Kontak kapatma noktasına gelen taşımacılık ve tarım sektöründe uykular kaçıyor. Sadece binek araç sahiplerinin değil, tarladaki çiftçiden yollardaki nakliyeciye kadar milyonlarca emekçinin sırtındaki maliyet yükü dayanılmaz boyutlara ulaştı. ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü ve 28 Şubat'ta patlak veren savaş, yeryüzünün enerji şahdamarını keserken; asıl büyük yıkım küresel çarkları döndüren dizel yakıtta yaşanıyor. Benzindeki artış yüzde 35 seviyelerinde seyrederken, sanayinin can damarı olan dizeldeki tırmanış çok daha yıkıcı oldu.
Makas Neden Bu Kadar Açıldı?
Körfez bölgesindeki o devasa rafineriler, savaş öncesinde dünyanın en büyük dizel ve jet yakıtı tedarikçileri konumundaydı. Çatışmaların ortasında kalan bu tesislerin ihracatı kısmak zorunda kalması, piyasadaki dengeleri tamamen altüst etti. Bölgeden çıkan petrolün doğrudan dizel üretimine yatkın olması da krizi derinleştirdi.
Rabobank'ın küresel enerji stratejisti Joe DeLaura'nın, "Dizel ve jet yakıtı açığı var. Benzin arzı ise görece daha dengeli. Bu yüzden dizel fiyatları iki katına çıkarken benzin ham petrol ile paralel hareket ediyor" şeklindeki tespiti de tablonun vahametini gözler önüne seriyor.
Kapasite Devlerinin Çaresizliği
Mevcut durumda kaybedilen devasa arzın yerine konulması neredeyse imkansız görünüyor. TD Cowen enerji analisti Jason Gabelman piyasadaki bu ağır tahribata işaret ederken, gözler kapasitesi yüksek ülkelere çevrildi. Gelin görün ki Çin, kendi iç piyasasında kıtlık yaşamamak adına ihracat kapılarını sıkı sıkıya kapattı.
Kıtalararası ticarette dengeler şaşarken, Avustralya gibi ülkeler de rotayı apar topar Amerika Birleşik Devletleri'ne çevirdi.
Petrol ürünlerinde net ihracatçı olan ABD'nin, Teksas ve New Mexico'da çıkardığı petrolün daha çok benzin üretimine yatkın olması hesapları iyice bozdu. Dünyanın dizel açığını kapatmanın imkansızlığına dikkat çeken uzmanlar, ABD'nin tek başına tüm dünyayı besleyemeyeceğini vurguladı. Tüketimi kolayca kısabilen binek araç sahiplerinin aksine; kamyoncuların ve çiftçilerin böyle bir lüksünün olmaması sahadaki tansiyonu daha da artırıyor.
Üretim Bantlarına Müdahale Edilemiyor
Vatandaşın aklındaki o büyük soru işareti, rafinerilerin neden bir anda dizel üretimine ağırlık vermediği yönünde. Tesislerin ağır ve hantal altyapısı bu duruma kesinlikle müsaade etmiyor.
GasBuddy analisti Patrick De Haan, rafinerilerin kimyasal süreçlerine dikkat çekerek, "Bilimi eğip bükerek sadece dizel üretmek mümkün değil." ifadeleriyle teknik engeli özetledi. Zira devasa tesisler belli ürünleri belli oranlarda üretmek üzere milyarlarca dolarlık yatırımlarla inşa ediliyor.
"Ekonomiyi asıl çalıştıran dizeldir" diyen uzmanların uyarıları gölgesinde, küresel ticareti tıkayan Hürmüz Boğazı'nın yeniden tam kapasiteyle gemi trafiğine açılacağı o tarih çaresizce bekleniyor.




