Piyasalarda günlerdir konuşulan, binlerce yatırımcının uykusunu kaçıran fon krizinde düğüm nihayet Meclis çatısı altında çözülüyor. Tasfiye kararlarının ardından kafalar karışık, gözler atılacak yasal adımlara kilitlenmişti. İktidar kanadı beklenen hamleyi yaptı ve mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla hazırlanan özel yasa teklifini Meclis Başkanlığına teslim etti.

9 Maddelik Özel Teklif Meclis'te

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin ilk imza sahiplerinden Samsun Milletvekili Ersan Aksu ve Antalya Milletvekili Atay Uslu ile birlikte kameraların karşısına geçti. Düzenlenen basın toplantısında 9 maddeden oluşan teklifin ayrıntıları ilk kez paylaşıldı.

Makroekonomik dengelerin ve finansal sistemin direncine vurgu yapan Güler, sermaye piyasalarında genel bir olumsuzluğun söz konusu olmadığını dile getirdi. Güler, 17 Eylül 2026 tarihli SPK müdahalesini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

"Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarında yaşanan olağan dışı durumun, yatırımcıların ortak menfaatini gözeten, adil ve şeffaf bir yöntemle çözüme kavuşturulması amacıyla özel bir kanuni düzenlemeyi hazırlamış olduk."

"Bu Virüsü Bünyeden Söküp Atacağız"

Piyasadaki panik havasını dağıtmak adına rakamları tek tek sıralayan Güler, krizin genel sistemi temsil etmediğinin altını çizdi.

Sorunun fon piyasasının dar bir alanına sıkıştığına dikkat çeken Güler, tablonun boyutunu şu sözlerle aktardı:

"Tasfiyedeki fonların toplam portföy büyüklüğü, hane halkımızın finansal varlıklarının yalnızca yüzde 2,4'üne tekabül etmektedir. Tasfiye halindeki 131 fon, sistemimizdeki toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sını oluşturmaktadır. Yani sorun, fon piyasasının belirli ve sınırlı bir alanında yaşanmıştır. Ama bu demek değildir ki 'buna sessiz kalacağız, görmezlikten geleceğiz veya sessizce izleyeceğiz'. Böyle bir durum asla söz konusu değildir. Tam tersi, üstüne gideceğiz, kararlılıkla mücadele edeceğiz, bu virüsü bünyeden söküp atacağız."

Kasadan Tek Kuruş Çıkmayacak

Vatandaşın aklındaki en büyük soru işaretine de açıklık getirildi. Tasfiye sürecinde devletin kasasına dokunulmayacağı net bir dille ifade edildi.

Güler, süreçte hiçbir şekilde kamu kaynağının kullanılmayacağını ve bundan sonra da buna asla izin verilmeyeceğini belirtti. Tasfiyenin tamamen fonların kendi varlıkları üzerinden yürütüleceği vurgulandı.

Hazırlanan metnin kalıcı bir rejim olmadığını söyleyen Güler, "Hazırladığımız bu kanun teklifi, sermaye piyasalarımız için genel veya sürekli bir tasfiye rejimi getirmemektedir. Yalnızca SPK'nin 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış olan fonlara özgü geçici istisnai bir düzenlemedir." dedi.

"Kimin Suçu Varsa Yanına Kar Kalmaz"

Adli ve idari soruşturmaların tavizsiz sürdüğünü kaydeden Güler, partililere ve kamuoyuna yönelik sert bir çıkış yaptı:

"Biz büyük bir parti, büyük bir camiayız. Kim ne yapmışsa asla yanına kar kalmayacaktır. Bundan da herkes emin olsun. Biz birilerine benzemeyiz. Açıkça bütün kamuoyunun gözü önünde otel odalarında basılan, baklava kutularında rüşvet paraları ortaya çıkan insanların utanmazlığını bizler asla gösteremeyiz. Bizler, kardeşimiz de olsa arkadaşımız da olsa partimizde görevli bir arkadaşımız da olsa bundan üzüntü duyarız, mahcubiyet duyarız. Üzülürüz, kırılırız ama gereğini de sonuna kadar yaparız."

Kanun teklifinin gelecek hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda ele alınması, ardından da vakit kaybedilmeden Genel Kurul gündemine getirilmesi planlanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi