Ankara'da günlerdir tansiyonu düşürmeyen sermaye piyasası işlemleriyle ilgili soruşturma süreci tüm hızıyla sürerken, beklenen açıklama Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden yapıldı. Kabine Toplantısı'nın ardından kameraların karşısına geçerek son günlerin en sıcak başlığına değinen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, soruşturmanın sınırlı bir alanı kapsadığının altını çizdi. Erdoğan, ekonomik dengeler açısından korkulacak bir tablo olmadığını vurguladı.
Sınırlı bir kesimi kapsıyor
Külliye'deki toplantı bitiminde kamuoyuna seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürütülen adli ve idari süreçlerin tüm şeffaflığıyla ele alındığını belirtti. Mevcut durumun tüm finans sistemine yayıldığı yönündeki iddialara net bir dille karşı çıkan Erdoğan, konunun mahiyetini şu sözlerle özetledi:
"Yaşanan sorun fon piyasanın sınırlı bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzu bahis değildir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:
"18 Eylül'de İstanbul'a yeni bir eser daha kazandırmanın kıvancını yaşadık. Muhalefetin buraya uçak inmez dediği İstanbul Havalimanımız açıldığı ilk günden bu yana rekora doymuyor. Kuş uçmaz, kervan geçmez böyle bir yerde havalimanının ne işi var diyerek kara çaldıkları bu eser geçtiğimiz yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Nisan 2025'te üçlü bağımsız paralel pist operasyonunu hayata geçirmiştik. Böylece havalimanımız dünyada ikinci, Avrupa'da ise ilk kez aynı anda 3 pistten bağımsız iniş kalkış yapılabilen merkezler arasına girmişti. Bunu hizmete verdiğimiz 4. ana pistle daha da güçlendirmiş olduk. 890 milyon avro yatırım değerine sahip 2 bin 820 metre uzunluğundaki dördüncü ana pistle havalimanımızın toplam pist sayısı 6'ya çıktı. Bekleme sürelerini kısaltan, yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayan, olumsuz hava şartlarında bile iniş kalkış emniyetini üst seviyeye çıkartan yeni pistimizin de hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.
"Her kim milletin hakkına, malına el uzatırsa karşısında devleti bulur"
İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın. Kimse bizi milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan meydan, şehir şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz onlara benzemeyiz. Bizim kırmızı çizgimiz aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir. Biz ne hak yeriz ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız. Başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz. Aramızdaki fark işte budur. Söz konusu insanımızın huzuru ise, söz konusu 86 milyonun ekonomik güvenliği, refahı kalkınması ise bunda en küçük bir tereddüt göstermeyiz. Bu konudaki kararlılığımızı şüpheye mahal vermeyecek biçimde zaten ortaya koyduk.
Yaşanan sorun fon piyasanın sınırlı bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzu bahis değildir. Türk sermaye piyasası dayanıklıdır, temelleri sağlamdır. Bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye ziyadesiyle sahiptir.
"Piyasa bozocu eylemlere iliştiği tespit edilenler, hukuk önünde hesabını verecek"
Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna muhalefet figürleri dahil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur. Fonlar vasıtasıyla piyasa bozocu eylemlere iliştiği tespit edilenler, hukuk önünde bunun hesabını verecektir.
25 senedir olduğu gibi Türkiye'nin itibarını artırmaktan, Türk milletini tüm dünyada layıkıyla temsil etmekten başka derdimiz yoktur.
Sermaye piyasalarının doğası gereği son derece dikkatli hareket ediyoruz, kapatılan fonların tasfiye süreciyle ilgili çalışmalar titilikle yürütülüyor. Sermaye piyasalarımızın işleyişini çok daha sağlıklı hale getirecek idari ve hukuki düzenlemeleri inşallah süratle hayata geçireceğiz. Yarın ekonomi kurmaylarımızla, sorumlu kurumlarımızın yöneticileriyle bir araya geleceğim. Hukuk devleti sınırları dahilinde gereken her türlü adım atılacak."





