Muhterem Müslümanlar!

Hz.Âdem aleyhisselâmdan bu yana vahyedilen hak dinler tevhid akidesine dayanır. Bütün peygamberler bu akıdeyi/inancı yeryüzüne yerleştirmek, gönüllerde taht kurmak üzere vazifelendirilmiştir. Peygamberlerin sonuncusu Hz.Muhammed (SAV), Allah ın adını İslâm Dini koyarak vahyettiği dinimizi ebediyyen son din, kendisinin de son peygamber olduğunu bildirmiştir. Allah (CC) katında son din İslâm son Peygamber Hz.Muhammed (SAV) dir.

İdeolojilerin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.Hiçbiri asla hiçbir değer ifade etmez. Beşer mahsulüdürler. Bundan dolayı ideolojiler yeryüzünde zulüm, gözyaşı, kan, acı ve ıstırapların yaşanmasına sebep olmuşlardır.

İslâm dininin temelini:

* Allah ın varlığına iman...

* Allah ın birliğini kabul...

* Allah a hiçbir şeyi eş/ortak koşmamak...

* Sadece Allah a ibadet ve kulluk etmek... teşkil eder.

Muhterem Müslümanlar!

Kur ân-ı Kerîm de Rabb ımız Teâlâ hazretleri,"Benim indimde makbul olan son olarak vahyettiğim din İslâm Dinidir" (Âl-i İmran sûresi, âyet: 19) buyuruyor. Tevhid akidesi çerçevesi içinde daha önce vahyedilen ve adına Yahudilik ve Hıristiyanlık denilen dinler, insanlar tarafından tahrif edildiği için yürürlükten kaldırılmış, herkesin din olarak İslâm ı kabul etmesi emredilmiştir. Bu emre muhalefet eden her kim olursa olsun Allah (CC) ile bağlantısı kopuktur; Allah, böylelerini kâfir olarak tanıtmıştır.Yaptıklarının hiçbir kıymeti yoktur ve ebediyyen cehennemde kalmaya mahkum oldukları beyan edilmiştir.

Bu dünyada Müslüman olan ve Müslüman olarak yaşayıp Müslüman olarak irtihal eden kurtulmuştur. Ebedi Cennet nimetlerini hak etmiştir.

Muhterem Müslümanlar!

İslâm ın karşısında bir küfür cephesi vardır.Bu güruh İslâm ı kendi çıkarlarına engel gördükleri için dinimizle savaş halindedir. Yeryüzünden ve inananların kalbinden İslâm ı bütünüyle kazımak isterler.Tefrika çıkarmak suretiyle bu emellerine kavuşacaklarını zannederler. Bunu başarmalarına imkân var mı İslâm a kinlerini din edinenlere dinimize sarılarak karşı koyabiliriz. Bunun için dinimizin kurallarını hiçe sayarak din dışı bir tarz sergileyenler İslâm ın düşmanlarına yardımcı olmuş olurlar.Biz İslâm ın yanında mıyız, yoksa İslâm ın düşmanları arasında mıyız, yaşantımıza bakarak bunu bilmek durumundayız. Düşmanla işbirliği halinde olanlar asla iflâh olmazlar; netice itibariyle böyleleri de İslâm düşmanlığı sergilemiş olurlar. Dil ile inandım demenin de faydası olmaz, kalbin tasdiki olmadıktan sonra.

Muhterem Müslümanlar!

İslâm ın vahyinden beri bu nurun amansız düşmanı siyonizm hıristiyanlarla elele vererek İslâm ile sürekli savaş etmektedirler.Son zamanlarda bu savaşı beş koldan yürütmektedirler:

1-Siyasî savaş,

2- Askerî savaş,

3-Psikolojik savaş,

4-Ekonomik savaş,

5-Propaganda savaşı.

Bu kolların tahrip bakımından en tesirlileri psikolojik savaş ile propaganda savaşıdır. Müslüman ülkelere askerî savaş ile birlikte bu iki savaş kolundan hücum edilmektedir.

Düşmanlarımızın hedefleri ve hücum noktaları ikidir

Birincisi, dinimiz;

İkincisi, ictimai hayatımızdır.

Bu iki hususu muhafaza etmemiz gerekmektedir.

Dinimize sahip çıkarsak varlığımızı muhafaza etmiş oluruz. Endülüs (İspanya) tam 781 yıl (sekiz asır) Müslümanların vatanı olma özelliğini İslâm a sarılmakla korumuştur. Dine bağlılık zayıflayınca Müslüman yok oluyor. İşte bugün İspanya nın halini cümle âlem görüyor.

İslâm,Allah ın iradesine teslimiyet demektir. Müslüman olmakla hepimiz Allah ın iradesine teslim olmuşuz. Bu teslimiyetin verdiği huzurun yaşanması için teslimiyetin icaplarının yerine getirilmesi gerekir. Bu da İslâm ın bizden istediklerini yerine getirmek, nehyettiklerinden kaçınmaktır.

Kendimizi bütünüyle İslâm a uydurmak hidayet, İslâm ı keyfimize uydurmaya çalışmak dalalettir. Hepimiz hidayet üzere yaşayalım ki, dalalete düşmekten korunmuş olalım.

Muhterem Müslümanlar!

Din, Allah ın biz de Allah ın kullarıyız. Allah ın dinine yapışalım ki, helâka sürüklenmekten korunmuş olalım...