Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin haftalık TBMM grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mekke Anlaşması ve Yemen’deki gelişmelere ilişkin konuşan Arıkan, Türkiye’nin bölgesel çatışmaların tarafı olmak yerine barışın tesisine öncülük etmesi gerektiğini söyledi.

"DAHA KAÇ ANNENİN OCAĞI SÖNMELİ?”

Mekke Anlaşması’nın bölgesel sonuçlarına dikkat çeken Arıkan, savunma amaçlı olduğu belirtilen anlaşmalara ilişkin güvencelerin sözlü açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. “Bir devletin geleceğine ilişkin kararlar yalnızca sözlü güvencelerle değil, açık hükümlerle, belirlenmiş sınırlarla ve hukuki denetimle güvence altına alınmalıdır” diyen Arıkan, ABD’nin bölgesel hesaplarının sorgulanması gerektiğini belirtti. Irak ve Suriye’de yaşananları hatırlatan Arıkan, “Daha kaç ülkenin haritası değişmeli, kaç annenin ocağı sönmeli ki başkalarının savaş hesabıyla kendi güvenliğimiz arasındaki farkı anlayalım?” diye sordu.

Mahmut Arıkan, Grup Toplantısı'nda konuştu: "Mekke Anlaşması'nın arkasında  Amerika'nın bölgesel hesapları var mı?"
Mahmut Arıkan, Grup Toplantısı'nda konuştu: "Mekke Anlaşması'nın arkasında Amerika'nın bölgesel hesapları var mı?"
İçeriği Görüntüle

“ANKARA’DA YEMEN DİYALOG MASASI KURULMALI”

Yemen’deki iç savaş çözülmeden yalnızca savunma anlaşmaları üzerinden kalıcı istikrar sağlanamayacağını kaydeden Arıkan, Türkiye’nin diplomatik girişimlerle çözüm araması gerektiğini söyledi. Arıkan, Türkiye’nin öncülüğünde Ankara’da “Yemen Diyalog Masası” kurulmasını teklif ederek Yemen’deki tarafların, bölge ülkelerinin ve İslam dünyasından gözlemcilerin bu süreçte bir araya gelmesini istedi.

Türkiye’nin arabuluculuk sorumluluğu üstlenebilecek tarihî ve diplomatik birikime sahip olduğunu belirten Arıkan, “Biz de 56 yıllık Millî Görüş Hareketi olarak Yemen’de barışın tesis edilmesine katkı sunmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

Arıkan’dan Yemen Için Ankara’da Diyalog Masası Çağrısı “Türkiye Yemen’de Barışın Tesisine Öncülük Etmeli” (2)

“MİLLETİN EVLATLARININ HAYATINA FİYAT BİÇTİRMEYİN”

KoreSavaşı’na katılan Türk askerlerini de hatırlatan Arıkan, geçmişte alınan siyasi kararların değerlendirilmesi ve aynı hataların tekrarlanmaması gerektiğini söyledi. Dönemin Amerikan Dışişleri Bakanı John Foster Dulles’a atfedilen “Türk askerinin 23 sente mal olduğu” sözünü anımsatan Arıkan, iktidara şu çağrıda bulundu:

“Anadolu’nun evlatlarını belirsiz hedeflerle, ucu açık taahhütlerle karşı karşıya bırakmayın. Atılacak her adımın amacını, kapsamını, sınırlarını açıkça ortaya koyun. Meclis’ten attığınız imzaları saklamaktan vazgeçin. Bu milletin evlatlarının hayatına fiyat biçtirmeyin."

“LİSTE CUMHURBAŞKANININ ÖNÜNDE DEĞİL, YARGININ ÖNÜNDE OLMALI”

Fon vurgununa ilişkin açıklamalara tepki gösteren Arıkan, soruşturmada adı geçenlerin listesinin Cumhurbaşkanının önünde olduğuna yönelik ifadeleri eleştirdi. Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatan Arıkan, “Bu ülkenin Anayasası yok mu? Bu ülkenin savcısı, hâkimi yok mu?” diye sordu. Arıkan, “Eğer burası bir hukuk devletiyse liste Cumhurbaşkanının önünde değil, yargının önünde olmalıdır. Zira Cumhurbaşkanlığı yargı makamı değildir” ifadelerini kullandı. Fonlarda yaşananların yalnızca paranın iadesiyle çözülemeyeceğini belirten Arıkan, vatandaşın adalet duygusunun ve devlete duyduğu güvenin de zarar gördüğünü söyledi. Arıkan,“Milletin kırılan adalet duygusunu hangi IBAN’a yatıracaksınız? Devlete duyulan güveni hangi dekontla geri getireceksiniz?” diye sordu.

"131 FON DIŞINDAKİRİSKLER DE İNCELENMELİ"

Tasfiye edilen 131 yatırım fonunda yaşananların diğer fonlar için de uyarı olması gerektiğini söyleyen Arıkan, bir kamu bankasının bünyesindeki iki yatırım fonuna ilişkin inceledikleri rakamları paylaştı. Arıkan’ın aktardığına göre söz konusu fonlarda yaklaşık üç yıl boyunca yalnızca ikişer yatırımcı bulunurken fonların değeri yaklaşık dört katına yükseldi. Daha sonra fonlardan birindeki yatırımcı sayısı 14 bin 500’ü aştı. Yüksek fiyat döneminde yalnızca bir fonda, giren paradan 4 milyar 190 milyon lira daha fazla çıkış gerçekleştiğini belirten Arıkan, Sermaye Piyasası Kuruluna, ilgili kamu bankasının yönetimine ve ekonomi yönetimine çağrıda bulundu.

“Amacımız kimseyi peşinen suçlamak değil” diyen Arıkan, ortada görmezden gelinemeyecek rakamlar ve cevaplanması gereken sorular bulunduğunu ifade etti. Benzer riskler taşıyan başka fonların incelenip incelenmediğini soran Arıkan, “Bu bir suçlama değil, açık bir erken uyarıdır! Biz yeni bir kriz yaşandıktan sonra sorumluları aramak istemiyoruz. Bugünden tedbir alınmasını istiyoruz” dedi.

Arıkan’dan Yemen Için Ankara’da Diyalog Masası Çağrısı “Türkiye Yemen’de Barışın Tesisine Öncülük Etmeli” (5)

“MİLLETE ÜRETİM, KENDİLERİNE 3F!”

Fon krizinin iktidarın ekonomi anlayışını ortaya koyduğunu savunan Arıkan, AK Parti’nin yönetim anlayışını “Fon, faiz, fırsat” sözleriyle eleştirdi. Eski ekonomi bakanı ile ticaret bakanının paralarını fonlara yatırdığını belirten Arıkan, vatandaşlara üretim ve yatırım çağrısı yapılırken iktidar temsilcilerinin finansal getiriyi tercih ettiğini söyledi. “Esnafa ‘İşini büyüt’, sanayiciye ‘Yatırım yap’, gence ‘Girişimci ol’ diyorsunuz. Peki kendiniz hangi yolu seçiyorsunuz? Paradan, para kazanmayı” diyen Arıkan, “Ele verir talkını, kendi yutar salkımı” sözünü hatırlattı.

Kimsenin meşru tasarrufuna itirazları olmadığını belirten Arıkan, “Ama millete gösterdiğiniz yola önce kendiniz güveneceksiniz” dedi. Türkiye’nin finansal getirilerle değil, üretimle büyüyeceğini vurgulayan Arıkan, “Tezgâh çalışırsa, fabrika üretirse, gençler iş bulursa büyüyecektir” ifadelerini kullandı.

“O KÜRSÜDE HANGİ ADALETİ ANLATTINIZ?”

Uluslararası Adalet Zirvesi’ni de eleştiren Arıkan, Türkiye’nin hukuk, yolsuzluk algısı ve basın özgürlüğü alanlarındaki uluslararası sıralamalarını gündeme getirdi. Türkiye’nin 2025 Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde 143 ülke arasında 118’inci, 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi’nde 182 ülke arasında 124’üncü, 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde ise 180 ülke arasında 163’üncü sırada bulunduğunu belirten Arıkan, “İktidar hukukta 118’inci, özgürlükte 163’üncü sırada ama adalet konuşulacağı zaman kürsüde en önde” dedi. Ankara 2 No’lu Baro Başkanı’nın referans yoluyla avukatların hâkim ve savcı yapıldığına ilişkin açıklamalarını da eleştiren Arıkan, Adalet Bakanlığına “Bu ayrıcalığı kim, hangi yetkiyle tanıdı? Hâkim ve savcı olmak için hukuk mu bilmek gerekiyor, yoksa doğru kişiyi mi bilmek gerekiyor?” sorularını yöneltti.

Atama süreçlerinin kamuoyuna açıklanmasını isteyen Arıkan, “Adaleti zirvelerden, lansmanlardan, saraylardan mahkemelere indirin” çağrısında bulundu.

“TÜRKİYE, EV GENÇLERİNDE 38 ÜLKE ARASINDA BİRİNCİ”

Gençlerin işsizlik sorununa dikkat çeken Arıkan, Türkiye’de bir tarafta parasını değerlendirecek fon arayanların, diğer tarafta diplomasını değerlendirecek iş bulamayanların bulunduğunu söyledi. OECD’nin son raporuna atıfta bulunan Arıkan, Türkiye’nin ev genci oranında 38 ülke arasında ilk sırada yer aldığını belirtti. 18-24 yaş grubundaki gençlerin üçte birinin ne eğitimde ne de istihdamda olduğunu kaydeden Arıkan, “Bu ülkede milyonlarca genç sabah kalktığında gidecek bir işi olmadan, emek verecek bir imkân bulamadan, geleceğine dair bir plan kuramadan yaşıyor” dedi.

Gençlere seslenen Arıkan, “Biliyorum, çok yoruldunuz. Emeklerinizin karşılığını alamamaktan, geleceğinizi düşünürken kaygılanmaktan yoruldunuz. Ancak şunu bilmenizi isterim; asla yalnız değilsiniz” ifadelerini kullandı.

Arıkan’dan Yemen Için Ankara’da Diyalog Masası Çağrısı “Türkiye Yemen’de Barışın Tesisine Öncülük Etmeli” (3)

“GIDA ENFLASYONUNDA BEŞİNCİ SIRADAYIZ”

Gıda enflasyonundaki tabloyu da gündeme getiren Arıkan, Türkiye’nin dünya sıralamasında bir basamak gerileyerek beşinci sıraya düştüğünü, ancak bunun vatandaşın mutfak masraflarını azaltmadığını söyledi. TÜİK’in yıllık gıda enflasyonunu yüzde 27,62 olarak açıkladığını hatırlatan Arıkan, market fiyatları üzerinden örnekler verdi. Arıkan’ın kürsüden paylaştığı fiyatlara göre bir paket makarna 13 liradan 35 liraya, 5 kilogram un 100 liradan 195 liraya, bir litre süt 29 liradan 65 liraya, bir kilogram çay 155 liradan 310 liraya, bir kilogram zeytin ise 320 liradan 500 liraya yükseldi. Bu ürünlerden oluşan sepetin yıllık fiyat artışının yüzde 79 olduğunu belirten Arıkan, “Emekli maaşını TÜİK’in rakamlarına göre alıyor ama alışverişini marketin fiyatlarına göre yapıyor” dedi.

“BAYRAK HEPİMİZİN, İKTİDAR SİZİN”

AK Parti’nin 25 yıllık iktidarını değerlendiren Arıkan, yapılan yolların ve kurulan üniversitelerin yanında yolsuzlukların, diplomalı işsizlerin ve adalet sorunlarının da konuşulması gerektiğini belirtti. Büyük adalet saraylarının inşa edilmesinin adaletin sağlandığı anlamına gelmediğini söyleyen Arıkan, “Biz adalet sarayını değil, sarayın adaletini konuşacağız” dedi. “Tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet” söylemine de değinen Arıkan, bu değerlerle bir sorunları olmadığını belirterek, “Bu milletin hiçbir ferdinin ne tek bayrakla, ne tek vatanla ne de tek devletle bir problemi yok. Ancak bu milletin tek parti iktidarıyla problemi var” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de iki farklı yaşam tablosunun ortaya çıktığını dile getiren Arıkan, “Bir tarafında sefahat içinde yüzenler, diğer tarafında sefalet içinde yaşamaya tutunmaya çalışanlar var. Bir tarafında fonzadeler, diğer tarafında fonzedeler var” dedi.

HALK TV OPERASYONUNA TEPKİ

Arıkan, konuşmasında Halk TV’ye yönelik kayyum atanmasına da tepki gösterdi. Bir basın kuruluşuna daha sabahın erken saatlerinde operasyon düzenlenmesini eleştiren Arıkan, iddiaların araştırılmasına ve suç varsa üzerine gidilmesine itirazlarının olmadığını belirtti. Fon soruşturmasında adı geçenlerin lekelenmeme hakkının hatırlatılmasına dikkat çeken Arıkan, “Fon soruşturmasında adı geçenlerin lekelenmeme hakkı var da muhalif seslerin yok mu?” diye sordu. İktidara “Türkiye’yi germeyin! Türkiye’yi her sabah yeni bir krize uyandırmayın!” çağrısında bulundu.

AKŞİT VE HÜDAYİ VAKFI'NA TEŞEKKÜR

TUSAŞ Motor Sanayii Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit’in yabancı elektrikli araçların taşıdıkları kamera, sensör ve veri toplama sistemleri nedeniyle savunma sanayisinin stratejik tesislerine alınmadığı yönündeki açıklamasını da değerlendiren Arıkan, bu yaklaşımı kıymetli bulduğunu söyledi. “Verimizi korumak, teknolojimizi korumak, dijital egemenliğimizi korumak da millî güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır” diyen Arıkan, Akşit’e ve savunma sanayisinde çalışanlara teşekkür etti.

Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın yolsuzluk, kayırmacılık ve kul hakkı ihlallerine ilişkin açıklamasına da değinen Arıkan, “Hakkı kim söylerse söylesin, hakkını teslim etmek; yanlışı kim yaparsa yapsın uyarmak, bizim bu topraklarda çok kıymetli bir geleneğimiz” ifadelerini kullandı.

“BU ÜLKENİN TAŞIYICI KOLONLARINI ZAYIFLATTINIZ”

Türkiye’deki sorunları bir binanın taşıyıcı kolonlarına benzeten Arıkan, iktidarın adalet, ahlak, millî ve manevi değerler ile üretimi zayıflattığını söyledi. “Adalet kolonunu kestiniz! Ahlak kolonunu kestiniz! Millî ve manevi değerler kolonunu kestiniz! Üretim kolonunu kestiniz!” diyen Arıkan, “Bütün bunlar yetmezmiş gibi üzerine bir de ‘itibar’ diye kaçak kat çıktılar” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bu sorunların üstesinden gelebileceğini belirten Arıkan, “Hiç kimse merak etmesin, hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Bendeniz de inşaat mühendisiyim” dedi. Adaletin, ahlakın ve üretimin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, “Biz bu binayı Allah’ın izniyle güçlendiririz” diye konuştu.

BABACAN: "FON DOLANDIRICILIĞI İÇİN MECLİS ARAŞTIRMASI ŞART”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da fon dolandırıcılığı iddialarına ilişkin açıklamaların üzerinden yaklaşık bir ay geçmesine rağmen birçok sorunun yanıtsız kaldığını belirterek denetim kurumlarını eleştirdi. Emeklinin kira gelirini denetlemek için harekete geçen kurumların milyarlarca dolarlık dolandırıcılık iddialarını nasıl tespit edemediğinin açıklanması gerektiğini söyleyen Babacan,“Denetim ve gözetimden sorumlu kurumların elini kimler tuttu? Hâlâ cevabını verebilmiş değiller” dedi. Babacan, iddiaların aydınlatılması ve sorumluların hesap vermesi için TBMM’de araştırma komisyonu kurulması çağrısında bulundu.

Kaynak: Milli Gazete