Eskiler deriz ya! Ne hassas insanlarmış şaşırmamak elde değil. Her konuda ince fikirli olurlarmış. O kadar ince düşünürlermiş ki şimdi böyle düşünenler için deli, gerici, yobaz (!) gibi tanımlamalar yapılmaktadır eminim.

Özellikle faizden çok korkan ve kaçınan hacı amcalar bu konuda çok hassas davranır zoraki emekli maaşlarını bankadan alan ya da banka ile işlemleri mecburi olarak yapanlar görevliye alacakları parada faiz olup olmadığını ve varsa kaç para olduğunu sorar sonra aldıkları paradan hemen o parayı ayırıp bir yerlere verirlerdi. Hatta geçecekleri sokakta, yürüdükleri kaldırımda banka şubesi varsa ola ki tam önünden geçerken biri bankadan çıktığını ve orada işlem yaptığını zanneder diye kaldırım değiştirenleri bile vardı. Hassaslardı hem de çok hassaslardı bu konularda.

Şimdilerde hacı amcalar (!) hangi bankanın yüzde kaç faiz verdiğini ezbere bildikleri gibi, bir iki puan fazlası için sürekli banka değiştirir oldular. Maaşlarını bankadan almanın normalleşmesi bir kenara faizi dünya gerçeği olarak algılamaları daha doğrusu algılatılmaları sebebiyle faizle ilgili nasihatlere de kulaklarını tıkamaktalar. Öyle ki biraz ileri gidenleri azarlayanlar bile olmakta.

İnsanımızın böyle hassas konularda bu kadar değişime uğraması doğrusu ilginç geliyor bana. Bilim insanları bunun nedenini bulmalı ve bir şekilde çözmeliler aksayan yönleri. Gerçi “faiz dünya gerçeğidir” sözünün dillere pelesenk edildiği bir ülkede bunun ne önemi var dediğinizi duyar gibi oluyorum. Doğru söze ne denir!..

Paslı kapının menteşelerini yağlamak!..

Zordur şartların çetin olduğu zamanlarda mücadele edebilmek. Ekalliyet durumunda moral bozulur, süngü düşer. Hele ki bir beklentiniz varsa ve gerçekleşme ümidi de kalmadıysa çabuk yılarsınız mücadeleden.

Milli Görüş onlarca yıldır doğru bildiği yoldan sapmamış bir direncin adıdır. Şimdilerde belki doğruya en yakın yanlış ile mücadelede olduğundan zayıf gibi görünse de seferle emrolunanlar zaferin Allah’a ait olduğunun bilincindedirler. Bu nedenle üzüntüye kapılmaz sonuç ne olursa olsun asıl kazananın kendileri olduğunu bilirler.

İşte bu bilmeyi tam idrak edemeyenler çınar olmayı değil ot olmayı seçerler ve giderler yıllardır mücadele ettikleri arkadaşlarının ısrarına rağmen. Neticede kolay değildir kendilerince hayat. Kendisinin, eşinin, kızının, oğlunun, damadının son model jeepleri su yakmıyor ya! Torunların kolej parası da baya yüklü gelmekte. Kolay mı hem muhalif olacaksın hem de ihale kapacaksın. Bu teker de dönmek zorunda nasıl yapsın adamcağız. En güzeli geçiver suyun aktığı tarafa akmasa da damlamaya devam eder işte. Ama gelin görün ki o gidişini geciktirdiğinden yağlı kapılar hep kapılmış kala kala kendisine açılması çok zor olan paslı kapılar kalmıştır. Yine de yüksünmez gider ve o paslı kapının menteşelerini yağlayarak açılmasını umutla bekler. Mücahit diye anıldığı o devirleri istihza ile anarken şimdi müteahhit olmanın verdiği özgüvenle dolaşmaktadır. Zira ekmek bulamayanların pasta yediği bir zihniyete bürünmüştür nasıl olsa kendisi farkına varmasa da!..

Minik bir tebessüm

Polis robot

Japonlar hırsızları tespit edip hızlı bir şekilde yakalayan bir robot icat etmişler. Robotun tanıtımı için dünya turuna çıkmışlar. Robot:

Amerika’da beş dakikada 50 hırsızı yakalamış.

Almanya’da beş dakikada 40 hırsızı yakalamış.

İngiltere’de beş dakikada 40 hırsızı yakalamış.

Kanada’da beş dakikada 50 hırsızı yakalamış.

Türkiye’de beş dakikada robotu çalmışlar.

İlgilisine notlar:

• Akşama kadar sosyal medyada takıldığı için gençleri eleştirenler sanki bilim insanı oldular da her gün buluşlara imza atıyorlar.

• İkiyüzlülüğün en masum halidir; İçin kan ağlarken ağız dolusu gülümsemek...

• Bazen insan ben iyiyim’ dediğinde, gözlerinin içine bakıp iyi değilsin biliyorum’ diyecek birine çok ihtiyaç duyar.

• Bacısı bir kâfir tarafından tecavüze uğramamış evladı kâfir tarafından gırtlağı kesilmiş olmayan cihadı anlayamaz * Şamil Basayev

•Arena Mega’nın kablosuz ağ bağlantısının olmayışı ne kadar garip. Oysa her şeyiyle güzel düşünülmüş bir yapı. Eminim çözeceklerdir internet olayını da.