Kimileri AKP nin açılımının "Aklı karışıklar partisi" olduğunu ileri sürdüklerinde bu benzetmeyi bir hayli esprili bulmuştuk.
Aradan geçen zaman benzetmeyi yapanların ne denli haklı olduklarını ortaya koymaya yetti de arttı bile!
AKP liler öyle politikalar izliyorlar, öyle laflar ediyorlar ki, sonuçta ne İsa ya yaranabiliyorlar, ne Musa ya!
Herkesin gönlünü hoşnut etmeye kalkışınca hiç kimseyi memnun edemiyorlar.
Akılları o kadar karışık ki, çoğu zaman ettikleri lafın nerelere gittiğinin farkına bile varamıyorlar.
Mesela içlerinden biri çıkıyor, şarap fabrikası kurulmasını istiyor!
Bu isteğini de köylünün üzümünün değerlendirilmesi ve cebine para girmesi niyetine bağlıyor.
Hemen ardından ekliyor.
Ben içki içmem!
Bu açıklama ile de yetinmiyor, devamını getiriyor:
İçki içilecek yerlerin kısıtlanmasına da sıcak bakıyorum!
Bu açıklamaları okuduktan sonra "Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" da diyebilirsiniz.
"İşte hem İsa ya, hem Musa ya yaranma gayretkeşliğinin en bariz örneklerinden biri" de diyebilirsiniz!
Ne var ki, hem İsa ya hem Musa ya yaranma yarışı içinde olanlar Muhammed i de kırıyorlar, üzüyorlar ve dışlıyorlar.
Sonra da kalkıp "İçki içmem" gibi bir bağlılık gösterisi yapıyorlar.
Akıllar karışık olmasa böyle olur mu
Olmaz elbette!
İnsan bir şeye ya taraftar olur ya karşı olur!
İçki üretilmesinden yanaysanız, şarap fabrikası kurulması için gayret gösteriyorsanız, içki içmemeniz bir şey ifade etmez!
Zira içki ile ilkeler bir bütündür.
İçene, alana, satana, üretene hatta taşıyana ilişkin hükümler vardır.
Ben üretirim ama içmem demek akıl karışıklığının en belirgin örneklerinden biridir.
Şimdi de biri kalkıp iyi para getirir, vatandaşın cebi para ile dolar taşar diye her mahalleye bir randevu evi kurulmasını önerse ve hemen ardından "Ben zinhar zina yapmam" şeklinde bir açıklamada bulunsa inandırıcı olur mu
Aklı karışık dostlarımıza bir şey hatırlatmak istiyoruz.
Her şey para demek değildir.
Elbette köylümüzün para kazanması için çabalamak lazım ama bunu helal olan yollardan olması için özen göstermek şarttır.
Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan kaparmış.
Aklı karışık dostlarımız da yanlarında bulundukları kişilerden bir hayli etkileniyor olmalılar ki, kendilerine yakıştıramadıkları işleri başkalarının daha rahat yapması için kolları sıvıyorlar.