Asıl büyük musibetin FAİZİN KANIKSANMASI olduğundan söz
ediyorduk
Haramları kanıksamanın ve/ya kanıksatmanın değişik
yöntemleri vardır... Şeytan bunun için basit bir taktik kullanır... Sizi harama
yanaştırır... Buna bir örnek olarak, âyette ifade edildiği üzere, zina
etmeyin demez de zinaya yaklaşmayın der...
Önce harama yaklaşırsınız... Sonra harama değersiniz...
Sonra içine düşersiniz... Sonra helal olduğuna dair deliller ararsınız... Sonra
kendinizi helal olduğuna inandırırsınız... Ondan sonra da çevreye karşı o
haramı savunursunuz... Ve en sonunda o haramı kanıksarsınız
BANKACILIK da ülkemizdeki uygulamalarıyla bu kanıksamadan
nasibini almıştır...
Alnı secdede olanların nasıl da haramı kanıksadığının
tipik örneklerinden biridir...
FAİZden para kazanmak bu kanıksama sayesinde hoşa gider
hâle gelmiştir...
Hattâ bilgili-bilgisiz, ilgili-ilgisiz kişilerin
faizsiz(!) olduğunu iddia ettikleri ama buna aslında kendilerinin de
inanmadıkları katılım bankaları bunun en can alıcı veya en can sıkıcı
örneğidir. Bunu bir örnekle anlatalım: Allah ı kandırdığını zannedenlerin
ortaya çıkardığı murabaha yoluyla faiz almadığınızı iddia edersiniz. Birisi
bir saati veya başka bir küçük eşyayı alır, bankaya getirir. Katılım Bankası da
o saati o kişiden 1000 TL ye alır. Kişiye 1000 TL yi verir, saati alır. Sonra
hemen 1500 TL ye satar, saati geri verir. Ancak o 1500 TL ye vadeli olarak
satmıştır. Kişi bunu taksit taksit öder. Böylece güya alım-satım yapılmış
olur, güya vadeli satış yapılmamıştır, güya taksit taksit satılmamıştır,
güya faiz alınmamıştır!
Önce bu yöntem kullanılır.
Sonra iş büyüyünce bu yönteme gerek kalmaz... Artık
FAİZ e KATILIM PAYI ya da KÂR PAYI demek yeterlidir!.. Bunun için de
sadece bir yerden bir fetva alınması yeterlidir!.. Bunun için rastgele birine
gidilmez; zaruretler fetvacısı olan biri bulunur ve o da der ki, Helaldir
ama harama en yakın helaldir!..
Bu konuda yarım yüzyıldır çalışanlara zinhar gidilmez ve
de görüşleri sorulmaz!
Allah ve bu konuları iyi bilenler devre dışı edilerek
sorun güya çözülmüştür!
Kurulmuş sözde faizsiz `faizli bankalar ile insanlardan
faizler alınmakta, ` faizler bir güzel işletilmekte Adına başlangıçta ve ilk
yıllarda faizsiz finans kurumu deniyordu ama o isim de kaldırıldı, önce
faizsiz banka denmeye başlandı, sonra o da kaldırıldı; sadece katılım
bankası denilmekte... Adlarındaki faizsiz ismi de zamanla böylece silindi
gitti!..
Siz bizi bile kandıramıyorken, Allah ı kandırdığınızı mı
zannediyorsunuz !.
Bunu zannediyorsanız, O na harb açmışsınız demektir...
İşte özellikle bunu asla unutmayın...
O nunla harb edemezsiniz
Mutlaka yenilirsiniz
Ve s-selâm
***
SONUÇ olarak, ister Cumhurbaşkanı nın zorlamasıyla, ister
Başbakan ın idrakiyle, ister Hükümet in ve de özellikle ilgili Ekonomi
Bakanlarının projeleriyle olsun; yeni bir yönetim, yeni bir düzen, yeni bir
Türkiye derken YENİ FAİZSİZ BİR DÜZEN getirilmeyecekse, yapılacak hiçbir
düzenleme veya değişiklik kesinlikle etkili olmayacaktır...
Asıl sorunun ne olduğunu açıkça yazıp son noktayı
koyalım.
Evet, FAİZSİZ EKONOMİYE tüm dünyanın ihtiyacı vardır ama
kimsenin inancı yoktur... Başta beş vakit namaz kılan Müslümanların kahir
ekseriyeti olmak üzere, faizin hâkimiyetinin son bulacağına kimse
inanmamakta... Kimse Allah neden bizden yapamayacağımız bir şeyi istemekte ..
diye düşünmemekte... Sorunu çözmesi gerekenler bile FAİZ DÜNYA GERÇEĞİDİR!
diyorsa, geriye söyleyecek/yazacak ne kaldı ki !
İşe imandan ve kafalardaki sınırlamalardan
başlayalım...
Hepsini yıkalım ve KUR AN düzeninin hâkim olacağına
inanalım...
İman varsa imkân vardır ve Allah daima gerçek iman
sahiplerini galip getirecektir