KKTC ve Güney Kıbrıs arasında müzakerelerin yeniden
başlaması ile geçmişte Kıbrıs Rumları tarafından reddedilen Annan Planı nın
Kıbrıs Türklerinin görüşü adı altında yeniden gündemde olduğu haberleri gelmeye
başladı. Belli ki aradan geçen zaman içinde Kıbrıs Rumları Annan Planı na hayır
dedikleri için pişman olmuşlar. Öbür yandan Türkiye nin sert tepsine ve
Akdeniz de petrol aramalarına başlamasına yol açan Akdeniz de Kıbrıs Rumları
ile İsrail in ortaklaşa yürüttüğü petrol ve doğalgaz aramalarından sonuç
alındığı haberleri bir anda medyada yer almaya başladı. Hem de öylesine yer
alıyor ki, bir yandan Türkiye ile İsrail in ilişkilerinin düzelmesi, öbür
yandan Kıbrıs ta KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki görüşmelerin sonuçlandırılması
karşılığında bulunduğu belirtilen doğalgazın Türkiye ye karşı pazarlık konusu
haline getirildiği görülüyor. Bu pazarlık Türkiye ile Güney Kıbrıs ve İsrail
arasında dolaylı ya da doğrudan birtakım görüşmelerin konusu olmuş mudur
bilemiyoruz ama medyaya, Kıbrıs Rum Kesimi lideri Anastasiadis in, 40 yıllık
sorun çözülürse Türkiye ye bir boru hattı ile doğalgaz ihraç edebiliriz.
Türkiye nin enerji ihtiyacını karşılarız şeklindeki sözleriyle yansıyan olay
aynı gün bu defa da, İsrail gazı 2017 de Türkiye ye geliyor. İsrail den
Türkiye ye yılda 8 milyar metreküp doğalgaz getirecek boru hattı için
Derek-Noble ortaklığı 4 Türk şirketiyle görüşmelere başladı. Taraflar anlaşırsa
ilk gaz 2017 de gelebilir şeklinde medyada haber oldu. Kısacası Kıbrıs Rumları
da, İsrail de Akdeniz de buldukları doğalgazı Türkiye ye karşı pazarlık unsuru
olarak masaya sürmüş görünüyorlar. İsrail ile ilgili haber resmi bir açıklamaya
dayanmıyor olsa da bir İsrail şirketi ile 4 Türk şirketinin görüşmelere
başlamış olması iki devletten habersiz bir gelişme olmasa gerek. Belli ki gerek
Kıbrıs Rumları gerek İsrail tarafı buldukları doğalgazı dünyaya pazarlayabilmek
için en ucuz yolun Türkiye den geçtiğini görüyorlar ancak, Türkiye ile
ilişkileri düzeltmeden de bu yolun hayata geçirilmesinin imkânsızlığı ortada
olduğu için sanki Türkiye ye birtakım ekonomik imkânlar sağlıyorlarmış gibi bir
hava estiriyorlar. Alında, Akdeniz de bulanan gazın dünyaya ucuza pazarlanması
için en uygun güzergâh Türkiye. Elbette Türkiye ye ulaştırılacak bir boru hattı
ile bu işin gerçekleştirilmesinin Türkiye ye bir katkısı olacaktır ama esas
kazananlar Kıbrıs Rumları ile İsrail olacaktır. Ancak, Türkiye ile İsrail
arasında ilişkilerin bozulmasına yol açan olay Mavi Marmara ya İsrail baskını
ve 9 kardeşimizin hayatını kaybetmesidir. İsrail tarafı bu korsanlığı ödeyeceği
tazminat ile kapatmaya çalıştığı gibi, şimdi de Akdeniz de bulanan doğalgazın
Türkiye üzerinden dünyaya satılmasından ibaret bir konuyu Türkiye ye sanki
keyif bağışlıyormuş gibi sunması gösteriyor ki, İsrail her sorunu para
karşılığı çözmeyi alışkanlık haline getirmiş. Yazık ki bu ülkeye galiba şimdiye
kadar kimse de her şeyin paradan ibaret olmadığını hatırlatmamış. Bu da onu
iyice şımartmış. Bu arada Kıbrıs Rum Kesimi Lideri Anastasiadis in KKTC ye son
vererek iki kesimin birleşmesi karılığında Türkiye nin enerji ihtiyacını
karşılayabilecekleri açıklaması da şapla şekerin karıştırılmasından başka bir
anlama gelmiyor. Kısacası, İsrail ve Kıbrıs Rum Kesimi tavizler vererek
sağlanacak anlaşma karşılığında rüşvet teklif ediyorlar.
Bu noktada Kıbrıs a Türkiye den götürülmesi çalışmalarda
sona gelinmiş durumda. Deniz altından döşenecek boru ile KKTC nin su ihtiyacını
karşılamaya yönelik proje gündeme ilk geldiği yıllarda gidecek suyun ileride
bir bölümün İsrail e verileceği haberleri kulaktan kulağa yayılmıştı. Ve bu
projeye bazı çevreler Barış Suyu Projesi adını vermişlerdi. Gerek İsrail den
gelen haberlerde gerek Kıbrıs Rum Kesimi Lideri nin açıklamalarının Türkiye den
KKTC ye döşenen su hattından İsrail in de faydalanması açıklanmıyor olsa da
gündemde olup olmadığı bu günlerde önem kazanıyor. Bu bakımdan gizli
pazarlıklarda Akdeniz doğalgazı ile Barış Suyu Projesi nin bir bağlantısı var
mıdır sorusu cevap bekliyor. Biz soralım da ilgililer yoksa yok desinler.