İnsanı değerli kılan ahlaktır. Ahlakı olmayan insan sahtekârdır. Onlarla asla yola çıkılmaz, siyaset yapılmaz.
· İnsanlar yüzlerine, kara lekeyi kendi elleriyle sürerler. Başını belaya sokmak istemeyenler ise öncelikle dilini tutmalı ve bazı siyasilerden uzak durmalıdır. Ayrıca güzel insan, hırsını, kinini, dilini, vicdanını bazı siyasilerden uzak durarak koruma altına almalıdır.
· Münevver olabilmek için insan, bazı siyasiler gibi, bilmediği konularda konuşmamalı, başkalarına da devamlı kusur isnat etmekten uzak durmalıdır.
· İnsanlar öldükten sonra yaşamak isterse, ölmeden önce ölmeyecek eserler bırakmalı, ayrıca bazı siyasiler gibi asla yalan konuşmamalıdır.
· İnsanların yalnız ekmeğe ihtiyacı yoktur. Şerefe de helâl lokmaya da ihtiyacı vardır.
· Öfkeli insan, bazı siyasiler gibi, gelişigüzel konuşur, kırıcı olur, itici olur.
· Her yüze gülen insandan ve bilhassa siyasilerden dost olmaz, yar olmaz. Boş kazan yani bilgisiz insan, dolu kazandan daha fazla ses çıkarır. Buna dikkat etmek gerekir.
· Kibir mahvolmanın anahtarıdır. Onun için bu gibi insanlara ve bilhassa siyasilere iltifat edilirse, onların gönül ibresi sapar, sonunda helak olur.
· Sabırlı olan insanın aldatılması halinde, tepkisi de büyük olur. Kalem tutmasını bilen insan, kalemini kullanarak şerefsizlik yapmaz.
· Şerefsizlere hakkı olmadığı halde şeref atfetmek zulümdür. Çünkü şerefsiz insanlar ve bilhassa bazı siyasiler yediği her tabağa tükürür.
· Şerefsiz insana şerefli insan muamelesi yapmak, şerefli ve asil insanlara saygısızlık olur.
· Toplum içinde, zerre değeri olmayan insanlara, makamı her ne olursa olsun, ilgi göstermek, şerefsizliği peşinen kabul etmek demektir.
· Nice insanlar gördük, önce adam sandık, selam verdikten sonra onların gerçek yüzünü anladık.
· Toplumlar gayretli, namuslu ve çalışkan insanların omuzlarında yükselir. Çalanlara, soyanlara iltifat edilince de toplumlar yıkılır.
· İnsanları değerlendiren akıldır. Aklını yerinde kullanmayanlardan ve bilhassa siyasilerden fayda beklenmez. İnsanlar doğru yoldan uzaklaştıkça adam olmaktan uzaklaşır, zalim olur.
· İnsanlar manevi dünyası sayesinde gelişir, böylece doğru yolu bulur. Maneviyatı gelişmemiş insan çürümüş ağaca benzer, ömrü az olur.
· Doğru yolda yürüyenler, toplumda kabul görür. Yanlış yolda yürüyenler çok olsa da cehennem çukuruna yuvarlanır.
· Toplumları ifsat eden ahlaksızlıktır. Ahlaksızlık bir yalanla başlar, sonra da toplumu ifsat eder. Çünkü ahlak her derdin devasıdır. Ahlaksızlık ise veba gibi yaygınlaşır. Ahlaksız, çalan, soyan insana ve bilhassa bazı siyasilere güvenmek ateşe düşmek gibidir.
· Gönül telleri titremeyen insanlardan muhabbet ve anlayış beklenemez.
· Cahilin cesareti bilgisizliktendir. Âlimin suskunluğu korkusundandır.
· İnsanlar bildikleriyle amel etmeli, bilmediklerini de bilenlere sorup, öğrenmelidir.
· Unutmamak gerekir ki, hayat imtihan yeridir. İnsanlar onun için iyi not almaya çalışmalıdır. Çünkü her fiilinden sorumludur.
· Hemen belirtelim ki yola çıkmadan zafere ulaşılamaz. Zafer ancak mücadele sonucunda kazanılır. Malumdur, yatan aslandan, gezen tilki yeğdir. Aslan daima yatar, tilki devamlı dolanır, rızkını arar.
· Yani sabrın sonu selamet, yola çıkmak berekettir.
· Ölüm bir gerçek, dünya fanidir.
· Sıhhat berekettir, akıl ise nimettir.
Kaleme aldığımız nasihatler ibret almak için dikkatlice okunmalı, ondan sonra sandığa giderek oy kullanılmalıdır. Dikkatsiz bir gidiş, kazaya sebebiyet verir. Çünkü ülkelerin felaketi, dikkatsizce seçilen yöneticilerin eliyle oluşur. Söylemesi, yazması bizden, ibret almak herkesten…
Rahman ve Rahim,
Kadir ve Muktedir,
Gaffar ve Settar olan Allah’a emanet olunuz.
Selam doğru yola uyanlara olsun. (Taha/47). Cağaloğlu –29.02.2024