini kedi ve köpek mamalıklarıyla süsledi. Vatandaşlar tarafından takdirle karşılanan çalışma Fatih’in sokaklarını güzelleştirdi.
Bölge esnafının da destek verdiği çalışma sokakta yaşayan hayvanların hizmetine sunuldu. Sosyal medyada da binlerce kişiye ulaşan sosyal sorumluluk projesiyle ilgili Türkiye’nin birçok noktasından vatandaşlar kendi yaşadıkları yerlerde de projenin uygulanmasını görmek istediklerine dair paylaşımlarda bulunuyorlar.
***
Bu ne güzelliktir, bu ne hoşluktur böyle…
Bu fikirler kimden/kimlerden çıkıyor bilmiyorum ama bu gençleri yürekten tebrik ediyorum…Bilmem hatırlar mısınız? Aynı gençler daha önce de kuş barınakları inşa etmiş, bu barınakları Fatih ilçesinin farklı noktalarına yerleştirmişlerdi. Şu kadarını söylemek isterim Fatihli gençlere; o kadar sevaba giriyorsunuz ki, anlatamam…
“NBŞ TESCİLLİ BİR ZEHİRDİR!”
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu…
Cumhurbaşkanı olduğu dönemde Süleyman Demirel’in doktoru… Eski başhekim…
NTV kanalında sağlık programına daimi konuk olarak çıkıyor…
Anlayacağınız, yakından tanınan ve bilinen bir isim, Osman Müftüoğlu…
Şimdi bu Osman Müftüoğlu diyor ki;
* “Fazla eveleyip gevelemeye, lafı orasından burasından sündürmeye hiç gerek yok. İster pancardan elde edilen şekerle yapısı benzer olsun, ister farklı bazı yönleri de bulunsun -ki pancar şekerinden farklı bir yapısı olduğu kesin-, NBŞ ciddi ölçüde sağlığa zararlıdır, hatta tescilli bir zehirdir. Fikrime katılanlar, katılmayanlar olabilir ama bir hekim olarak kişisel gözlemlerimi de dikkate aldığımda fikrim bu basit özetten ibarettir.”
* neler diyor, Prof. Dr. Osman Müftüoğlu;
* “NBŞ çakma bir şekerdir.”
* “NBŞ, ucuzluğu kullanımını teşvik ediyor.”
* “NBŞ, her kılığa giriyor.”
* “NBŞ, karaciğeri yağlandırır.”
* “NBŞ, obeziteyi tetikler.”
* “NBŞ, yedikçe yedirir.”
* “NBŞ, sizi gut hastası yapar.”
* “NBŞ, kansere davetiyedir.”
* “NBŞ, trigliseridinizi yükseltip kolesterolünüzü yoldan çıkarır.”
***
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu şunları da ekledi;
* “Devletin ürettiği içeceklere NBŞ eklenmesin.”
* “TBMM’miz yani parlamentomuz mükemmel bir karara imza attı. Yıllardır devamlı arttırılan NBŞ kotası bu sefer %10’dan %5’e indirildi. Bu karara kalkan her parmağa teşekkür borçluyuz.”
* “NBŞ kotasını düşüren vekillerimiz, içinde NBŞ bulunan gıda ürünlerinin hepsine ‘DİKKAT İÇİNDE NBŞ VARDIR’ yazma zorunluluğunu getirmeli.”
***
Osman Müftüoüğlu tüm bunları Hürriyet gazetesindeki köşesinde anlattı.
Daha ne desin!..
İSLAM BİRLİĞİ VE İSLAM KARDEŞLİĞİ
Din Görevlileri Derneği (DİN–BİR–DER), Anadolu Gençlik Derneği (AGD) ve Medrese Âlimleri Vakfı (MEDAV) öncülüğünde Karadenizli Üniversite öğrencileri, “Kardeşlik Köprüsü Gençlik Buluşması Projesi” kapsamında Güneydoğu Anadolu ziyaretlerine başladı.
Ziyaretler 22-27 Mart 2018 tarihleri arasında gerçekleşecek ve Diyarbakır, Batman, Mardin, Bitlis ve Muş illerini kapsayacak.
Amaç, İslam Birliği ve İslam kardeşliği…
Ne kadar güzel… Daha ne olsun…
MESAJ PANOSU
21.03 tarihli yazınızı okudum. Eğitim-Sen tasvip ettiğimiz bir sendika değil. Ancak şurası bir gerçek ki sendika olarak almış oldukları kararların %90’ı yerinde kararlardır. Milli eğitimde tüm angarya işler öğretmenin üzerine yıkılmış vaziyette. Servis şoförlerinin ehliyetlerine bakmamız, plakalarını kontrol etmemiz isteniyor! Ne münasebet! Yani trafik polisinin işini ben neden yapacakmışım? 12 yıllık zorunlu eğitim kapsamında “zorunlu olarak” okula gelen öğrenciye zorla koçluk yapmam isteniyor. (Koçluk; üniversiteye hazırlık kapsamında öğrencinin test çözmesine yardımcı olmak, testlerini takip etmek, 7/24 destek sağlamak vb.)
Pansiyonlarda nöbet tutmam isteniyor. Hiç pansiyon yönetmeliğini okudunuz mu? Her şeyden öğretmen sorumlu ancak öğretmenin hiçbir yaptırım gücü yok. Öğle tatilinde nöbet sırasında öğretmen yemek yemeye gidemez, tuvalet ihtiyacını gideremez, şayet bu esnada bir vukuat olursa sorumlusu öğretmendir. Velhasılıkelam eğitimcinin derdi saymakla bitmez.
Sol kesimin sendikası diye onların söylediklerini peşinen yok saymayın. Bu eylem kararlarının çoğu aslında öğretmenlerin büyük kesiminin sorunlarıdır. Eğitim-Bir- Sen iktidarın demir yumruğunun tepelerine inmesini istemediğinden bu kararları söylemeye dahi cesaret edemez. (TAHSİN KUMAN)