ADİL DÜZEN çalışmalarımız ve önerilerimiz açısından önemli olan bu yazılarımıza devam ediyor ve bugünkü yazımıza bazı hatırlatmalarla başlıyoruz…

Bir

Bu yazılar, bundan önceki “Batı uygarlığı çöküyor; çare Adil Düzen Medeniyeti” başlıklı beş yazının devamı ve -dikkatli okuyucularımın hatırlayacağı üzere- “Afrika için ADİL DÜZEN açısından kalkınma stratejisinde yeni yaklaşımlar” mahiyetindedir…

İki

Bundan dolayı ve konunun hem Afrika hem de bütün beşeriyet için önemine binaen önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam edelim…

Üç

Malum olduğu üzere bu yazılar, Mustafa Uzun’un YENİSÖZ gazetesinde yayımlanıp başlığı “Afrika'da kalkınma stratejisinde yeni yaklaşımlar” olan üç ayrı yazısında yazdığı, Afrika için genel olarak Adil Düzen, özel olarak da Adil Ekonomik Düzen öneren yazılardır...

Dört

Nitekim ikinci başlık da şöyleydi: “Afrika için Adil Ekonomik Düzen önerisi”.

Benim başlık önerim ise şöyleydi: “Afrika için kalkınma stratejisi; Adil Düzen”.

İstifade edilip gereğinin yapılması dua ve dileklerimle kaldığımız yerden devam…

Önceki iki hafta, Millî Görüş lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın “Adil Düzen” teorisinin yerel şartlara uyarlanarak Afrika için bir çözüm önerisi olabileceğini ifade etmiştik. Bu hafta bu konuyu bitiriyoruz inşallah. Bu yazılarda bahsedilen “Adil Düzen” teorileri ilerleyen süreçlerde çeşitli Afrika dillerine çevrilerek birçok mecrada yayınlanacaktır. Bu amaçla hazırlanan metinler tamamlanmıştır.

Necmettin Erbakan Hoca’nın Süleyman Karagülle ve Reşat Nuri Erol gibi hakikaten iyi yetişmiş, orijinal, dertleri davaları olmuş ve inanılmaz iyi okumalar yapan AKEVLER ekibi ile temellendirdiği “Adil Düzen” ve “Adil Ekonomik Düzen”in neticesi olarak ülkeler ırkçı emperyalizmin kölesi ve uşağı olmaktan kurtulabilirler.

Erbakan’ın teorileri yerel Afrika şartlarına uyarlanarak bütün zenginliklerinin sömürülerek ırkçı emperyalizm ve onların işbirlikçilerine intikal ettirilmekten kurtarılması sağlanabilir. Afrika'da birçok bölge, zengin vatandaş, zengin devlet ve bugünkü dış borç ve faizler altında ezilmek yerine tam tersine her türlü üretimiyle ve savunma sanayi mamulleriyle onurlu ülkelere dönüşebilir.

Bunun için öncelikle Afrika ülkeleri de bütün dünyayı kıskacına alan karşılıksız para tuzağından kurtulmalıdırlar. Adil Ekonomik Düzen’deki “Karşılıksız Para Yok İlkesi” Afrika için de büyük bir öneri ve çözümdür.

Adil Düzen’de “para”=“mal”dır. Yani toplumun faydasına arz edilmiş bulunan üretilmiş mallar ne kadarsa vatandaşın cebinde ve piyasada o kadar para vardır. Ne fazla ne eksik. Bundan dolayı Adil Düzen’de karşılıksız olarak para basılıp piyasaya sürülmesi söz konusu olamaz. Çünkü üretim olmadan, mal karşılığı olmadan karşılıksız olarak piyasaya para sürülmesi haksız olarak fiyatların artmasına sebep olur. Bu ise üretenlerin, emekçilerin hakkını yemektir. Ve Adil Düzen’de temel esas herkesin kendi ürettiği kadar tüketmesidir, başkasının hakkını yememesidir.

Yine aynı şekilde Adil Ekonomik Düzen’de “Paranın Eşya İle Tanımlanması İlkesi” nedeniyle paranın arsa, tesis, standart mal, altın ve döviz karşılığında çıkartılması ilkesi paranın mala eşit olması açısında önemlidir. Adil Düzen’de alınıp satılabilen malları 4 grupta toplamak mümkündür. Bunlar satışa arz edilmiş arsalar, tesisler, standart mallar, altın ve döviz yani kıymetli madenler ve değerlerdir. Bunlar ne miktarda satışa arz edilmişse bunlar karşılığında o miktarda para mevcuttur. Alınıp satılabilen bu mallar dışında başka şey karşılığı olarak piyasaya para sürülemez.

(“Afrika Yerel Ekonomileri İçin Farklı Açılımlar” konusu ile devam edeceğiz…)