BAŞLIK rahmetli büyük tiyatro üstadı Muammer Karaca nın

bir oyununda sık sık tekrarladığı cümle idi. Şaşkınlıklar halinde kullanırdı

rahmetli büyük usta bu cümlesini...

Bakın şimdi yazacaklarım da tam anlamı ile böyle bir

cümle kullanmaya uygun olacak. Fenerbahçe nin teknik patronu Pareira, üç oyuncu

değişikliğini de 72. dakikada yaptı. Maç kaç kaç mı Fenerbahçe sadece 2-0

önde... Haaa Kasımpaşa on kişi kalmış, bunu sebep olarak gösterebilir. Hadi

sona eklenen dört dakikayı da koyun, yani daha bitime 22 dakika var. Neredeyse

bir maçın dörtte biri... Çıkardığınız oyuncular ki, bunlardan biri Volkan,

diğeri Ozan, takımın en dinamik oyuncuları... Yerlerine alınlardan biri koca

sezonda toplam dört- beş maç oynamamış Mehmet Topuz, diğeri ise sakatlıktan

yeni çıkmış Alper... Üçüncü ise yüklenilen oyunda rakip defansı yıpratan

Fernandao... Yani maçın başında olsa neyse...

Gelelim Kasımpaşa ya... Hafta içi televizyonlarda

çıktığım programlarda bu maçın Fenerbahçe için en kolay maç olacağını ısrarla

söyledim. Bana Topal, Sousa ve Markoviç eksikliklerini söylemelerine rağmen

ısrar ettim. Çünkü Kasımpaşa nın çok sevdiğim hocası Rıza, bugünlere kadar

takımlarına sezona çok iyi hazırlar, bir 15-20 maçlık periyodu harika geçer,

ama sonra işler zorlaştıkça da onun takımları düşüş yaşardı. Hem oyuna göre

strateji belirlemede, hem de kurguda... Birinci dayanağım bu idi. İkinci ise

hem Eren in, hem de Scarione nin sakatlıkları Fenerbahçe savunmasının çok rahat

bir akşam yaşayacağının habercisi idi. Adem mi Bu üçüncü sınıf oyuncu olsa

olsa Fenerbahçe tandemine idman verebilirdi. Malki de yedekler arasına

oturtulacaktı zaten...

Peki, sizce maç tam benim beklediğim gibi geçmedi mi

Hele hele tuhaf Kasımpaşa stoperi oyundan atıldıktan sonra... Haaa, bir önemli

noktaya daha gelelim. Ya Fenerbahçe de de oyuncu değişiklikleri yapıldıktan

sonra bir sakatlık olsaydı da, sahadaki oyuncu sayısı eşitlenseydi. Hem de

Malki oyuna girmişken... Ama şans Portekizliden yana idi. Ancak ne var ki,

birçok televizyonu izledim, kimse bu değişiklik saçmalığına değinmedi. Eeee

maçı Fenerbahçe kazandı ya... Aynı zat-ı muhteremler,  Kayseri ile oynanan kupa maçından sonra

Antalya da yaşanan facianın kontağının aslında Kayseri maçında açıldığını da

fark etmemişlerdi.

Devam edelim. Yayıncı kuruluşun bir yorumcusu var, maçtan

önce öten... Diyor ki, Kjaer savunma bakanıdır... Hadi be! Yenen golden bir

izle bakalım bakanını... Hatta hatta Volkan ın kurtardığı pozisyonda da izle bakalım bakanını... Gerçekten bakan mı,

yoksa henüz müsteşar bile olamamış mı Aynı maç öncesi yayıncı kuruluş

yorumcusu diyor ki Van Persie nin Galatasaray maçında Selçuk a yaptığı

pres... Vay be, amma uyumuşuz meğerse... Van Persie, hem de rakibin orta alan oyuncusuna pres yaparmış... Gören

duyan varsa bu arkadaşa bildirsin...

Bunu de neden yazdım. Ülke futbolu yayıncı kuruluşu ile

de nerelerde varın siz anlayın...