Yeryüzünde medeniyeti Hak medeniyeti olarak ilk tesis eden peygamber Hazreti Nuh aleyhisselâmdır. Mezopotamya yani Irak ta ilk şekil yazısıyla Hazreti Nuh şeriatı tesis etmişti. Bu medeniyet kavmî idi, sadece kendi ülkesinde kurulmuş ve gelişmişti. Bu arada daha sonra Mısır da da bu medeniyetin uzantısı olarak kuvvet uygarlığı doğmuştur. Bu ikisinin, yani Mezopotamya medeniyeti ile Mısır uygarlığının sentezi ile beşerî yeni bir medeniyet in oluşması için Allah Hazreti İbrahim aleyhisselâmı görevlendirdi.

Hazreti İbrahim aleyhisselâm, Mısırlı Hacer den doğan oğlu Hazreti İsmail i Mekke de yerleştirmiş ve Son Peygamber Hazreti Muhammed aleyhisselâm o nesilden çıkmış, o ve onun ümmeti son Hak Medeniyet olan İslâm Medeniyeti ni kurmuşlardır.

İslâm Medeniyeti değişik yollardan Batı ya taşınarak ve değişime uğrayarak bugünkü Batı uygarlığı oluşturuldu. Ancak Batılılar İslâmî öğretileri lâikleştirmişler, Katolik inancını reforme etmişler, böylece Hıristiyanlık âlemini parçalamışlardır. Yahudi sermayedarlar lâikliği Avrupalılara ateizm olarak empoze etmiş, sermayeleri ile ekonomiye hakim olmuş, siyasi kuruluşları emirlerine almışlardır.

Ekonomik yolla hakim olamadıkları geri ülkelere ise sosyalizm ile hakim olmuşlar, dinsizliği devlet yoluyla yaymışlardır. Avrupa da nazizm ve faşizm ile; sonra Arap ülkelerinde de sosyalist diktatörler ile ateizmi getirmeye çalışmışlardır. Sovyet ülkelerinde ve Çin de ise alenen din düşmanlığı yapılmıştır.

Anlattığım hikâye, insanlığın kısa medeniyet ve hayat hikâyesidir. Bu hikâyeyi yazmamın önemli bir sebebi var, şimdi de onu anlatayım.

Çin mi geliyor; yoksa

Sömürgeci sermayedarlar, sosyalizm düzeni nde "halktan zorla aldıkları malları" şimdi "özelleştirme" baskısı ile zorla güya "özel sektöre" ama, aslında yine "sömürü sermayesi"ne aktarıyorlar Böylece, sonunda dünyanın tüm taşınmazlarına İsrail oğulları kendileri hakim olmayı hedeflemektedirler

Dünyada sermayeye dayanan tek devlet olacak, ulusal ordular sermaye tarafından finanse edilecek ve onların emrinde olacak... İşte dünyadaki tüm güçleri emrine almak için sömürü sermayesi [yani ABD deki Yahudi sermayesi] dünyaya yeni bir oyun oynamaktadır. Sermaye Çin e akmakta ve Çin de fabrikalar kurmakta, oradaki bedavaya yakın ucuz emekle elde ettiği ucuz malları dünyaya pazarlamaktadır. Dünyanın o malları satın alması için ülkelere karşılıksız olarak bastığı dolarları borç olarak vermektedir. Dünya ve bu arada Türkiye de Yahudi sermayesine borçlanarak Çin mallarını satın almaktadır.

Türkiye için bu durum iki bakımdan tehlike olmaktadır. Faiz karşılığı aktarılan dolar yani yeşil boyalı kâğıdı dünya ülkeleri, bu arada Türkiye borçlanmaktadır. Yarın bu dolarlar faizi ile birlikte talep edilecektir. Oysa, dünya üzerinde faiz karşılığı dolar bulunmamaktadır. Borçlu dünya ülkeleri ve bu arada Türkiye, borcunu ödeme imkanı olmadığı için siyasi varlıklarını ona teslim edeceklerdir. Artık Türk ordusu da direnemeyecektir. Dünyanın bütün siyasi güçleri borç baskısı altında onun emrine girmiş olacaktır. Sermaye bir ara borçları silecek ama, sonra yeniden borçlandırmaya devam edecektir. Dünya -ve Türkiye için- dolar borcu tehlikesi nden daha büyük tehlike olarak beklenen tehlike açlık tehlikesi dir. Çin de üretilen mallar çok ucuz borç para ile satın alınıp yaşandıkça, Türkiye kendi üretimini durduracaktır. Aradan 5, 10, 20 sene geçtikten sonra, Türkiye de varolan üretim yerleri harap olmuş hâle gelecektir. Bu arada eskiden üretim yapan insanlar üretim yapmayı da unutmuş olacaklardır.

Türkiye de bu gelişmeler olurken tarım işçileri kentlere taşınacak, onlar da ekip biçmeyi unutacaklardır. Sömürü sermayesi borç para vererek, köylüye tarlayı ekme şu parayı al diyerek onları çalışmaktan uzak tutmakta, köylülerin kentlere taşınmasını sağlamaktadır. Borç dolarlar vererek kentlerde evler yapılmaktadır. Köyler boşaltılmakta, sanayi işletmeleri de iflas ettirilmektedir. Kişiler kredilerle ev sahibi yapılarak aç bırakılmaktadır

Bir gün gelecek, sermaye Çin e plase ettiği krediyi de kesecektir. Çinliler artık ucuz üretim yapamayacaklar. Aynı şekilde Türkiye den de doları geri çekecektir. Türkiye yi de Çin mallarını bedava olsa da alamaz hâle getirecektir. Böylece aç kalan Türk halkını dünyaya dağıtıp Türk uluslarını ve diğer ulusları yok etmiş olacaktır. Karl Marks ın ulussuz dünyasını silah ile başaramadı ama, şimdi para ile başarmak istiyor.

Yeni sömürü dalgası geliyor

Amerika kıtasında bir hortum veya kasırga ortaya çıkar, ülkelere yönelir, meteoroloji haber verir, insanlar tedbir alır ve yok olmazlar Doğu Asya da tsunami dalgaları oluşur, ülkelere sekiz saat sonra ulaşır ama haberleri olmadığı veya kasıtlı olarak haber verilmediği için halk tedbir alamaz ve sular altında kalır

Haber veriyoruz: Sermayenin bu yeni sömürü dalgası gelmektedir. Haber veriyor ve tedbir alın diyoruz. Kulaklarını tıkayanlar, gözlerini kapatanlar; siz ağzınızı açıp da söylediklerimiz hakkında bir şey söylemeyin! "Adil Düzen" gemisine binenler elbette kurtulacak, diğerleri boğulacaktır...

"Çin malları şöyle veya böyle" diye şikayet edeceğinize; gelin toparlanın, ilmî araştırma merkezleri ile üretim yerleri kurun, organize olun ve çalışın... Tedbir olarak neler yapmanız gerekiyorsa "Kur an ve müsbet ilim"den öğrenerek uygulayın...